Cafer DEMİR
cafdemir1972@gmail.com
1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-3
24/04/2026 1961 tarihli 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu insanın bazen en çok yorulduğu şey, açıkça yazılan ile fiilen yaşanan arasındaki mesafedir. Hukuk metni bir şeyi söyler, hayat başka bir şeyi tekrar eder. Ve bu tekrar yıllar sürdüğünde, mesele artık bireysel değil, yapısal bir hâl alır. 1961 tarihli 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu, benin de işaret ettiğin gibi Assubayı “asli unsur” olarak tanımlar. Bu, kağıt üzerinde küçümsenecek bir ifade değildir. Çünkü bir kurumu ayakta tutan unsurların “asli” olarak tanımlanması, teorik olarak o unsura hem saygınlık hem de sistem içinde ağırlık kazandırmalıdır. Ama burada garip bir kırılma var. Tanım var ama karşılığı yok. Kanun dili ile kurumsal pratik arasında bir uyumsuzluk oluştuğunda, bu sadece teknik bir eksiklik değildir. Bu, zihniyetin kendisini ele verir. Çünkü sistem, kimi merkez alıyorsa, karar mekanizmasını da onun etrafında kurar. TSK’da ise bu merkez subay ekseninde kalmıştır. Bu da Assubayın rolünü “olmazsa olmaz” bir teknik ve operasyonel güç olarak kabul ederken, aynı ölçüde karar ve temsil alanına taşımamıştır. Ortaya çıkan tablo şu: Assubay; sahada vardır, – yükün altındadır, – disiplinin en sert yüzüyle karşı karşıyadır, – riskin içindedir. Ama aynı yoğunlukla; karar süreçlerinde görünmezdir, – temsil mekanizmalarında sınırlıdır, – statü üretiminde geri plandadır. Burada sorun tek tek kişilerin yaklaşımı değil. İnsanlar değişir. Komutanlar gelir gider. Ama yapı değişmiyorsa, sonuç da değişmez. Bu yüzden mesele kişisel adaletsizliklerden çok, kurumsal tasarımın kendisidir. Daha derine bakınca şu soru ortaya çıkıyor: Bir yapı, bir unsuru “asli” olarak tanımlayıp onu karar süreçlerinden sistematik biçimde uzak tutuyorsa, bu gerçekten o unsuru asli mi görüyordur, yoksa sadece işlevsel mi kullanıyordur? Bu soru rahatsız edici. Ama gerekli. Çünkü hukuk devleti dediğimiz şey sadece norm üretmek değildir. Norm ile gerçeklik arasındaki mesafeyi kapatma iradesidir. Eğer bu mesafe kapanmıyorsa, orada hukuki bir eksiklikten çok, ahlaki bir problem başlar. Yine de bütün tabloyu karanlık görmek de eksik olur. Çünkü bir şeyin adı konulmuşsa, o artık tartışılabilir hale gelmiştir. 211 sayılı Kanun’un Assubayı “asli unsur” olarak tanımlaması, bugün yapılan hak arama mücadelesinin en güçlü dayanaklarından biridir. Yani sistem kendi içinde bir kapı bırakmıştır. Sorun, o kapının açılmaması değil. O kapının açılması için yeterli iradenin bir türlü oluşmamasıdır. Gerçek değişim, tanımların pratiğe dönüştüğü yerde başlar. Statü, yazıyla değil, karşılığıyla ölçülür. Ve belki de asıl mesele şu: Bir yapının seni nasıl tanımladığı değil, o tanımı ne kadar hayata geçirdiğidir. 15 Nisan 2026
|
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| ASSUBAYLARA DA KAMUYA GEÇİŞ HAKKI TANINMALIDIR - 02/07/2026 |
| Sözleşmeli erlere ve uzman çavuşlara kamu kurum ve kuruluşlarına geçiş hakkı tanınıyorsa, bu hak assubaylardan esirgenemez. |
| BAŞÇAVUŞ MECMUASI: ASTSUBAYLIK TARİHİNİN HAFIZASI VE ONUR MÜCADELESİNİN SEMBOLÜ - 27/06/2026 |
| Bu tarihî mirasın en önemli belgelerinden biri Başçavuş Mecmuasıdır. İlk sayısı Rumî 10 Temmuz 1328, Miladî 23 Temmuz 1912 tarihinde yayımlanan bu mecmua, askerî mektep öğrencileri ile farklı sınıflardaki küçük zabitlere yönelik haftalık askerî bir |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-22 - 20/06/2026 |
| Bu yazı dizisinde ortaya çıkan tablo, yalnızca tek tek kanun maddelerinin eleştirisi değil; assubayların yıllar içinde hukukî olarak nasıl tanımlandığını, kurumsal olarak nereye yerleştirildiğini ve bunun insan hayatında nasıl sonuçlar doğurduğunu.. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-21 - 19/06/2026 |
| Devlet bazen sorunu çözer gibi yapmayı, gerçekten çözmekten daha çok seviyor. Çünkü çözüm, sadece yetkiyi yukarı taşımak değil; aşağıda biriken dengesizliği görmekle başlar. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-20 - 18/06/2026 |
| Bir sistem, hatayı kabul ettiğinde, bu kabul sadece bugünü mü düzeltmelidir, yoksa geçmişin etkisini de hesaba katmak zorunda mıdır? |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-19 - 17/06/2026 |
| 2016 tarihli 6656 sayılı Kanun ile getirilen geçici 38. madde, teknik bir düzenleme gibi sunuldu. Gösterge tabloları güncellendi, intibak yapıldı, bazı dereceler düzeltildi. Kâğıt üzerinde bakınca “iyileştirme” denebilir. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-18 - 15/06/2026 |
| 2009–2016 arasında 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu kökten değişmedi. Ama sistemin ince ayarları yapıldı. Görünürde herkes kazandı. Katsayılar arttı, maaşlar yükseldi. Ama kritik nokta katsayı değil, onun çarptığı göstergelerdi. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-17 - 07/06/2026 |
| Aynı kışlada yetişen, aynı nöbeti tutan, aynı riski paylaşan iki insan düşün. Aynı sabah içtimasında yan yana duran, aynı komutla hareket eden, aynı yorgunluğu akşam sırtında taşıyan iki astsubay. Aralarındaki tek fark, göreve başlama tarihidir. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-16 - 05/06/2026 |
| Hukuk çoğu zaman sessizdir. Hatalarını yüksek sesle itiraf etmez. Ama bazen bir madde değişir ve o değişiklik, geçmişin eksiklerini açıkça söylemeden anlatır. |
Devamı |