Cafer DEMİR
cafdemir1972@gmail.com
1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-4
26/04/2026 1967 tarihli 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile 5802 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılırken, 5802’nin 1. maddesinin özellikle istisna tutulmuş olmasıdır. 926 sayılı Kanun’un 208. maddesinde, 5802 sayılı Assubay Kanunu’nun “birinci maddesi hariç” yürürlükten kaldırıldığı açıkça yazılıdır. Bu ayrıntı son derece önemlidir. Çünkü bu tercih, yalnızca teknik bir mevzuat düzenlemesi değildir; aynı zamanda 1951’de kurulan tanımın sonraki personel rejimine de taşındığını gösterir. Yani sistem, yalnızca kanunu değiştirmemiş; o kanunun Assubaya bakışını da korumuştur. Bu da “yardımcı unsur” anlayışının geçici bir ifade değil, kurumsal süreklilik kazanan bir çerçeve olduğunu düşündürür. Burada şu soruyu sormak gerekir: Bir kurum, omurgasını taşıyan bir personel sınıfını neden kendi başına tanımlamak yerine bir üst statüye bağlı yardımcı unsur olarak tanımlar? Bunun cevabı sadece askerî organizasyon tekniğinde aranamaz. Bu aynı zamanda tarihsel bir sınıflandırma zihniyetidir. Hiyerarşiyi fonksiyonel iş bölümü olmaktan çıkarıp değer sıralamasına dönüştüren anlayışın hukuk metnine yansımasıdır. Assubaylık böylece yalnızca rütbe bakımından değil, anlam bakımından da ikincilleştirilmiştir. Bu, görev küçümsenmesi değildir belki ama statü sınırlandırmasıdır. İnsan bazen hakkını kaybetmeden önce ismini kaybeder. Burada da biraz olan budur. Bu tanımın pratik sonuçları zamanla daha görünür hale gelmiştir. Çünkü hukukta bir sınıfı “yardımcı” diye kurarsanız, onun temsil hakkını da merkezde düşünmezsiniz. Karar süreçlerindeki ağırlığını sınırlı görürsünüz. Özlük haklarındaki dengesizliği daha kolay meşrulaştırırsınız. Maaş rejiminde, tazminat sisteminde, emeklilik yansımalarında ve kurumsal protokolde oluşan farklar bir anda ortaya çıkmaz. Önce zihin kurulur, sonra mevzuat dallanır, en sonunda eşitsizlik normalleşir. 5802’nin 1. maddesi bu yüzden sadece bir giriş hükmü değil, uzun bir dönemin zihni haritasıdır. Bununla birlikte dürüst olmak gerekir: 1951 koşullarında bu kanunun çıkarılmış olması, astsubaylığın ayrı bir personel sınıfı olarak tanınması bakımından belirli bir kurumsallaşma adımı da sayılabilir. Kanunun varlığı, astsubaylığı tamamen belirsiz bırakmamış, onu özel bir rejim konusu haline getirmiştir. Yani metin bütünüyle yok sayıcı değildir. Fakat sorun tam burada daha net görünür: tanınmak ile eşit itibarda tanımlanmak aynı şey değildir. Bir statünün kanunda yer alması, o statünün onurlu ve dengeli kurulduğu anlamına gelmez. Bazen hukuk kişiyi görünür kılar ama yine de aşağı basamakta tutar. 5802 sayılı Kanun’da olan da büyük ölçüde budur. Bu nedenle 5802 sayılı Assubay Kanunu’na sadece tarihî bir belge gibi bakmak eksik kalır. Onu aynı zamanda kurumsal adaletsizliğin erken dili olarak okumak gerekir. Çünkü Assubaya yönelik pek çok sonradan oluşmuş hak kaybı, temsil eksikliği ve itibar sorunu, boşlukta ortaya çıkmamıştır. Bunların önemli bir bölümü, daha ilk tanım cümlesinde Assubayın nasıl görüldüğü ile ilişkilidir. “subaya yardımcı” ifadesi, görev paylaşımı anlatmaktan öte, Assubayın sistem içindeki ontolojik yerini tayin etmiştir. Bu yüzden bu metin yalnızca hukuki değil, sosyolojik ve psikolojik bir metindir de. Sonuç olarak 5802 sayılı Kanun’un en kritik sorunu, Assubayı görev yükü yüksek ama statü dili eksik bir personel sınıfı olarak kurmuş olmasıdır. Bu kanun, Assubaylığı tanımış ama tam anlamıyla yüceltmemiştir. Varlığını kabul etmiş ama değerini bağımsız bir eksende kurmamıştır. Asıl problem de budur. Çünkü bir kuruma yıllarca omuz veren bir meslek grubunun, hukukta kendi başına saygın ve asli bir unsur olarak değil, bir başkasına yardım eden unsur olarak tanımlanması, yalnızca kelime meselesi değildir. Bu, adalet meselesidir. Ve bazı adaletsizlikler maaş bordrosunda başlamaz. Önce cümlenin içinde başlar. 16 Nisan 2026
|
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| ASSUBAYLARA DA KAMUYA GEÇİŞ HAKKI TANINMALIDIR - 02/07/2026 |
| Sözleşmeli erlere ve uzman çavuşlara kamu kurum ve kuruluşlarına geçiş hakkı tanınıyorsa, bu hak assubaylardan esirgenemez. |
| BAŞÇAVUŞ MECMUASI: ASTSUBAYLIK TARİHİNİN HAFIZASI VE ONUR MÜCADELESİNİN SEMBOLÜ - 27/06/2026 |
| Bu tarihî mirasın en önemli belgelerinden biri Başçavuş Mecmuasıdır. İlk sayısı Rumî 10 Temmuz 1328, Miladî 23 Temmuz 1912 tarihinde yayımlanan bu mecmua, askerî mektep öğrencileri ile farklı sınıflardaki küçük zabitlere yönelik haftalık askerî bir |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-22 - 20/06/2026 |
| Bu yazı dizisinde ortaya çıkan tablo, yalnızca tek tek kanun maddelerinin eleştirisi değil; assubayların yıllar içinde hukukî olarak nasıl tanımlandığını, kurumsal olarak nereye yerleştirildiğini ve bunun insan hayatında nasıl sonuçlar doğurduğunu.. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-21 - 19/06/2026 |
| Devlet bazen sorunu çözer gibi yapmayı, gerçekten çözmekten daha çok seviyor. Çünkü çözüm, sadece yetkiyi yukarı taşımak değil; aşağıda biriken dengesizliği görmekle başlar. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-20 - 18/06/2026 |
| Bir sistem, hatayı kabul ettiğinde, bu kabul sadece bugünü mü düzeltmelidir, yoksa geçmişin etkisini de hesaba katmak zorunda mıdır? |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-19 - 17/06/2026 |
| 2016 tarihli 6656 sayılı Kanun ile getirilen geçici 38. madde, teknik bir düzenleme gibi sunuldu. Gösterge tabloları güncellendi, intibak yapıldı, bazı dereceler düzeltildi. Kâğıt üzerinde bakınca “iyileştirme” denebilir. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-18 - 15/06/2026 |
| 2009–2016 arasında 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu kökten değişmedi. Ama sistemin ince ayarları yapıldı. Görünürde herkes kazandı. Katsayılar arttı, maaşlar yükseldi. Ama kritik nokta katsayı değil, onun çarptığı göstergelerdi. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-17 - 07/06/2026 |
| Aynı kışlada yetişen, aynı nöbeti tutan, aynı riski paylaşan iki insan düşün. Aynı sabah içtimasında yan yana duran, aynı komutla hareket eden, aynı yorgunluğu akşam sırtında taşıyan iki astsubay. Aralarındaki tek fark, göreve başlama tarihidir. |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-16 - 05/06/2026 |
| Hukuk çoğu zaman sessizdir. Hatalarını yüksek sesle itiraf etmez. Ama bazen bir madde değişir ve o değişiklik, geçmişin eksiklerini açıkça söylemeden anlatır. |
Devamı |