Cafer DEMİR
cafdemir1972@gmail.com
1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-8
08/05/2026 7/3/1974 tarih ve 1800 Sayılı Kanun: Farkın Güncellenip Korunduğu Dönem Bazen bir kanun açıkça haksızlık yapmaz. Ama öyle bir yapı kurar ki, sonuç zaten baştan bellidir. 7/3/1974 tarih ve 1800 sayılı Kanun tam da böyle bir dönüm noktasıdır. Görünürde yapılan şey basittir. Gösterge cetvelleri güncellenir, rakamlar artırılır, sistem modernize edilir. Fakat mesele rakamların artması değil, nasıl ve kimin için arttığıdır. Cetvellere dikkatle bakıldığında tablo netleşir. Subaylar için albay göstergesi 925-1000 aralığında başlar. Yarbay ve binbaşı için de yukarı doğru genişleyen, önü açık bir yapı kurulur. Astsubay tarafında ise kıdemli başçavuş 490-680 bandında kalır, başçavuş ve kıdemli üstçavuş daha aşağı aralıklara yerleştirilir. Bu şu anlama gelir: Subayın en düşük noktası, astsubayın ulaşabileceği en yüksek sınırın üzerindedir. Bu artık bir fark değil, sistematik bir mesafedir. Bu mesafe sadece maaş bordrosunda görülen bir sayı değildir. Bu, devletin aynı üniformayı taşıyan iki insanı nasıl konumlandırdığının göstergesidir. Aynı göreve çıkan, aynı riski alan, aynı sorumluluğu taşıyan insanların, daha en baştan farklı bir değere yerleştirilmesidir. Üstelik bu fark, açık bir cümleyle değil, teknik bir düzenleme ile yapılır. Çünkü teknik görünen her şey, sorgulanması daha zor olan şeydir. 1800 sayılı Kanun’un en dikkat çekici yönlerinden biri de astsubaylıktan subaylığa geçenler için oluşturulan geçici gösterge tablosudur. İlk bakışta bu, bir uyum çabası gibi görünür. Sanki sistem bir denge kurmak istemiştir. Ama tabloya yakından bakıldığında görülen şudur: Bu düzenleme farkı kapatmaz. Sadece geçişi yumuşatır. Yani kapıyı aralar ama eşiği yükseltir. Bu da şunu gösterir. Sorun görülmüştür ama çözüm, eşitlik üretmek yerine farkı yönetmek üzerine kurulmuştur. Asıl kırılma burada yaşanır. Çünkü bir sistem, farkı ortadan kaldırmak yerine onu düzenlemeye başladığında, eşitsizlik kalıcı hale gelir. Artık mesele tek tek maddeler değildir. Mesele, bütün yapının aynı sonucu üretmesidir. 1974 düzenlemesi de tam olarak bunu yapar. Farkı gizlemez. Ama onu normalleştirir. İnsan bazen en çok, görünmeyen sınırlar içinde yorulur. Açık bir engel olsa, ona karşı durmak daha kolaydır. Ama burada engel bir duvar gibi değil, bir cetvel gibi çizilmiştir. Sessizdir, teknik görünür, tartışılmaz gibi sunulur. Fakat sonuçları çok gerçektir. Maaşta görünür, emeklilikte büyür, yıllar geçtikçe derinleşir. 1974’te olan şey şuydu; Eşitsizlik kaldırılmadı. Daha düzenli, daha sistemli ve daha kalıcı bir hale getirildi. Ve belki de en ağır olanı şudur; Bu fark kimseye açıkça “sen daha az değerlisin” denilerek kurulmadı. Ama kurulan sistem, bunu her ay, her bordroda, her emeklilik hesabında yeniden söyledi. 20 Nisan 2026 ![]() |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-7 - 07/05/2026 |
| 1970 – 1323 Sayılı Kanun: Farkın “Matematiğe” Dönüştüğü An Bazı kırılmalar sessiz olur. Gürültü çıkarmaz. İnsan o an fark etmez. Ama yıllar sonra dönüp baktığında, hayatının yönünü değiştiren şeyin bir karar değil, bir cetvel olduğunu anlar. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-6 - 05/05/2026 |
| 1970’lerden itibaren 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-5 - 02/05/2026 |
| Assubay sistemin içinde vardır, görev yükü açıktır, sorumluluğu büyüktür. Ama bu varlık, kurucu bir rol olarak değil, tamamlayıcı bir rol olarak çerçevelenir. Bu fark küçük görünür ama derindir. Çünkü hukuk, sadece ne verdiğiyle değil, nasıl tanımlad |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-4 - 26/04/2026 |
| 1967 tarihli 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile 5802 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılırken, 5802’nin 1. maddesinin özellikle istisna tutulmuş olmasıdır. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-3 - 24/04/2026 |
| 211 sayılı Kanun’un Assubayı “asli unsur” olarak tanımlaması, bugün yapılan hak arama mücadelesinin en güçlü dayanaklarından biridir. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-2 - 22/04/2026 |
| Kanunun dili sadece sembolik değildir; kurumsal sonuç doğurur. |
| 1950’DEN GÜNÜMÜZE KANUNLAR İLE ASSUBAYLARA NE VERDİLER NELERİ GERİ ALDILAR (1) - 21/04/2026 |
| 1950’den bugüne uzanan süreçte, assubayları etkileyen her bir kanun değişikliğini ve alt maddelerini tek bir yazıda eksiksiz ortaya koymak, gerçekten de mevzuat mezarlığında kürek sallamak gibi bir iş. |