Cafer DEMİR
cafdemir1972@gmail.com
1950’DEN GÜNÜMÜZE KANUNLAR İLE ASSUBAYLARA NE VERDİLER NELERİ GERİ ALDILAR (1)
21/04/2026 İnsan bazen bir kanun metnini okurken sadece kelimeleri görmez. O kelimelerin arkasındaki niyeti, bakışı, hatta suskunluğu hisseder. Çünkü hukuk sadece yazılan değildir. Kime ne verdiği ve kimden neyi esirgediğiyle anlam kazanır. 1950’den bugüne uzanan süreçte, assubayları etkileyen her bir kanun değişikliğini ve alt maddelerini tek bir yazıda eksiksiz ortaya koymak, gerçekten de mevzuat mezarlığında kürek sallamak gibi bir iş. Yorucu, karmaşık ve çoğu zaman insanı boğan bir alan. Ama bu zorluğun arkasında daha önemli bir mesele var. O da bu değişikliklerin oluşturduğu görünmez zinciri anlayabilmek. Çünkü mesele sadece hangi kanunun çıktığı değildir. Mesele, o kanunun assubaya ne söylediğidir. Onu nasıl tanımladığı, nerede konumlandırdığı ve en önemlisi neyi eksik bıraktığıdır. Bu yazı dizisinde amaç, tüm mevzuatı körü körüne sıralamak değil. Asıl hedef, adaletsizlik zincirini kuran ana kanunları ve kırılma noktalarını kronolojik bir hat üzerinde ele almak. Her bir dönüm noktasını kendi bağlamı içinde incelemek ve bu düzenlemelerin assubaylar üzerindeki etkisini açık bir şekilde ortaya koymak. Çünkü bazen gerçek, detayların içinde değil, o detayların oluşturduğu bütünün içinde saklıdır. Uzun yıllar boyunca ortaya çıkan tabloya baktığımızda şunu görmek zor değil. Assubayın emeği sistemin içinde sürekli kullanılmış, ama aynı ölçüde bir statü karşılığı verilmemiştir. Görev büyümüş, sorumluluk artmış, yük ağırlaşmış. Ama tanım çoğu zaman dar kalmış, haklar gecikmiş ya da eksik bırakılmıştır. Bu bir iddia değil. Bu, zaman içinde oluşmuş bir yapının sonucu. Bu yüzden bu yazı dizisi bir şikâyet metni olmaktan çok, bir yüzleşme çabasıdır. Ne ile karşı karşıya olduğumuzu anlamadan, neyin değişmesi gerektiğini de sağlıklı biçimde tartışamayız. Gerçeği görmek her zaman rahatlatmaz. Ama görmeden de hiçbir şey değişmez. Bu ilk yazı, o uzun yolun başlangıcı. Bundan sonra her bir kanun, her bir kırılma noktası, kendi dönemi içinde ele alınacak. Ve şu soru sürekli akılda tutulacak: Bu düzenleme, assubaya gerçekten ne verdi. Ve ondan neyi aldı. 13 Nisan 2026 ![]() |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-15 - 02/06/2026 |
| Assubay, kendisine verilen ile hak ettiği arasındaki mesafeyi fark ettiğinde, sorgulama başlar. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-14 - 22/05/2026 |
| İnsan hayatını belirleyen şey bazen büyük kararlar değil, küçük gibi görünen düzenlemelerin birikimidir. 1990 ile 2002 arasındaki dönem de tam olarak böyle bir zaman dilimi. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-13 - 20/05/2026 |
| Adalet dediğimiz şey, sadece kuralların varlığıyla değil, o kuralların kimi sürekli geride bıraktığıyla ölçülür. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-12 - 12/05/2026 |
| KATSAYI ARTTI, AMA ADALET ARTMIYORSA NEYİ BÜYÜTTÜK? |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-11 - 11/05/2026 |
| 1982 – 2596 Sayılı Kanun: Rakamların Büyüdüğü, Farkın Derinleştiği Dönem |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-10 - 10/05/2026 |
| 1978 – 15 Sayılı KHK: Rakamlar Yükseldi, Ama Mesafe de Büyüdü Bazen bir düzenleme yapılır ve herkes kazanmış gibi görünür. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-9 - 09/05/2026 |
| 1975 – 1923 Sayılı Kanun: Farkın “Rakamla Değil, Kaderle” Yazıldığı An Bazen bir kanun çıkar. Metni sade görünür. Tablolar, rakamlar, artışlar… |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-8 - 08/05/2026 |
| Bazen bir kanun açıkça haksızlık yapmaz. Ama öyle bir yapı kurar ki, sonuç zaten baştan bellidir. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-7 - 07/05/2026 |
| 1970 – 1323 Sayılı Kanun: Farkın “Matematiğe” Dönüştüğü An Bazı kırılmalar sessiz olur. Gürültü çıkarmaz. İnsan o an fark etmez. Ama yıllar sonra dönüp baktığında, hayatının yönünü değiştiren şeyin bir karar değil, bir cetvel olduğunu anlar. |
Devamı |