• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://plus.google.com/www.google.com/posts
  • https://twitter.com/
A24 Gayrimenkul

Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Hava Durumu
Anlık
Yarın
31° 34° 16°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68775.7104
Euro6.40436.4300
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
Orhan KAYA
orhan.kaya.61@hotmail.com
Atatürk ve Ahlâk
20/03/2016

Yaşamımızın düzenleyici kurallar bütününü oluşturan "ahlâk" üzerine Atatürk’ün tespitleri ile yazımıza başlayalım:


“Türklerin aşağı yukarı hep ahlâkları birbirine benzer. Bu yüksek ahlâk, hiçbir milletin ahlâkı hiçbir milletin ahlâkına benzemez. Ahlâkın milletin oluşumundaki yeri çok büyüktür, önemlidir. Bu önemi iyice anlamak için, ahlâk hakkında birkaç söz söylemek gereksiz olmaz.

Ahlâk dediğim zaman, ahlâk kitaplarında yazılı olan öğütleri amaçlıyorum; zira “ahlâklı” diye yaptığımız ve yapmaktan sakındığımız işler, kitaplarda yazılı olan veya birtakım ahlâk hocalarının tavsiye ettikleri şeylerden daha önce gelir ve sözlerden, o öğütlerden ayrı olarak, onlara asla kulak vermeyerek insanlar tarafından yapılmaktadır.

İş, kuramların (teori) hâkimi, âmiridir. Ahlâk kurallarının nasıl yapılması gerekeceği, ahlâklılık olduğu anlaşılan işler görüldükten, denendikten sonra anlaşılır.

Bir iş, her nereye ait olursa olsun insanın kuvvet kullanmasını yorulmasını gerektirir.

İnsanlar, zorunlu olmadıkça kendilerini yormak istemezler.

Hâlbuki bazı işler vardır ki, kendiliğinden insana, onu yapmak için içten bir arzu, bir eğilim ilham eder, o iş arzuya uygun olur. İşte ahlâki işler, aynı zamanda hem zorunlu ve hem de arzuya uygun işlerdir.(1)” Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Milletin oluşumunda önemli etkisi bulunduğu Atatürk tarafından belirtilen “ahlâkın ortadan kalkması” halinde meydana gelecek olan tehlikelerin boyutu da kendiliğinden ortaya çıkmakta.

Hal böyleyken içinde bulunduğumuz toplumumuzda Atatürk’ün tanımladığı, kitaplarda yerini almış olan ahlâk tanımı ne derece hayata geçmiştir? Bu konu, günlük konuşmalarımızda mevzu ediledurmakta…

O halde ne yapılması lazım?

Yapılması gerekenler yine, ortak bilincin ahlâki bir şekilde yayılması gerektiği fikrinden öte bir şey olmasa gerek…

Bu bile insani sorumluluğun, yani ahlâkın temel sonucu olan insani sorumluluk boyutunu bizlere hatırlatıyor.

Atatürk, ahlâkı, kitaplardaki şekliyle kastetmekte. Ahlâkı açıklamak için bu konuda yazılmış bir kitaptan istifade etmek istiyorum.

Alexıs Bertrant’ın “Ahlak Felsefesi” konulu kitabından ahlâk üzerine birkaç tespiti paylaşalım:

“Ahlâk ilmi, tarifler ilmidir. Ahlâk kelimesi bize, bu ilmin konusunun ne olduğunu gösterir. Gerçekte ahlâk ilmi demek, seyir ilmi, adetler ilmi demektir. Adetler, bizim, yaşama ve çalışma hususundaki sürekli davranışlarımızdan kaynaklanır. Bu yönden, ahlâk ilmi, insan hayatının düzenlenmesi ve idaresi ilmidir. Bir başka yönden de ahlâk bilimi, insan iradesinin kullanılması sanatıdır. Bu ilim bize bir kanaatin meydana çıkmasını gerektirir. O da, kendimizi idare ve adetlerimizi de sevk ve yürütebilme kanaatidir. Buna uygun olarak, ahlâk ilmi,”hürriyetimizi iyi kullanma ilmi” veyahut “görev ilmi” olarak tanımlanabilir. Görev, sıradan bir hayrın işlenmesinden ibarettir. Bunun meydana gelmesine de “fazilet” (erdem) adı verilir. Buna bağlı olarak da, ahlâk ilmi, “hayır ilmi” (iyilik ilmi) veya “fazilet ilmi” olarak tanımlandığında da aynı şey ifade edilmiş olunur.

Ahlâk, ilim olduğu kadar da bir sanattır, adeta “iyi olma” sanatıdır.” (2)

Ahlâk kuralları, aklın ürünü olması nedeniyle hukuk ile de yakından ilişkili, milletlere has olabildiği gibi evrensel niteliği bulunmakta. Bu nedenlerle meydana getirilen her işte öncelikle niyetlerin ahlâki olmasına önem verilmeli.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kültür üzerine inşa edildiğini, Atatürk’ü araştıran, okuyan her insan rahatlıkla görebilir. Yeter ki niyeti ahlâki olsun… 30.11.2008

Orhan Kaya

Kaynaklar:

(1): Prof.Dr.A.Afetinan, Medeni Bilgiler ve M.Kemal Atarürk’ün El Yazıları, Ankara, 2000, s.30

(2): Alexıs Bertrant, Ahlak Felsefesi, Çeviri Salih Zeki, Sadeleştiren Prof.Dr.Hayrani Altıntaş, Ankara, 2001,s.1



913 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Mahlas sonu - 07/07/2019
Değerler silsile halinde ilerler. Değerler değerleri yaratır. Değer, bir kültürün sonucudur.
Bireyin korunma ihtiyacı ve kültürel yapı - 26/04/2019
Dünyaya sattığı bir sanayi ürünü olmayan ülke onlara ne verebilir veya onlar ülkeye ne verebilir?
Siyasetçi ile Politikacı arasındaki fark - 22/04/2019
Politikacı partiler ile Siyaset yapan partilerin kitleleri arasındaki fark; Politika ile Siyaset arasındaki fark kadardır.
Siyasi Görüş Devlet Adamlığı Kaynaklı Olunca Fayda Sağlar - 20/04/2019
Devlet bir sistem, Ulus haline gelebilen toplumlar devletleşir.
Huzur, refah, saygı, saygınlık, kalite, üretim, bilimsellik ve demokrasi bilinci - 16/04/2019
Bütün düşüncelerin temeli, niyet; kötü mü, iyi mi? Aranması gereken de bu.
Toplumlar, diğer toplumların etkisi altına girdirici koşullarını bizzat kendisi hazırlar. - 13/04/2019
Geri kalmış toplumların akıl ile sınavı.
Ezberci eğitim, feodal yapı, tarikatlar ve toplumsal düşünce - 09/04/2019
Ezberci eğitim, feodal yapı, tarikatlar ve toplumsal düşünce
Geleceğin nasıl olacağını bugün yetiştirilen çocuklarda görebilmek gerekir - 08/04/2019
Dün, bir gündü dünde kaldı. Bugün bu gündür, hakikatte şu andır.
Çanakkale Zaferi, Öncesi ve Sonrası - 18/03/2019
Bir milletin geleceği için sonrası başından ve ortasından daha önemli…
 Devamı
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
sömürgeleşen türkiye cihan dura ile ilgili görsel sonucu
sırtımdaki postal ile ilgili görsel sonucu

Anılarla mayıs 1970 - Ocak 1975 astsubay ve Eşlerinin Hak ve Adalet Arama Mücadeleleri
Yazar: Abdullah İnaler
iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu