• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://plus.google.com/www.google.com/posts
  • https://twitter.com/
A24 Gayrimenkul

Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Hava Durumu
Anlık
Yarın
31° 34° 16°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68775.7104
Euro6.40436.4300
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
Orhan KAYA
orhan.kaya.61@hotmail.com
Türk’ün Birliğini, Kudretini Bölmek İsteyerek, Halen Ümmetçilik Peşinde Koşuluyor
25/02/2016

Memleket dâhilinde 13 yıldır iktidar olan Ak Parti döneminde, tam da Amerika’nın istediği gibi, Yeşil Kuşak, Ilımlı İslam rollerinin gerçekleşmesi için Türkiye’de yaşayan insanlar “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” altına birliğinin kuvvetlendirilmesi yerine; ülkede bulunan Laz, Kürt, Çerkez, Abaza gibi; Erdoğan’ın belirttiği üzere 32, İngiliz ajanlarına göre sayıları 45’i bulan etnikçilik üzerine yerleştirilmek istenen “Ümmet Şemsiyesi”, “Ümmetten Kaynaklı Birliği”, tıpkı bir araya gelemeyen “Arap Birliği” gibi sonuçları da beraberinde getirecek düzeyde.

Aynı amaca yönelmeyi, çağdaşlığı, birlik ve beraberliği, ülkeyi kardeşçe yönetmeyi temsil eden “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” anlayışı bilinçli halk tarafından benimsenmiş olmasaydı, Türki’ye çoktan dağılmıştı.

İslam inancının yerleşik ve yoğun olarak, en katı şekliyle yaşandığı devletlerde yaşayan insanların yaşam şekilleri, kültürleri okulda, işte, camide hiç durmadan dayatılmakta olduğu Türk halkı, büyük bir çıkmaza sokulmak isteniyor.

Laz, Kürt, Abaza, Çerkez.. denildikçe, görmüyorlar ki bilinçli halk kesimi daha da sıkılaştırıyor, birlikten kopmamak için saflarını. Bu yönüyle, siyasiler ne derse desin, halkın onlardan daha bilinçli olduğu söylenebilir.

Onların desteğiyle atanmış, seçilmiş siyasiler ulus ötesi projeler peşinde koşarken, Türk vatanında yaşayan başka gidecek yeri olmayan halk, oyunlara karşı direncini sürdürmek zorunda. En nihayetinde ümmetçiliğe olan dönüşümünden, dayatmadan korumalı kendisini.

Türk Milleti, başkalarının isteklerine göre ıslah edilecek, ehlileştirilecek, ayaklar altına alınacak bir millet değildir.

Ümmetçilik, İslami uygulamaları, idare şekli, yayıldığı, ele geçirdiği topraklarda yaşayan, çoğu Müslüman insanların ihtiyaçlarını karşılayıp,  birliğini koruyabilseydi; Osmanlı İmparatorlu halen yaşıyor olmaz mıydı?

Türkiye’de birlik ve beraberlik, kardeşlik, iç barış olması için dayatılan Ümmetçilik Anlayışı yeni bölünmeleri de beraberinde getirecek, en nihayetinde ülkeye toprak kaybettirecek şekilde, dayatılmakta ve ilerlemekte.

Ülkeyi yönetenlerin her defasında etnik kökenleri sayıp, onlar kabul etmese de, ayaklar altına alsa da, Türk Milletinden hiç bahsedilmemesi, Türk kelimesinin ağızlara hiç alınmamasındaki temel maksat, dinle uyuşturulmuş bir topluluk meydana getirmek değil de, ne?

Fakat topluluklar, toplumlar ne isterse o gerçekleşir.

Türk toplumu üzerinde ümmetçilik dayatması son bulmalı. Eğer dayatma devam ederse, birlik, beraberlik,  yerini, kendi kaderini belirleme peşine düşen etnikçi anlayışa bırakır. Ve bu da hâlihazırda bir etnik ad altında -ki ileri safhada o ad altında da alt adlar çıkması doğal- denemelerinin yapıldığı iç karışlıklılara, nihayetinde de gerçek bir bölünme ile son bulur.

Bölünme başlaması halinde ise; bugün Irak’ta gördüğümüz üzere AB-D tarafından, Türkiye’ye rağmen desteklenen, PWD, PÇDK, KYB, KDP, PKK/Kongra Gel, DCB, YPG, PYD veya İŞİD gibi, pek çok örgütlerin bugünkü Türk topraklarında çıkmasına olanak sağlar. Din dâhil, hiçbir güç, hiçbir iktidar, bu dağılmayı kontrol edemez.

Her fırsatta ümmetçilik kavramını dayatanlar, ümmetçilikte birlik arayanlar, devlet ile hesaplaşmış olanlar ve de hesaplaşmaları devam edenler; herkesin eşit şartlarda hak sahibi olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, onun birliğine zarar vermekten başka bir şey yapmamakta. Ve bu, devleti yöneten siyasi güç eliyle, tepeden, topluma ulaştırılmaya, yerleştirilmeye, kanıksandırılmaya çalışılmakta.

Bir dünya savaşı sonrası değişimi beklemiş olan bilinçli halk, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Devrimlerini benimsemiş, özümsemişken; nedense günümüzde tepeden dayatılan, sübvanse edilen ümmetçiliği ve de etnikçiliği bi türlü benimsemiyor. Çünkü onda bir gelecek görmüyor.



1508 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Mahlas sonu - 07/07/2019
Değerler silsile halinde ilerler. Değerler değerleri yaratır. Değer, bir kültürün sonucudur.
Bireyin korunma ihtiyacı ve kültürel yapı - 26/04/2019
Dünyaya sattığı bir sanayi ürünü olmayan ülke onlara ne verebilir veya onlar ülkeye ne verebilir?
Siyasetçi ile Politikacı arasındaki fark - 22/04/2019
Politikacı partiler ile Siyaset yapan partilerin kitleleri arasındaki fark; Politika ile Siyaset arasındaki fark kadardır.
Siyasi Görüş Devlet Adamlığı Kaynaklı Olunca Fayda Sağlar - 20/04/2019
Devlet bir sistem, Ulus haline gelebilen toplumlar devletleşir.
Huzur, refah, saygı, saygınlık, kalite, üretim, bilimsellik ve demokrasi bilinci - 16/04/2019
Bütün düşüncelerin temeli, niyet; kötü mü, iyi mi? Aranması gereken de bu.
Toplumlar, diğer toplumların etkisi altına girdirici koşullarını bizzat kendisi hazırlar. - 13/04/2019
Geri kalmış toplumların akıl ile sınavı.
Ezberci eğitim, feodal yapı, tarikatlar ve toplumsal düşünce - 09/04/2019
Ezberci eğitim, feodal yapı, tarikatlar ve toplumsal düşünce
Geleceğin nasıl olacağını bugün yetiştirilen çocuklarda görebilmek gerekir - 08/04/2019
Dün, bir gündü dünde kaldı. Bugün bu gündür, hakikatte şu andır.
Çanakkale Zaferi, Öncesi ve Sonrası - 18/03/2019
Bir milletin geleceği için sonrası başından ve ortasından daha önemli…
 Devamı
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
sömürgeleşen türkiye cihan dura ile ilgili görsel sonucu
sırtımdaki postal ile ilgili görsel sonucu

Anılarla mayıs 1970 - Ocak 1975 astsubay ve Eşlerinin Hak ve Adalet Arama Mücadeleleri
Yazar: Abdullah İnaler
iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu