Cafer DEMİR
cafdemir1972@gmail.com
1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-13
20/05/2026 İnsan bazen “teknik düzenleme” denilen şeyin aslında ne kadar insani sonuçlar doğurduğunu görmek istemez. Çünkü rakamlar rahattır. Vicdan gibi rahatsız etmez. Ama benim anlattığın mesele tam da burada başlıyor: hukuk, açıkça ayrım yapmadan da ayrım üretir. 1989 tarihli 375 sayılı KHK ile kurulan görev tazminatı ve ek tazminat rejimi, ilk bakışta modern bir ücretlendirme aracı gibi durur. Performans, sorumluluk, görev ağırlığı… Kulağa düzenli ve ölçülebilir geliyor. Devlet de zaten böyle konuşmayı sever. Ama işin içine “gösterge” ve “takdir yetkisi” girdiğinde, bu sistem bir teraziden çok bir ayar düğmesine dönüşür. Ve o düğmeyi kimin, nasıl çevirdiği belirleyici olur. Sorun tam olarak burada düğümleniyor. Görev tazminatının gösterge rakamlarının yürütme tarafından belirlenebilmesi, hukuki bir esneklik gibi sunulsa da, pratikte bu esneklik çoğu zaman eşitliği değil, farklılığı büyütür. Çünkü takdir yetkisi, sınırları net çizilmediğinde, adalet üretmez. Öncelik üretir. Ve öncelikler çoğu zaman görünmeyen hiyerarşilere göre şekillenir. Cümlen sade ama ağır: “Görev var ama karşılığı denk değil.” Bu aslında bir mali şikâyet değil. Bu, değer ile karşılık arasındaki kopuştur. Yan ödeme puanı cetvelleri de bu kopuşun daha görünür hali. 926 sayılı Kanunun EK 3. maddesine dayanan bu sistem, teoride görev farklılıklarını dengelemek için vardır. Ama pratiğe bakınca başka bir tablo çıkıyor: Aynı sistem içinde iki ayrı değer dili oluşmuş; Biri yukarı doğru esneyen. Diğeri aşağıda sabit kalan. Burada ince bir nokta var. Her fark haksızlık değildir. Ama sürekli aynı yöne işleyen fark, artık teknik olmaktan çıkar. İşte mesele tam da bu süreklilikte. Tek bir cetvel değil. Tek bir karar değil. Yıllar boyunca tekrar eden bir yön. Bu yön, Assubayın mali tabanını sadece düşük bırakmıyor. Aynı zamanda şu duyguyu üretiyor: “Sistem seni görüyor ama seni merkeze koymuyor.” Ve bu duygu, rakamdan daha kalıcıdır. Şimdi daha zor olan kısmı söyleyelim. Bu tür yapılar çoğu zaman kötü niyetle kurulmaz. Ama iyi niyetle de düzelmez. Çünkü sistemler, kendilerini tekrar etmeye eğilimlidir. Bir kere “alt basamak” olarak kodlanan yapı, zamanla bunu normal kabul eder. Sonra kimse “neden böyle” diye sormaz, sadece “hep böyleydi” der. İşte en tehlikeli cümle budur. Bu yüzden bu yazı aslında bir tespit değil, bir uyarı: Sorun tek tek düzenlemelerde değil. Sorun, düzenlemelerin hep aynı istikamette akmasında. Ve adalet dediğimiz şey, sadece kuralların varlığıyla değil, o kuralların kimi sürekli geride bıraktığıyla ölçülür. İnsan bazen şunu fark eder; Eşitsizlik bağırmaz. Sessizce birikir. Sonra bir gün, herkes aynı soruyu sorar: “Bu fark nasıl bu kadar büyüdü?” Cevap basittir ama rahatsız edicidir. Çünkü fark bir anda oluşmaz. Her yıl biraz daha ayarlanır. 25 Nisan 2026 ![]() |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| 1951’DEN 2026’YA ASSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-12 - 12/05/2026 |
| KATSAYI ARTTI, AMA ADALET ARTMIYORSA NEYİ BÜYÜTTÜK? |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-11 - 11/05/2026 |
| 1982 – 2596 Sayılı Kanun: Rakamların Büyüdüğü, Farkın Derinleştiği Dönem |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-10 - 10/05/2026 |
| 1978 – 15 Sayılı KHK: Rakamlar Yükseldi, Ama Mesafe de Büyüdü Bazen bir düzenleme yapılır ve herkes kazanmış gibi görünür. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-9 - 09/05/2026 |
| 1975 – 1923 Sayılı Kanun: Farkın “Rakamla Değil, Kaderle” Yazıldığı An Bazen bir kanun çıkar. Metni sade görünür. Tablolar, rakamlar, artışlar… |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-8 - 08/05/2026 |
| Bazen bir kanun açıkça haksızlık yapmaz. Ama öyle bir yapı kurar ki, sonuç zaten baştan bellidir. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-7 - 07/05/2026 |
| 1970 – 1323 Sayılı Kanun: Farkın “Matematiğe” Dönüştüğü An Bazı kırılmalar sessiz olur. Gürültü çıkarmaz. İnsan o an fark etmez. Ama yıllar sonra dönüp baktığında, hayatının yönünü değiştiren şeyin bir karar değil, bir cetvel olduğunu anlar. |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-6 - 05/05/2026 |
| 1970’lerden itibaren 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-5 - 02/05/2026 |
| Assubay sistemin içinde vardır, görev yükü açıktır, sorumluluğu büyüktür. Ama bu varlık, kurucu bir rol olarak değil, tamamlayıcı bir rol olarak çerçevelenir. Bu fark küçük görünür ama derindir. Çünkü hukuk, sadece ne verdiğiyle değil, nasıl tanımlad |
| 1951’DEN 2026’YA ASTSUBAYLARA YÖNELİK MEVZUAT KAYNAKLI ADALETSİZLİKLER-4 - 26/04/2026 |
| 1967 tarihli 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile 5802 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılırken, 5802’nin 1. maddesinin özellikle istisna tutulmuş olmasıdır. |
Devamı |