Cafer DEMİR
cafdemir1972@gmail.com
1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-6
05/05/2026 1970’lerden itibaren 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu İnsan gerçekten tuhaf bir varlık. Yıllarca aynı üniformayı giyiyor, aynı riski alıyor, aynı sistemin yükünü taşıyor. Sonra bir gün karşısına bir cetvel çıkıyor ve hayatının değeri birkaç haneye indirgeniyor. Kim daha değerli, kim daha az. Kağıt karar veriyor, hayat katlanıyor. Kanun yapımcıların işaret ettiğin mesele tam da burada düğümleniyor. Bu bir “teknik fark” değil. Teknik diye sunulan şeyin arkasında bilinçli bir tercih var. 1970’lerden itibaren 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu üzerinde yapılan gösterge ve ek gösterge düzenlemeleri, sistemi sessizce yeniden şekillendirdi. Görünürde sadece rakamlar değişti. Ama gerçekte şunlar oldu: - Maaşın temeli ayrıştı - Emekliliğin zemini ayrıştı - Statünün ekonomik karşılığı ayrıştı - Subay için çizilen tavan yukarı taşınırken, astsubay için çizilen sınır aşağıda tutuldu. Bu, “fark” değil. Bu, tasarım. Ve sistem şöyle çalıştı. Bugün düşük verdiğini, yarın katlayarak geri alıyor. Çünkü gösterge dediğin şey sadece bugünkü maaş değil. O aynı zamanda: - Emekli aylığının matematiği - Emekli ikramiyesinin çarpanı - Hayat boyu taşınacak gelir standardı Yani mesele şu noktaya geliyor: Bir kişinin aktif görevde aldığı değer, onun yaşlılığını da belirliyor. Burada 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu devreye giriyor. Ve sistemin gerçek yüzü orada daha net görülüyor. Çünkü bu kanun şunu yapıyor: Çalışırken ne verdiysen, emeklilikte onu büyüterek geri veriyor. Ama başlangıçta eksik verdiysen? O eksiklik de büyüyerek geri geliyor. İşte bu yüzden mesele sadece maaş değil. Mesele zaman içinde büyüyen bir fark. Astsubay için düşük gösterge + sınırlı tazminat = Emeklilikte düşük maaş + düşük ikramiye. Bu bir sonuç değil. Bu bir zincir. Ve bu zincirin en kritik tarafı şu: İlk halkası görünmez. İnsanlar yıllarca çalışırken farkı tam hissetmez. Ama emekli olduğunda tablo netleşir. O zaman şu soru sorulur: “Neden bu kadar fark var?” Cevap acı ama basit: Çünkü fark en başta yazıldı. Burada durup biraz daha derine bakmak gerekiyor. Bu sadece ekonomik bir mesele değil. Bu bir değer meselesi. Bir kurum, aynı yapı içinde çalışan iki gruptan birine daha geniş bir gelecek, diğerine daha dar bir gelecek çiziyorsa, aslında şunu söylüyordur: “Sen de varsın… ama aynı ölçüde değilsin.” Sorun tam olarak bu cümlede. Ama burada bir kapı da açık. Çünkü bu yapı değişmez bir kader değil. Aynı sistem içinde: Göstergeler yeniden tanımlanabilir Ek göstergeler dengelenebilir Emekliliğe yansıyan farklar kapatılabilir Yani cetvel değiştirilebilir. Mesele şu: O cetveli kim tutuyor ve neye göre çiziyor? Gerçek mücadele de burada başlıyor. Sayılarla değil, o sayıların arkasındaki bakış açısıyla. |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-5 - 02/05/2026 |
| Assubay sistemin içinde vardır, görev yükü açıktır, sorumluluğu büyüktür. Ama bu varlık, kurucu bir rol olarak değil, tamamlayıcı bir rol olarak çerçevelenir. Bu fark küçük görünür ama derindir. Çünkü hukuk, sadece ne verdiğiyle değil, nasıl tanımlad |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-4 - 26/04/2026 |
| 1967 tarihli 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile 5802 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılırken, 5802’nin 1. maddesinin özellikle istisna tutulmuş olmasıdır. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-3 - 24/04/2026 |
| 211 sayılı Kanun’un Assubayı “asli unsur” olarak tanımlaması, bugün yapılan hak arama mücadelesinin en güçlü dayanaklarından biridir. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-2 - 22/04/2026 |
| Kanunun dili sadece sembolik değildir; kurumsal sonuç doğurur. |
| 1950’DEN GÜNÜMÜZE KANUNLAR İLE ASSUBAYLARA NE VERDİLER NELERİ GERİ ALDILAR (1) - 21/04/2026 |
| 1950’den bugüne uzanan süreçte, assubayları etkileyen her bir kanun değişikliğini ve alt maddelerini tek bir yazıda eksiksiz ortaya koymak, gerçekten de mevzuat mezarlığında kürek sallamak gibi bir iş. |