• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
A24 Gayrimenkul

Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.91115.9348
Euro6.55396.5802
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
İmdat YILMAZ
imdatyilmaz1@hotmail.com
ULUSAL SORUNLARIMIZA, ULUSALCI YAKLAŞIM
22/07/2019
Dünya Ülkelerinin istihbarat kurumları arasında, Ulusal istihbarat kurumumuz MİT'in yeri ve önemi hakkında bizlerin yorum yapması ve değerlendirmede bulunması doğru olamaz. Şahsen; Ulusal istihbarat kurumumuz MİT'in, Devlet kurumlarımız arasında ve Ulusumuzun her bir yurtseverinin gönlünde çok saygın bir yeri olduğunu hep düşünmüşümdür. 
Ülkemizin bir çok bölgesinde, iç güvenlik kurumlarında görev yapmış ve mesleğim gereği sevgili Anadolu'muzun yetmiş dokuz ilini ve bir çok ilçelerine uğrak vermiş yurttaş olarak edindiğim izlenimim, gerek yaşadığım, gerekse tanık olduğum bir çok olayın tahlilinden çıkardığım sonuç; Ulusal istihbarat kurumlarımızın başarılı hizmetler verdiği yönündedir. Kırk yılı aşan terör belasının ana nedenleri konusunda, birçok meslektaşımla aynı düşüncelere sahip olduğuma inanıyorum. Kurum ve kurumların dışında kalan yurttaşlarımızın düşünce, değerlendirme ve yorumlarına da saygı duyuyorum. Her türlü haber alma - toplama çalışmalarını büyük özveriyle yapan istihbarat örgütlerimizin, bilgi-teknik ve yeteneklerinin geliştirilerek, çağın koşullarına, değişen ve gelişen dünya düzenine göre ayak uydurmasına zemin ve olanak hazırlayacak olan ise, devlettir yani; kurumsal yöneticisi iktidarlardır. 
Haber alma ve Ulusal güvenliğimiz söz konusu olduğunda, benim ilk aklıma terör ve ondan kurtulma yolları geliyor. Sonrasında ise;Anadolu'muzda elli yıldır devam eden terör belasının asıl başlangıç sebebinin "toprak" olduğunun düşünülmeyişi. Ben bu durumu, olayın failleri üzerinde durulurken, olayın nedenleri üzerinde durulmaması gibi bir şey olarak algılıyorum. Güney doğu ve doğu Anadolu'daki topraklarımızın eşit paylaşımı olan "Toprak reformu" 1937'lerden sonra ele alınamamış ve reform çağdaş olarak yapılamamıştır. Bu durum, bebek katili ve canisinin eline fırsat ve koz olarak geçmiştir. 1975-78'li yıllarda "Apocular" olarak ortaya çıkan gençlik hareketinin, ağalık ve aşiret sistemini içinde barındıran Feodalizme karşı baş kaldırmasıyla verilen ilk sinyaller de, ne yazıktır ki zamanın iktidarlarını uykudan uyarmaya yeterli olamamıştır. İktidarların yönetimindeki Kurumsal Devlet, haber alma ve bilgilendirilme donanımlarına, ekonomik ve idari bakımlardan her türlü olanağı da elinde bulundurmasına rağmen, Ulusal reformu yapamayışı Ulusal güvenliğimiz için stratejik bir kayıptır. Zamanın o gençlik hareketi, daha da kurumsallaşarak PKK ( Partiya Karkerên Kurdistanê ), güya gerçekleştirmek istediği hedefini Uluslar arası dikkate çekerek, emperyal güçlerin piyonu olmuştur. Elli yıldır devam eden bu cani örgütle yapılan mücadelemiz devam ederken, sevgili Ülkemizin geleceği olan gençlerimizi şehit verdik, bir çok yurttaşımız yaşamını kaybetti, gençlerimiz yaralandı. Geçen bunca uzun süreçte kaybedilen ekonomik harcamalarımızın ve terörün telef ettiği kayıpların ise, iki trilyon doları aştığı söylenmektedir. Bu durum çok vahim değil midir ? Dünyanın bir çok ülkesinde, iç kargaşa ve terör odaklarının, emperyalizmin elinde ve hedefinde olduğunu biliyoruz. Yaşadığımız son günlerde, Ülkemiz iktidarından beklentilerimizin başında terör ve iç kargaşalara çare bulunarak, ekonomik sıkıntıların bir an önce aşılması, işsizliğin en az seviyeye indirilmesi, halkımızın yaşam standartlarının yükseltilmesi gelmektedir. Özellikle, 11. Kalkınma planımızın TBMM'de görüşüldüğü ve terörizmin en büyük destekçisi katil Amerika'nın Ülkemiz için uygulamaya geçtiği S-400 yaptırım tehditlerine karşı, kurumsal Devlet yönetimimizce önemli Ulusal kararların alınmasını her yurtsever gibi umut etmekteyim. 
- 11. Kalkınma planı görüşmelerinde, Feodalizmin hakim olduğu topraklarımızın ele alınarak dış destekli Ulusal belamız PKK terörünün ancak sonlanacağının değerlendirilmesi, 
- Yüz yıla aşkın Ülkemiz coğrafyasında senaryolar üreterek, Ulusal kalkınmamıza köstek olan ve halkımızın acı çekmesine neden olan başta kati Amerika olmak üzere, emperyalist düşüncelere karşı tüm devlet kurumlarımızın ve halkımızın Ulusal birlik ve dayanışma içerisine geçmesi,
- Bir asırlık laik Cumhuriyetimize ve onun kurumsal yapısı Türkiye Cumhuriyetine tehditler savuran Amerika'nın, Nato hakkı da olsa, sevk - idare ve yönetimini istediği gibi kullandığı tüm üslerin kapatılması kararlarının alınması, emperyalizmin - terörün destekçisi olan diğer piyonlarla olan Uluslar arası ilişkilerimize yönelik diplomatik politikalarımızın gözden geçirilerek, Ulusalcı politikalar üretilmesi, 
- Ulusal sınırlarımız içinde cirit attığını düşündüğümüz Uluslararası ajanların ve iç işbirlikçileri hakkında etkin yasal işlemlerin yapılması dileğim ve en büyük beklentimdir. Amerikan emperyalizminin ve işbirlikçilerinin piyonu durumunda olan terör örgütü PKK'ya karşı en etkin silahın toprak olduğunu bir kez daha anımsarken, Ulusal sorunlara Devlet-Ulus el birliğiyle olayı yapandan çok, olayın nedenine el atmalıyız. Gönlümdeki Ulusalcı yaklaşım budur benim.
Kahrolsun PKK, kahrolsun Amerikan emperyalizmi !


797 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TARİHSEL GERÇEKLER VE KATİL AMERİKA - 02/01/2020
Dünya barışının önünde tek engelin Amerika olduğunu, her yurtsever bilir.
ÇAĞDAŞ YEREL YÖNETİMLER VE SAĞLIKLI ÜRETİM - 30/12/2019
Yerel yönetimlerin asli görevleri arasında, bölge halkının, sağlıklı ve güvenli, refah ve çağdaş yaşam ortamı sunmak olduğu kadar, halkını her bakımdan eğitime ve bilinçlendirme misyonu olduğunu biliyoruz.
NEDEN GÜNDOĞDU ? - 28/12/2019
Saygıdeğer meslektaşım, Bizler, kayıp özlük haklarımızı alabilmek için yıllardır bir araya gelemedik, getirilemedik. Hak ve adalete gereksinimi olan tüm yurttaşlar gibi, biz emekli assubayların da hak ve adalet sorunu bulunmaktadır.
SÖZLEŞMELİ ASSUBAYLIK ÜZERİNE - 09/12/2019
Her meslek grubunun sözleşmelisini görür olduk. Öğretmenin sözleşmelisini anlamadığım kadar, Assubayın da sözleşmelisi olmamalı. Bu mesleğin içinden gelen bizler, sözleşmeli Assubaylığın yanlış bir uygulama olacağını düşünüyoruz.
LİBERAL DÖNÜŞÜM VE AYDIN HAİNLİĞİ - 04/12/2019
Kendilerini bu Ülkenin yetişmişi ve aydını olduklarını sanan bazı akademisyenler başta olmak üzere bir kısım gazetecileri, yazarları, siyaset yalakası televizyon sunucularının yönetiminde stüdyolara oturmuş, hararetle tartışıyorlar.
RAHMETLİ BABAANNEM VE YUNAN MEZALİMİ ÖYKÜSÜ - 12/08/2019
Sakarya nehri, güzel yurdumuzun en uzun nehirlerinden biri olup, Sündiken ormanlarının kıvrım kıvrım eteklerinden akarken, Eskişehir ilimizle Ankara ilimiz arasında sınır konumundadır.
LAİK CUMHURİYET İÇİNDE, KURUMSAL JANDARMA - 11/08/2019
Güzel yurdumu ve Ulusumu elbette çok seviyorum. Bu sevginin, her yurttaşın gönlünde ve ölçüsünün de tartışılmayacağı kadar derin olduğunu düşünürüm.
İNSAN VE TOPLUMA BAKIŞ - 27/05/2019
Laik Cumhuriyetimizin kurucusu aziz ATATÜRK'ün insan eğitimine bakışı, görüş ve önerilerinin değerini, günümüzde kat be kat fazlasıyla anlıyoruz. Bu yüce insan sonsuza kadar, biz Türk çocuklarının gönlünde, vatanımızın kurtarıcısı, iyi bir devlet...
İL ADI DEĞİŞTİRİLMESİNE TEPKİMDİR - 24/05/2019
TUNCELİ il adının, Belediye Başkanı ve Belediyenin yerel meclisi kararıyla DERSİM olarak değiştirildiği bilgisi paylaşılmaktadır.
 Devamı
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
Prof.Dr. Cihan Dura, Sömürgeleşen Türkiye



Prof.Dr. Cihan Dura, Ataname



Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında
(AB-D Tarafından Yerli İşbirlikçileri ile Kuşatılan Türkiye) 


M.Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye
Cengiz Özakıncı, İblisin Kıblesi
(Türkiye'nin Üniter ve Laik Yapısını Hedef Alan AB-D
Bunun için neler yaptı?
Belgeleriyle Tarihe Tanıklık Edeceksiniz)

iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu

Cengiz Özakıncı, Türkiye'nin Siyasi intiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı
(Bugün Olanları, Yarın Olabilecekleri, Tarihi Benzerlikleri, Belgeleri ile Anlatmakta Olan Bir Eser)




Cengiz Özakıncı, Kalemin Namusu, Türk Savun Kendini




         GENÇLİĞE HİTABE