• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
A24 Gayrimenkul

Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
Orhan KAYA
orhan.kaya.61@hotmail.com
Amerika ve İngiltere’nin Nihai Hedefindeki Halifelik İçerikli Başkanlık
01/04/2017

Anadolu’da yerleşik onlarca Beylikleri egemenliğine alarak, beylikten imparatorluğa geçen Osmanoğulları, babadan oğula geçen Padişahlıkla; 1876’ya kadar mutlak monarşi, 1876 sonrası sözde meşruti monarşi ile tebaayı kulu gibi yönetmiştir.

Meşruti monarşiye geçişle birlikte 23 Aralık 1876 tarihli Kanuni Esasi'ye göre kurulmuş ve 31 Mart 1877'de çalışmalarına başlayan Meclis-i Mebusan,  toplamda 7 dönem görev yapmış.  Dönemin padişahı halife II. Abdülhamit 1878'den 1908 yılına kadar Meclis'i toplamadan tek başına idare ediyor.

Hâlbuki İslam inancının ana yasası Kuranı Kerim Şûrâ suresi 36’ncı ayete göre insanlar işlerini birbirilerine danışarak yürütmelidirler.  Bu konudaki Şûrâ suresi 36’ncı ayet şöyle: “(Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.”

Sözde dini hükümlere, hilafet ve saltanat ile idare edilen Osmanlı İmparatorluğu’nda Kuran Ayeti Şura’ya göre, meclis yok. Bu haliyle; kurallara cevaz veren din adamlarının saltanatı, padişahın da üzerinde.

1’inci Dünya Savaşı’nda Almanların bel bağladığı, sonu hüsranla biten Halifeliğe gelince,

Yönetici düzeyde, dünya üzerindeki Müslümanları temsilen bir halifelik müesesesi de yok. Çünkü Tanrı, yarattığı her insanı yeryüzünde halife kılmış halde.

Halifeliğin tanımı TDK'da şöyle:

1. isim, din Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse

2. tarih Hükümdar

3. tarih Osmanlı padişahlarının kullandıkları unvanlardan biri

4. Babıali kalemlerinde kâtip

5. Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse

Kaldı ki; Hz. Muhammed’den rivayet edilen bir hadise göre “Benden sonra hilafet -veya nübüvvet hilafeti- otuz yıldır.” Denilmekte. (bk. Ebu Davud, Sünnet, 8; Tirmizî, Fiten, 48; Ahmed b. Hanbel, 4/272; 5/220, 221)

Fakat 3 Mart 1924'te Halifeliği kaldıran TBMM’ye karşı halen bir itiraz söz konusu.

Kuran-ı Kerim’e göre “insan yeryüzünün halifesidir”. Bu konudaki örnek ayetler:

Bakara ; 30

Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi.

En'âm ; 165

Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği (nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayan merhamet edendir.

A'râf ; 69

Sizi uyarmak için içinizden bir adam vasıtasıyla Rabbinizden size bir zikir (kitap) gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki O sizi, Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.»

A'râf ; 74

Düşünün ki, (Allah) Âd kavminden sonra yerlerine sizi getirdi. Ve yeryüzünde sizi yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın.

Yûnus ; 14

Sonra da, nasıl davranacağınızı görmemiz için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık (Onların yerine sizi getirdik).

Yûnus ; 73

Yine de onu yalanladılar, biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünde) halifeler kıldık; âyetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğduk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl oldu!

Neml ; 62

(Onlar mı hayırlı) yoksa darda kalana kendine yalvardığı zaman karşılık veren ve (başındaki) sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hakimleri kılan mı? Allah'tan başka bir tanrı mı var! Ne kadar da kıt düşünüyorsunuz!

Fâtır ; 39

Sizi yeryüzünde halifeler yapan O'dur. Onun için kim inkâr ederse, inkârı kendi zararınadır. Kâfirlerin küfrü, Rableri katında kendileri için ancak gazabı arttırır. Kâfirlerin küfrü, kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez.

Sâd ; 26

Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet. Hevâ ve hevese uyma, sonra bu seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.

Yukarıdaki ayetlerde yalnızca Davut peygamber yeryüzüne halife olarak görevlendirildiği görülmekte.  Neml 62’de ise yeryüzü hâkimiyetinin her bir insanda olduğu, bunun Tanrı tarafından insana verildiği anlaşılmakta. Yani “hâkimiyet milletin değil, Allah’ındır” sözleri, İslam inancını siyasi çıkarlarına kullananlara ait bir durum. Eğer dünya hâkimiyetini insanlara terk etmeseydi yaratıcı, bugün hiçbir çocuk yetim kalmadığı gibi, hiçbir yönetici insanları aldatamazdı da. 1921 Anayasası Madde 1-Hakimiyet bilâ kaydü şart milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir” hükmüyle, hâkimiyeti her biri halife olan bireye teslim etmiştir.

Amerika ve İngiltere; İslam inancının çoğunlukta, bir arada olduğu coğrafi bölgelerde insanları tek elden sevk ve idare etmek için halen halife yaratma peşinde. Abdulhamit’e İngiliz casusu olarak giden Aga Khan’ın, İngiliz Kraliyetinin hizmetkârı sözde Hintli Müslüman Seyit Emir Ali’nin 1924’de Hilafetin kaldırılmasına karşı kampanya yürütmeleri boşuna mı? Veya İngiliz destekli iç ayaklanmalar, niçindi?

İngiltere, Amerika halifesiz yapamaz.

Tükiye’de Hilafet kaldırılınca Ürdün Kralı Hüseyin’in alel acele halife ilan edilişi, sözde halife Vahdettin’in onun halifeliğini tanıyışı,

Önce İngiliz yanlısı, sonra Hitlerci, Almanya 2’nci Dünya Savaşı’nda (Amerika’nın Rusları desteklemesi sonucu) yenilince de Amerikancı olan eski bir Osmanlı subayı Hacı Emin el Hüseyin’in “İslam Konferansı” kurucusu oluşu,

Menderes’in 1958’de söylediği “Siz isterseniz Hilafeti de getirirsiniz” sözü, 1952 yılında NATO’ya girişten sonraya denk gelir.

Amerika ve İngiltere ile uyum içinde Türkiye’yi yönetenler dini söylemlerle yollarına devam ederken, Türk askerinin başına 4 Temmuz 2003 günü geçirilen ve Başbakan Erdoğan’ın “ne notası, müzik notası mı?” diyerek protesto edilmeyen hadisenin, ABD'nin en önemli milli bayramı olan (Bağımsızlık Günü - Independence Day) gününde gerçekleşmiş olması, tesadüfi değildi elbet, tıpkı Ergenekon kararının Türk tarihindeki önemli bir güne getirilmesi gibi.

Ergenekon kararı 5 Ağustos'ta açıklandı çünkü...

Yıllardır gündemi meşgul eden Ümraniye Davası’nın Ağustos Pazartesi sonuçlandığını kaydeden MHP’li Büyükataman, “Ve bu gün şanlı tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. Yargılama sürecinin sonunda eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ başta olmak üzere birçok yüksek rütbeli komutanımız asılsız iddia ve ithamlarla suçlanarak PKK’lı teröristlerin ifadeleri eşliğinde en ağır cezalara çarptırılmıştır. Bu davada birçok hadisede olduğu gibi AKP hükümetinin her seçimin ardından ivme kazanarak artan kindar ve hesaplaşmacı zihniyetinin bir ürünüdür. Davanın neticelendiği 5 Ağustos tarihi tesadüf değildir. Bu tarihte Gazi Mustafa Kemal Atatürk Başkomutanlık makamına seçilmiş ve Kurtuluş Savaşı'nın komutasını devralmıştır” dedi. (1) Çuval ve bu karar arasında bir anlamlı bağlantı yok, denilebilir mi, milli bayramlarda liderlerin hasta olmasıyla birlikte.

Federasyon, NATO’ya girişle birlikte Türkiye’ye biçilen bir görev. Ulus devlet ve laiklikten uzak tutulmak istenen Türkiye içinde etnikçi ve dinci söylemlerle 1984 yılından bu yana federasyon için çalışan ABD destekli İBDA-C ve PKK’nın amaçları İngiltere ve Amerika paralelinde değil mi? PKK, etnikçiliğin dışında İslamcı bir yapıyla da yakından ilgileniyor. Öcalan’ın önerisiyle 10 Mayıs 2015 tarihinde Diyarbakır’da toplanan “Demokratik İslam Kongresi” niçin toplandı?

2003 yılından itibaren siyasette önemli bir rol verilmiş birkaç kişiden biri olan bebek katili Abdullah Öcalan “Kürt sorunu&Demokratik Ulus çözümü” adlı kitabında ulus devlet karşıtlığını savunurken “…KCK, Kürt ulusal sornunun çözümünde devlet-ulusçu yaklaşımları reddederek demokratik ulusçu modeli, Kürtlerin ulus olma hakkını veya ulusal toplum olgusuna dönüşümünü demokratik özerklikle gerçekleştirmeyi esas alır”(s.383) sözü nasıl anlaşılmalıdır? Ulus devlete karşı olurken, “demokratik özerklik” ile İngiltere ve ABD’nin belirlediği bölgeleri kapsar şekilde, bir ulus yaratma çabasında değil mi?

Amerika’nın (İngiltere ile birlikte) Türkiye’ye biçtiği rol Ilımlı İslam.

CIA şefi Paul Henze 1983’te “Türkiye’nin yeni Dünya Düzeni içindeki yeri ılımlı İslam’dır. Türkiye Kemalizmi bırakmalıdır. Batı’nın çıkarları, Türkiye’nin Batı ile ılımlı İslam yoluyla bütünleşmesidir. Atatürk İlkeleri Yeni Dünya Düzeniyle ölmüştür. Aydınların İmam hatip Liseleriyle ilgili endişeleri yersizdir. Nurcular, Nakşiler ilerici ve demokrattır…” (2)

Türk değil de Türkiye siyasetinde etkin iki tarikat burada söz konusu edilmiş. Atatürk’e Ataput, diyen Nurcular ve kimi yerlerde üyelerini köpek gibi (köpek gibi itaat isteği kaynaklı) havlatan Nakşiler demokratmış.

Nakşi, Nurcu, PKK’nın Ergenekon, Balyoz işbirliği bir yana; 15 Temmuz, lideri ABD’de yaşayan, Türk kadınını çağın dışına iten, Nurcu kaynaklı değil mi?

15 Temmuz öncesinde Emine Erdoğan’ın “Türkiye'nin 90 yıllık enkazını kaldırdık", sözü ile TBMM Başkanı İsmail Kahraman “Peki niye biz Müslüman bir ülke olarak, dinden kendimizi arındırma, geri çekme durumunda olacağız? Niye? İslam İşbirliği Örgütü’ne kayıtlıyız, üyesiyiz, kurucusuyuz. İslam Kalkınma Bankası’nda varız. Bir İslam ülkesiyiz. Nedir yani? Neden? Ladinilik (laiklik) olmamalı yeni anayasada ve dindar bir anayasa olmalı" sözleri, İngiltere ve ABD’nin hedefleriyle örtüşmekte değil mi?

Yeni Dünya Düzeni, Türkiye’de yeni Osmanlıcılık olarak pazarlanmaya, fonlanmaya devam ediyor.

Şimdi de 06.02.2016’da Yeniçağ’da yer alan Davutoğlu’nun Mardin konuşmasında geçen hususlara bakalım:

1- Ulusçuluk anlayışı yerine millet anlayışı gelecek.

2- Kamu düzenini tehdit eden engellenecek.

3- Kapsamlı demokratik reform süreci hayata geçirilecek.

4- Sosyal seferberlikle yaralar sarılacak.

5- Esnaf, sanatkâr ve çiftçinin ödemeleri ertelenecek, kredi sağlanacak.

6- Tarihi şehirlerimiz yeni bir çerçeve ile korunacak.

7- Algı operasyonlarına karşı iletişim birimleri oluşturulacak.

8- Yerel yönetimlerin yetkileri genişletilecek.

9- Herkesin saygı duyduğu kişilerden istişare meclisleri kurulacak.

10- Orta Doğu, Kafkaslar ve Balkanlar’da birleştirici ruh hareketi başlayacak. (3)

Kişiler değişse de işleyen süreç değişmiyor.

Yukarıdaki maddeler içinde; Millet anlayışı, ümmet anlayışının gelişimi. Algı operasyonu, ulusçuluğu savunanlara karşı olan “ters algı”. Yerel yönetimlerin yetkilerinin genişletilmesi ne ola ki?

Artık padişahlık, sultanlık gibi sıfatlar gelişmemiş ülkeler için geride kaldı, diyemiyoruz, gördüklerimiz karşısında. Başkanlık, daha güncel bir sıfat ve modern gibi görünen, gelişmişlerce gelişmemiş ülkelere dayatılan, fonlanan, yüksek fonlu bir algı.

Gerçeklerden sadece bir kesit sunmaya çalıştık, kalanı okuyucunun sonsuz arayışlarında saklı.

Yazımızı iki söz ile bitirelim;

Albert Einstein “Doğruyu gördüğü halde düşüncelerini değiştirmeyenler, cahillikleriyle mutluymuş gibi yaşarlar.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 30 Ağustos 1924’te Dumlupınar’da şöyle bir tespitte bulunmuş: “Uygarlık yolunda yürümek ve başarı göstermek, yaşamını sürdürmenin şartıdır. Bu yol üzerinde durakalanlar yahut da bu yol üzerinde ileriye değil de geriye bakmak bilgisizlik ve kavrayışsızlığı içinde bulunanlar, genel uygarlığın coşarak ilerleyen selinin içinde boğulma durumuna düşmekten kendilerini kurtaramazlar."

Dipnotlar:

(1) http://www.oncekultur.com/?Syf=26&Syz=266710&/Ergenekon-5-A%C4%9Fustosta-a%C3%A7%C4%B1kland%C4%B1-%C3%A7%C3%BCnk%C3%BC...

(2) Alev Coşkun, Tarihi Unutmamak Günceli yakalamak, Cumhuriyet Kitapları, Eylül 2006, Şişli-İstanbul,  ss.244

(3) http://www.oncekultur.com/?Syf=26&Syz=481544



1274 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Mahlas sonu - 07/07/2019
Değerler silsile halinde ilerler. Değerler değerleri yaratır. Değer, bir kültürün sonucudur.
Bireyin korunma ihtiyacı ve kültürel yapı - 26/04/2019
Dünyaya sattığı bir sanayi ürünü olmayan ülke onlara ne verebilir veya onlar ülkeye ne verebilir?
Siyasetçi ile Politikacı arasındaki fark - 22/04/2019
Politikacı partiler ile Siyaset yapan partilerin kitleleri arasındaki fark; Politika ile Siyaset arasındaki fark kadardır.
Siyasi Görüş Devlet Adamlığı Kaynaklı Olunca Fayda Sağlar - 20/04/2019
Devlet bir sistem, Ulus haline gelebilen toplumlar devletleşir.
Huzur, refah, saygı, saygınlık, kalite, üretim, bilimsellik ve demokrasi bilinci - 16/04/2019
Bütün düşüncelerin temeli, niyet; kötü mü, iyi mi? Aranması gereken de bu.
Toplumlar, diğer toplumların etkisi altına girdirici koşullarını bizzat kendisi hazırlar. - 13/04/2019
Geri kalmış toplumların akıl ile sınavı.
Ezberci eğitim, feodal yapı, tarikatlar ve toplumsal düşünce - 09/04/2019
Ezberci eğitim, feodal yapı, tarikatlar ve toplumsal düşünce
Geleceğin nasıl olacağını bugün yetiştirilen çocuklarda görebilmek gerekir - 08/04/2019
Dün, bir gündü dünde kaldı. Bugün bu gündür, hakikatte şu andır.
Çanakkale Zaferi, Öncesi ve Sonrası - 18/03/2019
Bir milletin geleceği için sonrası başından ve ortasından daha önemli…
 Devamı
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
sömürgeleşen türkiye cihan dura ile ilgili görsel sonucu
sırtımdaki postal ile ilgili görsel sonucu

Anılarla mayıs 1970 - Ocak 1975 astsubay ve Eşlerinin Hak ve Adalet Arama Mücadeleleri
Yazar: Abdullah İnaler
iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu