• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://plus.google.com/www.google.com/posts
  • https://twitter.com/
Üyelik Girişi
A24 Gayrimenkul

Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Hava Durumu
Anlık
Yarın
9° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.33755.3589
Euro6.05236.0765
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI

Ahmet ÖZDEN

Ahmet ÖZDEN
a.ozden07@gmail.com
Osmanlı Saray Paşaları ve Oğulları
06/04/2014

Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda yaşamadım. Resmi tarihte de okumadım. Bu konudaki bilgim geçmiştekileri, uygulamaları gözden geçirmemden ibarettir.

Cumhuriyet'in ilk kurulduğu yıllarda Atatürk çaresizdi. Okuma yazma oranı % 6 olan Türk Halkından kravatı olanı memur yaptı. Okumuşların çoğu eski Osmanlı saray paşalarıydı ya da çocuklarıydı.

Ne yapsın?

Cumhuriyetin Saray paşaları veya onların çocuklarından oluşan komuta heyeti  Anadolu’dan katılmış okuma – yazması sınırlı gençleri yerleştirerek yepyeni bir ordu oluşturuldu. Saray paşaları eski komutanlara saygı geleneğinden de yararlanarak ayaklarına Moda'ya çağırdılar. Hatta emirler verdiler. Hiçbir zaman halka yaklaşmadılar. Hiçbir zaman bir köy kahvesinde görünmediler.

Peki halkımız onları nasıl tanıdı? Halkımız okumuyor ki, o Türk Sinemasıyla öğrendi. Köylerine, kasabalarına gelen sinema makinasıyla tanıştı onlarla.

Hatırlayın, gariban Sadri Alışık'ı, gariban Yılmaz Güney'i, gariban İlyas Salman'ı, onlar bizim gariban halkımızın ta kendisiydiler. Halkımızın onlar da kendi garibanlığını gördü, özleşti. Peki ne anlatıldı bu filmlerde, O GARİBANLARIN BU İSTANBUL SOSYETELERİ TARAFINDAN AŞAĞILANDIĞI...

Eski askerler iyi hatırlayacaklardır. Cumhuriyetin ilk yıllarında ve daha sonrasına bakılırsa  General olanların doğum yerlerinin “Üsküp, Gümilcine, İskeçe, Dedeağaç, Kavala, Manastır, Debre, Kosova ve Priştine" gibi şehir isimlerini kapsar.

Bu da diğer bürokratlar gibi Saray geleneğinden gelen paşa çocukları veya yakınlarıydı.

Anadoludan General olma koşulu ise yukarıda saydığım doğum yerine sahip Paşaların torpili ile olurdu. Daha sonra Anadolu Paşaları iş başına geldiklerinde TSK'da subay olma koşulu olarak şehir çocukları tercih edildi. Ordu içindeki erat ve Gedikli Küçük Zabit (Astsubaylar).

Bu saray geleneğinden gelen paşalar veya onların çocukları olan  paşalar tarafından Saray geleneğinin devamı açısından aşırı baskı ve aşağılama ile devam etti.

Nato içerisinde yer almamızdan sonra bu gelenek ABD talimnameleriyle takviye edildi. Ordu artık savaş eğitimi yerine Ast-üst ilişkilerine önem vermeye başladı. Korkuya dayalı bir disiplin sistemi geliştirildi.

İnsan haklarını kullanmak isteyenler ya oda hapsiyle veya maaş kesimi yaptırımlarıyla bastırıldı.

İnsan olma hakları ellerinden alındı. Robotlaştırılmak istendi. Halen devam eden bu sisteme karşı başını kaldıran Astlar tamamı o egemen sınıftan olan Subay hakimler tarafından cezalandırıldı.

Kimisi zorunlu hizmet yılını, kimisi emekli olma hakkını elde eder etmez ayrıldılar. Ayrılanların hak arama eylemlerinin basında yer alması gizlendi.

Şu an demokrasinin olduğunu iddia edenler eğer samimiyse geçmişte, diğer sosyal sınıflara uygulanan ayrıcalık, bu ordu içinde yer alan Astsubay ve Uzman Çavuşlara uygulanmadığını anlamak mümkün değil.

Bu ordu içindeki Ast-Üst ilişkilerine,disiplinin demokratik bir şekilde tesisine kimse bir şey diyemez. Ama Mutlak itaat uygulamasına son verilip Ast ve Üstün hukukuna riayete önemi verilmelidir. 6 Nisan 2014

Ahmet ÖZDEN



Paylaş | | Yorum Yaz
4138 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Teşekkür     08/09/2014 17:30

Yazı için teşekkürler... Tabii olarak geçmişten almışsınız ancak daha yakın zamandan hatta bugünden almak ve anlatmak daha açıklayıcı olabilir; bunu da son cümlenizde hukuK normunda BELİRTMİŞSİNİZ. Eleştirilerimizi sisteme yönelik yapmalı, rütbeli personel ve isimleri korumalıyız. İnanıyorum ki bu haksızlıklardan tüm Komutanlarımız rahatsızdır ve çözüm yakındır. Yüce Allah' a emanet olunuz...Selam ve dualarla.
Abdullah Kaya

Yazarın diğer yazıları

TEMAD ANTALYA ŞUBESİ - 28/03/2014
DERNEKLER VE SİYASET
Astsubaylar namlunun ucunda - 21/03/2014
Elbet bir bildiği var bu çocukların. Kolay değil öyle genç ölmek,yeşil bir yaprak gibi; Yüreği koparıp ateşe atmak....(Hasan Hüseyin Korkmazgil)
BAŞBAKANA MEKTUP - 20/01/2014
Sayın Başbakanım ve Sayın Genelkurmay Başkanım.
Tüzük kurultayı onursal üyeliği - 19/11/2013
Yakışan tüzük oldu mu?
Bu sese kulak verin! - 11/11/2013
Disiplin en demokratik ülkelerde olduğu gibi yeniden tesis edilmelidir.
ASKERİ MAHKEMELER VE SUBAYLAR - 06/11/2013
Aynı rütbeyi taşıyan askeri mahkemeler
GÜZEL,GÜNEŞLİ GÜNLER GÖRECEKSİNİZ ÇOCUKLAR! - 10/10/2013
Güzel güneşli günler görmeniz için böle giyinmek zorundayız!
BİR JANDARMA ASTSUBAYININ MESLEK ANILARI(1) - 18/09/2013
Amacım kurumları yıpratmak olmayıp sistemin çarpıklıklarını göz önüne sermektir.
İYİ YÖNETİLMİYORUZ (2) - 07/08/2013
Siyasi bağlantılarınızı kesin.E.Astsubayları siyasi emellerinize alet etmeyin
 Devamı
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
sömürgeleşen türkiye cihan dura ile ilgili görsel sonucu
sırtımdaki postal ile ilgili görsel sonucu

Anılarla mayıs 1970 - Ocak 1975 astsubay ve Eşlerinin Hak ve Adalet Arama Mücadeleleri
Yazar: Abdullah İnaler
iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu