• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Ö/K You Tube
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.88907.9206
Euro9.40019.4378
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
A24 Gayrimenkul

Osman KÖSA
osmankosa@gmail.com
Kula kulluktan Cumhuriyet sayesinde egemenliğe geçişinin farkında olamayanlar…
29/10/2020

Hükümranlar elinde söz sahibi olamadan asırlarca yaşamış bir kültürden gelen insanları; kişisel hürriyete, yönetimi seçme, seçme - seçilme, değiştirme, iradesini ortaya koyma yetisine kavuşturmuş olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bundan 97 yıl önce yapmış olduğu Cumhuriyet Devrimi halen anlaşılma yolunda…

Birinin himayesi olmadan yolunu bulamayacağına inanan gelenekten gelenler, kişisel egemenliği ortadan kaldırmak isteyenlerin avucunda Cumhuriyet Devrimleri’yle mücadele içinde.

Okuma, araştırma alışkanlığı da bir kültür.

Kul olarak yaşadığı Osmanlı’da savaşmaktan başkaca bir görevi olmayan tebaanın matbaayla buluşması Avrupa’dan kaç yüzyıl sonra?

·         "Almanya’nın Mainz (Meynz) kentinde Johann Gutenberg (Yohen Gutınberg) hareketli harflerle baskı tekniğini 1440’lı yılların sonuna doğru buldu ve 1452- 1455 yılları arasında hareketli harflerle iki ciltlik İncil basıldı.

·         İstanbul’da ilk Rum matbaası Hristiyan kiliseleri arasındaki mücadelenin bir aracı olarak kurulmuş ve matbaacılık faaliyetine Londra’da başlayan Rum rahibi Nicodemus Metaxas (Nikodmus Metakıs) tarafından 1627’de açılmıştı.

·         Müteferrika’nın Yavuz Selim Semti’ndeki evinde kurulan matbaada, ilk kitap 1729 yılının başlarında basıldı."(*)

Fikirlerini ortaya koyamamış, daha düşüncesini özgürleştirememiş çoğunluğa verilen özgürlük hikâyesidir, Türkiye’de ilan edilmiş olan Cumhuriyet.

Cumhuriyet; özgürlüktür, bağımsızlıktır, irade ortaya koyabilmektir ancak özgürlüğün, bağımsızlığın, iradenin ortadan kalkarak tekrar eski düzen özleminde olanların insanları kendilerine tabi kılma uğraşları dün olduğu gibi bugün de devam etmekte…

Okuduğunu anlama, problem çözme kabiliyeti olmayan fakat oy kullanma iradesi Atatürk tarafından verilmiş insanlar günümüzde tarikatların elinde birer oy deposu olmuş, kimi politikacıları önünde diz çöktürür halde ülkenin yönüne etki edebilecek düzeye. Amerika ve İngiltere destekli tarikatlar, dini özgürlükler adı altında demokrasi şemsiyesi ile gelişmiş ve halen de kontrolsüzce yollarına devam etmekte. Darbe girişiminden yıllar önce soru çaldıkları, devlet kurumlarında örgütlendikleri yazılıp çizilmesine rağmen 15 Temmuz’a kadar tehlikenin büyüklüğü, uluslararası ağı seçmen kitlesinin büyük çoğunluğunca ne yazık ki idrak edilememişti(!)

Devrimcilik, liderlik o dur ki farkında olamayan insanları önceden farkına vardırabilmektir, tıpkı Atatürk gibi. Yoksa insanları kendine tabi kılmak, durumdan istifade ile yetkin olmak, kendisini kutsallaştırmak değildir, devrimcilik ve de kalıcılık...

Atatürk “her fabrikanın bir kale “olduğunu der.

Kale, insanların kendisini güvende tuttuğu, tehlikelerden koruduğu bir yerden başka ne olabilir?

Fakat gelin görün ki kendi ülkesinde fabrikaları satın alabilecek yeterince zenginliğe ulaşılmadığı bir dönemde ve yoğunlukta yapılan özelleştirmeler yoluyla günümüzde emperyaller Türkiye Cumhuriyeti üzerinde “kale”ler sahibi olmuşlardır.

Bugünlerde Fransız malları protesto edilmekte, peki Fransızların Türkiye’deki işletme sayısı kaç? Bin beş yüzün üzerinde… Amerikalıların işletme sayısı kaç? Dokuz yüz civarı… ya Almanlar, İtalyanlar kaç işletme sahibi? Ya Katar?

Cumhuriyeti korumak, geliştirmek için ülkenin zenginliğinin yanı sıra fertlerin zenginliği de gerekli. Bunun için ise üretim, üretime katkı sunan, olumsuz gidişata iradesini ortaya koyabilen fertler, STÖ’lar gerekli…

Kula kulluktan Cumhuriyet sayesinde egemenliğe geçişinin farkında olamayanların farkına varabilmesi dileklerimle… Cumhuriyetimizin 97.yılı kutlu olsun.

(*)https://www.osmanlidevleti.gen.tr/matbaanin-gelistirilmesi-ve-osmanliya-gelisi/


 



227 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Gelişmemiş ülkelerin halkını kandırmanın, köle yapmanın araçlarından bir diğeri de etnikçilik - 18/11/2019
Hâlbuki ki demokrasinin ve de kişilerin yaşamı için; etnikçilik, tarikatçılık, yoksulluk değil, üretime dayalı zenginlik gerekli.
Gelişmemiş ülkelerin halkını kandırmanın, köle yapmanın araçlarından biri, din - 16/11/2019
Müslümanlığın Faşizm ile örtüştüğünü düşünenler kimi zaman Hitlerci, kimi zaman Mussolinici olmuş;
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
Prof.Dr. Cihan Dura, Sömürgeleşen Türkiye



Prof.Dr. Cihan Dura, Ataname



Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında
(AB-D Tarafından Yerli İşbirlikçileri ile Kuşatılan Türkiye) 


M.Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye


Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı
Cengiz Özakıncı, İblisin Kıblesi
(Türkiye'nin Üniter ve Laik Yapısını Hedef Alan AB-D
Bunun için neler yaptı?
Belgeleriyle Tarihe Tanıklık Edeceksiniz)

iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu

Cengiz Özakıncı, Türkiye'nin Siyasi intiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı
(Bugün Olanları, Yarın Olabilecekleri, Tarihi Benzerlikleri, Belgeleri ile Anlatmakta Olan Bir Eser)




Cengiz Özakıncı, Kalemin Namusu, Türk Savun Kendini




         GENÇLİĞE HİTABE