• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
Ö/K Facebook

Ö/K Twitter

Ö/K You Tube
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam1101
Toplam Ziyaret1629949
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar46.213746.3988
Euro53.077253.2898
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
A24 Gayrimenkul

Tarih/Belgesel
İstanbul: Fatih Aldı, Vahdettin Kaybetti, Atatürk Kurtardı  


Bennett'in Mustafa Kemal'e Suikastle Görevlendirdiği İngiliz Ajanı Mustafa Sagir'in 1921'de Ankara'da Yakalanışı


Türk Devrimi'ne Karşı İngiliz Palavralarına Özgün Belge ve Bilgilerle Yanıtlar


II. Abdülhamid Dönemi'nin Bilinmeyenleri - 1. Bölüm


II. Abdülhamid Döneminin Bilinmeyenleri - 2. Bölüm


Harf Devrimi'nin Yerli ve Milli Kökleri, 1. Bölüm


Harf Devrimi'nin Yerli ve Milli Kökler-2


1945'ten Günümüze, Ulus-Devlet'e yönelik Etnik Bölücülüğe Meşruiyet Sağlayan İç ve Dış Odaklar


Küreselci Emperyalizmin Ulus Devlet Düşmanlığı, Etnik bölücülük ve Tek Dünya Devleti Düşleri


"Hilafet İngilizlerin İsteğiyle Kaldırıldı" Yalanını Çürüten Belgeler-1


"Hilafet İngilizlerin İsteğiyle Kaldırıldı" Yalanını Çürüten Belgeler-2


Atatürk'e ve Türk Tarih Tezine Kafatasçı Irkçılık Suçlaması Yapanlara Yanıt


Belgelerle 1925 Şeyh Said İsyanı
Musul Sorunuyla İlgisi | 1924 Ağustos Nasturi Ayaklanması l Şeyh Said İsyanı ve Hilafet |Türk Ordusu İçinde Örgütlenmiş Ayrılıkçı Kürt Kökenli Subaylar ve Gizli Azadi Örgütü | Seyit Abdülkadir ve Suçortaklarının İngiliz Ajan Mr. Templeton Olarak Tanıdıkları İstihbaratçıyla İlişkileri | Bastırılmasında Ordumuzun Yanında Yer Alan Bölge Aşiretlerinin Çabaları | Şeyh Said'in Hilafet Propagandasına Karşı, Adalet Bakanı Seyid Bey'in Onbinlerce Bastırılan Hilafetin Kaldırılması Konulu Kitapçığının İsyan Bölgesinde Dağıtılması | İsyancılardan Biri Bağırıyor: "Yaşasın Kürtlük!" İdamı İzleyen Diyarbakır Halkı Topluca Haykırarak Ona Yanıt Veriyor: "Yaşasın Cumhuriyet!" | Rauf Orbay: "Şeyh Said,.. 1914'te de Devlete Karşı İsyan Etmiş, Rus Konsoloshanesine Sığınmış, 1. Dünya Savaşı Arifesinde Rusya Hesabına Çalıştığı Sabit Olmuş, Müseccel (Sabıkalı) Bir Mahluktu.


Barzani aşiretinin emperyalizm ve siyonizm ile ilişkileri; Atatürk'e ve Türkiye'ye ve Türklüğe Düşmanlığı-1


Barzani aşiretinin emperyalizm ve siyonizm ile ilişkileri; Atatürk'e ve Türkiye'ye ve Türklüğe Düşmanlığı-2


"Ilımlı İslam" ve "Siyasal İslam" projesinin; belgeleriyle tarihsel kökenleri

- Türkiye'nin NATO'ya üyelik başvurusuyla ilgili gizli görüşme tutanakları
- Kimler neden ve nasıl Atatürk İlkeleri'ni hedef aldı?



31 Mart 1909 Asker Ayaklanması


Türkiye'ye yönelik psikolojik savaş yöntemleri



Milli Mücadele'ye Karaçalanlar 7. Bölüm:
Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu dergisinde C.R.Atilhan, Nihal Atsız, Rıza Nur makaleleri.


Milli Mücadele'ye Karaçalanlar 8.Bölüm: 
"N.F.Kısakürek ve C.R.Atilhan'ın M.Kemal'e Suriye Cephesinde İngiliz Ajanlığı ve İhanet İftirası.

Amerikan Kültür Emperyalizmi ve 1949 Fulbright Antlaşması...
-Türk Eğitim Sistemi ABD ve CIA güdümüne nasıl sokuldu?
-İkili antlaşmanın 13.03.1950 tarihinde yapılan Meclis görüşmesinde hangi vekiller evet oyu verdi, hangi vekiller oturuma katılmadı ?
-TBMM'de kabul edilen antlaşmanın gerekçesi neydi ?
-Fulbright burs programında CIA'nın örtülü operasyonlarına ilişkin itiraflar ve belgeler.



Suriye'de yaşananlar BOP'un bir sonucu mu?


Tunceli harekatına yönelik iftiralara yanıtlar


Türkiye'ye yönelik "Dersim İftirasına" yanıtlar


Türkiye,1990 sonrası hangi odaklarca, niçin ve nasıl hedef alındı?


1945-1990 arası ABD-Rusya Soğuk Savaş Dönemi; Küreselci Emperyalizmin SSCB’yi Yıkma Çalışmaları


12 Eylül’den günümüze ABD’nin Türkiye’ye biçtiği yeni rol


"Atatürk'ü Ankara'da 2 tabur işgalci İngiliz askeri selamladı" iddiasına; belgelerle son nokta


"Atatürk'ü Ankara'da İngiliz askeri selamladı" iddiasına yanıt


Cumhuriyetin yerli ve milli kökleri-Laiklik


Vahdettin'in kaleminden Milli Mücadele'ye, Atatürk'e ve Türklüğe iftiralar


Milli Mücadele'ye Karaçalanlar: Rıza Nur


Rıza Nur; Nihal Atsız; Kadir Mısıroğlu İlişkileri

Milli Mücadele'ye Karaçalanlar, 11. Bölüm
Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü'ye yönelik iftiralar, kimlerce ne zaman başlatılmış; nasıl yayılmıştır



Kazım Karabekir'den Fevzi Çakmak ve Atatürk'e iftiralar


Kazım Karabekir'in Suçlamalarına Atatürk'ün Verdiği Yanıtlar


Karabekir - Atatürk Düellosu - 1933 - Özgün belgelerle


Karabekir - Atatürk Düellosu-2


Karabekir - Atatürk Düellosu-3


Kazım Karabekir'in Atatürk'ün ölümünden sonra yönlettiği suçlamalar ve yanıtları


Karabekir'den Atatürk ve Yakın Çevresine Müslüman Türkleri Hristiyanlaştırma suçlaması


K.Karabekir'in Atatürk'e: Türkiye'yi Bolşevik yapacaktı, Amerikan Mandası yapacaktı, Halife olacaktı vs. iftiraları ve Birincil Kaynaklardan Özgün Belgelerle Çürütücü Yanıtlar.


Atatürk'e yönelik "İngiliz ajanı" iftirasına belgelerle yanıtlar


Vahdettin neden kaçtı ? Çoğunu ilk kez göreceğiniz belgelerle...


Vahideddin'in ABD, İngiltere, Fransa devlet başkanlarına gönderdiği mektuplarda, bildirilerinde ve anılarında Türklüğe yönelttiği iftiralar ve "Vahideddin dünyanın en dürüst adamıydı, hazinesini götürmeyip millete bıraktı" yalanını çürüten gerçekler

1-TBMM Gizli Oturum Tutanaklarında Vahideddin.
2- G. Jeaschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" ve "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi"ndeki yalan, yanlış vs. uydurmalarıyla Vahideddin'in kaçışına ilişkin gerçeğe aykırı iddialar



Rıza Nur ve K.Karabekir'in, Atatürk'e karşı söylem ve eylem birliği


27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi - Amerika


19 Mayıs

"Üçler Misakı" nedir?
Milli mücadele tarihimizde nasıl bir yere sahiptir?
Kimler tarafından imzalanmıştır?
Kimler tarafından; ne zaman ve nasıl çarpıtılmıştır?



Üçler Misakı - Milli Mücadele Kararı - Fevzi Paşa, Cevat Paşa, Mustafa Kemal Paşa
19 Mayıs Devlet Operasyonu , "Erenköy Konseyi" uydurmaları ve karartılan "üçler misakı" gerçeği...



Osmanlı Devleti l. Dünya Savaşı'na niçin ve nasıl girdi?


l. Dünya Savaşı'nda, gizli anlaşmalar ışığında; İttihat-Terakkiı, Atatürk ve Almanya arasındaki ilişkiler, çelişkiler, çatışmalar


Müttefik sanılan Alman İmparatorluğu'nun Osmanlı İmparatorluğu'nu sömürgeleştirme ve parçalama planları


Atatürk'ün "Türk Tarih Tezi"
Mezopotamya, Anadolu ve Avrupa'da varolmuş Türk medeniyetleri



30 Ağustos Zaferi


Lozan Antlaşması'na yönelik iftiralara, çoğunu ilk kez göreceğiniz, özgün belge ve bilgilerle yanıtlar



İngiliz meclisi Lozan'ı onaylamak için niçin yaklaşık 1 yıl bekledi?



Dr. Ramazan Kurtoğlu: Yeni dünya düzeni kurulurken son seferde en son fethedilecek ülkenin adı Edom’dur. Edom, Kabala’ya göre Anadolu’dur.



Banu AVAR: 100 Yıllık Strateji : İKİNCİ İSRAİL/KÜRDİSTAN! | "HÜDAPAR ve DEM'in KEMALİZM Kavgası!"

Cengiz Özakıncı - Levent Yıldız ile Tarihin Bilinmeyen Yüzü
288 ÖĞRENCENİN KONULARI VE YOUTUBE KISA YOLU İÇİN FOTOĞFRAFI TIKLAYINIZ:




İbrahim ORTAŞ
ibrahimortas@oncekultur.com
Uluslararası Meralar ve Çobanlar Yılı ile 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü
18/06/2026

Uluslararası Meralar ve Çobanlar Yılı ile 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Gününün Önemi

Birleşmiş Milletler 2026'yı "Uluslararası Meralar ve Çobanlık Yılı" ilan etti.

Bugün kutlanan 2026 Uluslararası Meralar ve Çobanlar Yılı, aynı zamanda 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günüdür. Mera ve çobanlık günü olması nedeniyle, çayır ve meraların topraklarının korunması ve erozyonun önlenmesi bakımından hayati önem taşır.

Neden Çobanlık?

Diğer tarafta, insanlığın avcı-toplayıcılıktan yerleşik hayata geçişi, tarımın yapılması, hayvanların evcilleştirilmesi ve çobanlık gibi, salt hayvan güden beden işçisi değil, aynı zamanda hayvan üretimi kadar ortamı yönetme, doğayı gözleme, sorunlara çözüm üretme gibi liderlik vasıflarını da gerektirdiği için örnek yetişkin eğitici kişi olarak kabul edilir. Semavi dinlerde peygamberlerin doğa ile baş başa olduklarında kazandıkları mütevazılık, olgunlaşma, doğayı gözlemleme ve bir topluluğa rehberlik etme becerileri kazanma bakımından çobanlık mesleği önemsenir. Hristiyanlıktaki  papaz olarak bilinen (pastör) Latince'de çoban olarak tanımlanır. Bizler de üniversiteye gelene kadar yazları köylerimizde üretimin bir parçası olarak koyun, keçi ve ineklere çobanlık yaptık. Çocuk yaşta dağda-bayırda yalnız başınıza kaldığınızda olası her türlü riski ve korkuyu yaşayarak kendinizi bir şekilde  güçlü kılmak için kendinizi hazırlamak durumunda kalıyorsunuz. Geçmişte yaşadıklarımı hatırlayınca çoban meleğinin önemi daha iyi anlaşılıyor.   Bu bağlamda Birleşmiş Milletler'in 2026 yılı mera ve çobanlık mesleğini birlikte anması, bana sanki meraların doğanın işleyişindeki önemi kadar meralarda hayvanlarını otlatan çobanların yalnızca hayvan bakımıyla sınırlı kalmadığını; ekonomik değerin ötesinde, olayın sosyo-kültürel ve inançsal geçmişini de gündeme taşıyarak iade-i itibar yapmaya çalıştığını düşündürmüştür.

Neden Meralar?

Mera konusu tarım bilimi açısından hayvancılık alanı dışında çok az işlenen ve üvey evlat muamelesi gören bir bilim alanıdır. Tarım, orman, veterinerlik ve hayvan yetiştirme alanlarındaki bilim insanları ve ilgililer konuyu yakından biliyor. Ancak son dönemlerde artan iklim değişimleri ekseninde, meraların karbon yutağı olduğu ve et fiyatlarındaki fahiş artışın nedenleri arasında hayvanların otlanma alanlarının azalmasının yer aldığı belirtilmesiyle mera konusu kamuoyunun gündemine geldi. 

Tarımın Üvey Evladı: 2026 Uluslararası Meralar Yılında Türkiye'nin Mera Gerçeği

Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2026 Uluslararası Meralar ve Çobanlar Yılı (IYRP) çerçevesinde, dünya genelinde çayır ve meraların önemi konusundaki farkındalık çalışmalarının başlatılması çok önemli. Türkiye'nin tarım ve hayvancılığı açısından çayır ve meraların yönetimi, ne yazık ki tam bir plansızlık ve öngörüsüzlük süreci içerisinde yürütülmüştür.

Türkiye ne yazık ki traktörün geçen yüzyılda tarımda yaygın kullanılması ve özellikle Marshall Yarımları sonrasında, tarımsal niteliği olmayan geniş mera alanlarını ve sulak alanları hızla tarla tarımına dönüştürdü. 1940 yılında yaklaşık 44,2 milyon hektar, 1960 yılında 29 milyon hektar olan mera alanı günümüzde 13.3 milyon hektardır. Resmi veriler, son 60 yılda meraların %54 oranında azaldığını göstermektedir. 1940’lı yıllardan günümüze kadar yaklaşık 31 milyon hektar çayır ve mera alanı doğal yapısından çıkarılarak tarım, yerleşim yeri ve diğer kullanım alanlarına dönüştürülmüştür. Yoğun kentleşmenin yaşandığı başta Marmara olmak üzere tüm kıyı bölgelerimizde bu kayıp oranı çok daha yüksek seviyelerdedir. Üstelik meralardan tarım arazisine dönüştürülen bu alanların verimliliği son derece düşüktür ve bugün gelinen noktada tarım yapılamayacak kadar kötü durumdadır. Ayrıca ekosistem korunması ekseninde, bitkiler kadar hayvan varlığı ve hayvansal sağlıklı gıda sağlanması bakımından çayır ve meranın önemi tartışılmazdır.

Toprak, Biyoçeşitlilik ve İklim Ekseninde Meraların Korunması Neden Hayati Önemlidir?

Meraların zengin biyolojik çeşitliliği ve mikrobiyal yapısı sayesinde iklim değişikliğine karşı birer karbon yutağı konumunda olması, ekosistem hizmetleri ve sürdürülebilirlik açısından başlı başına hayati önem taşır.

Mera Kanunu ve yönetmelik gibi hukuki düzenlemeler ile meraların mülkiyet yapısı ve kullanım esasları, 1998 yılında 4342 sayılı Mera Kanunu’nun koruyucu yasal bir çerçeve sunmasına rağmen, ne yazık ki son yıllarda basına yansıyan enerji, madencilik, HES’ler, turizm ve değişik ihtiyaçlar için amaç dışı kullanıma ayrılan arazi kullanım talepleri kamu eliyle işlevini kaybetmesine neden olmaktadır. 4342 sayılı Mera Kanunu ile meralar devletin hüküm ve tasarrufu altına alınmış; meraların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, zamanaşımı uygulanamayacağı ve sınırlarının daraltılamayacağı yasal güvence altına alınmıştır. Ancak sahada bu güvencenin işlevsel olmadığı malumunuzdur.

Temmuz 2025’te, bütün itirazlara ve verilen sözlere karşın kabul edilen Torba Yasa düzenlemesinde zeytinlikler, ormanlar, tarım alanları ve mera alanları gibi pek çok doğal varlığın doğal yapısından çıkarıldı. Kaybolan mera ve doğal varlıkların korunması konularında artan bir talebin oluştuğu görülmektedir. Mera ve orman alanlarının amaç dışı kullanımına karşı yöre halkları ve duyarlı çevre örgütleri, doğanın bozulmasının çevre ve insan sağlığına telafisi mümkün olmayan etkiler yaratacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır. Ancak çok da dikkate alınmamaktadır.

Mera Kanunu Tahribatı Önlemede Neden Yetersiz Kalıyor?

1998'de yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Kanunu, meraları korumayı amaçlasa da günümüzde tahribatı önlemede çeşitli sebeplerle yetersiz kaldığı görülmektedir.

Yasal boşluklar ve tahsis baskısı nedeniyle toprakların ve meraların korunması mümkün olmamaktadır. Yasayı yürürlüğe koyan kamu idaresi, çelişkili bir biçimde yine kendi verdiği izinlerle bu doğal alanların tahribatına yol açabilmektedir. Kanunda yer alan istisnalar ve kamu yararı gibi başta 14. Madde kapsamındaki maden, petrol arama veya turizm yatırımları diye başlayan ifadeler ile doğal alanlar amacı dışına çıkarılmaktadır. İl Mera Komisyonları ve Toprak Koruma Kurulları, söz konusu 4342 sayılı Mera Yasası ve 4503 sayılı Toprak Yasası ile ilgili istisnaları önlerine koyarak toprak ve mera alanlarını kolayca başka kullanım alanlarına tahsis etmektedir. Böylece ilgili yasalar boşa düşürülmektedir. Geçmişte üniversite tarım alanlarının yerleşim yerlerine açılması konusundaki bildiğimizde, mutlak tarım arazisi vasfındaki alanların amaç dışına çıkarılması sürecinde ilgili koruma kurulu tarafından alınan karara ve yaşananlara inanamadık. İlgili yasaların çıkarılmasını isteyen, savunan ve bilenler olarak bizlere “yaptık oldu, mahkemeye gidin” demeye getirildik.

Son yıllarda yaşanan iklim krizinin etkilerinin azaltılması konusunda, meraların sağladığı atmosferdeki karbonu emen yutak konumu nedeniyle çayır ve meraların korunması talebi oluştu. İlgili yasaların yeniden güncellenmesi talebi gündeme gelmiştir. Günümüzün iklim krizi ihtiyaçları, karbon yutağı gereksinimleri ve iklim değişikliğine uyum stratejileri doğrultusunda bitki türlerinin uyumu yeniden gözden geçirilmelidir. Aksi durumda, doğanın tahribatı ve karbon yutaklarının ortadan kaldırılmasıyla çok daha büyük sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu bağlamda, toplum belki de şimdilik konu hakkında bilgi sahibi değildir. Nihayet yapılan araştırmalar, mera kullanıcısı üreticilerin %70'inin Mera Kanunu ve Yönetmeliği hakkında bilgi sahibi olmadığını göstermektedir. Ciddi ve bütünlüklü bir bilgilendirme ile çayır meralarının iklim değişimine ve hayvansal gıda ihtiyacının karşılanmasına ilişkin farkındalık yaratacak eğitimler verilmelidir.

Ne yapılmalı?

Konu çok önemsiz gibi görülebilir, ancak çayır meralarının toprak, iklim ve canlı sağlığı ekseninde çarpan etkileri çok büyük bir öneme sahiptir.  Bütünlüklü bir kamu anlayışıyla ülkenin tarımsal üretimi ve toplumun sağlık sorunlarının bir parçası olarak tarım alanları ile diğer arazilerin kullanım planlaması yapılırken, çayır meraları, orman alanları ve toprakların korunması yeniden gözden geçirilmelidir.

Yapılması gerekenler;

Yeniden Çayır Mera Araştırma Enstitüleri kurulmalı. Araştırmaların yanında, koruyucu önlemlerin alınması da sağlanmalı. Konu hakkında kapsamlı bir eğitim ve farkındalık çalışması yapılmalıdır.

Bütüncül otlatma yönetiminde iklim ve biyoçeşitlilik konusunun öne çıkarılması.

Toprak Ekosistem Servisleri ekseninde aşırı otlatmanın engellenmesinin temiz su sağlama, mineral beslenme ve enerji döngüsü açısından önemi vurgulanmalı.

Toprak canlılığı ve gıda kalitesinin artırılması ekseninde çayır-mera ve hayvan varlığının önemi vurgulanmalıdır. Bitki-hayvan varlığı dengesinin, başta bitkinin hayvan gıdası, hayvanın ortama gübresi, hayvan toynaklarıyla toprağı havalandırma vb. konuların önemi işlenmeli.

İklim değişikliğiyle mücadelede, özellikle toprak karbon bütçesinin güçlendirilmesi tarım politikalarının önceliği olmalı. Topraktaki organik madde miktarını ve mineralleri artırarak toprak canlılığının ve toprağın ot üretme verimliliğinin kalitesinin önemi örneklerle işlenmeli. Meraların karbon depolama kapasitesi konusu, iklim krizine karşı son derece önemli bir karbon yakalama stratejisi olarak ele alınmalıdır. Toprakta daha fazla karbon depolanmasını (karbon emilimi) sağlayan meraların sürülebilir yaşam için önemi vurgulanmalı

Sürdürülebilirlik açısından bütüncül otlatma yönetimi kapsamında, çok yıllık yem bitkileriyle birlikte tarımın ve doğanın sürdürülebilirliğinin kamuoyuna geniş kapsamlı biçimde anlatılması gerekmektedir.

Hepimizin yaşamı ve ekosisteminin işleyişi için kanunun varlığından habersiz geniş bir kitlenin meraları koruması beklenmez. Kamu ve ilgili bilim kuruluşlarının konuyu beklenen ötesinde ciddiye alması gerekmektedir.

17 Haziran 2026, Adana

İbrahim Ortaş, iortas@cu.edu.tr, https://ibrahimortas.com.tr

 



62 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Aşılı Karpuzların Kabak Tadı, Terminatör Tohumlar: Gıda Güvencemiz Tehlikede mi? - 14/06/2026
Aşılı Karpuzların Kabak Tadı, Terminatör Tohumlar: Gıda Güvencemiz Tehlikede mi?
Dünyada Yaşanan Savaş Sorunlarının Anlaşılmasında Tüfek Mikrop ve Çelik Kitabının Önemi - 06/02/2026
Dünyada Yaşanan Savaş Sorunlarının Anlaşılmasında ve Tarım Tarihi Bilincinin Gelişmesinde Tüfek Mikrop ve Çelik Kitabının Önemi
Deprem Değil, Yozlaşma ve Çürümüşlük Öldürür - 06/02/2026
Deprem Değil, Yozlaşma ve Çürümüşlük Öldürür: 6 Şubat Depremi
Tarımsal Öğretimin 180. Yılında, Tarım-Toprakta Yaşanan Yapısal Sorunlar Sürdürülebilir Yaşamı - 15/01/2026
Tarımsal Öğretimin 180. Yılında, Tarım-Toprakta Yaşanan Yapısal Sorunlar Sürdürülebilir Yaşamı ve Gıda Güvencesini Tehdit Etmektedir
“Sağlıklı Kentler İçin Sağlıklı Topraklar” ve Kentlerin Yeniden Yaşanılır Duruma Getirilmesi - 14/12/2025
5 Aralık Dünya Toprak Günü Ekseninde “Sağlıklı Kentler İçin Sağlıklı Topraklar” ve Kentlerin Yeniden Yaşanılır Duruma Getirilmesi
Maddi Zenginlik Değil, Duygusal İç Zenginlik Arayışı - 01/12/2025
Ancak özde insanın gelişmesi, özünü yoklaması ve belirli bir eşiği geçerek kendi geçekleşmesi sürecini toplum olarak yakalayamadık. İnsan bugün birbirine bile isteye tabiri caiz ise “kazık” atıyor.
5. Uluslararası Tarım ve Gıda Etiği Kongresi Üzerine İzlenimler - 30/10/2025
Ulaşım ve iletişim teknolojileri çağından artan ithal gıdalar, petrole dayalı üretim ilişkileri sonucu yüksek fiyat farklılıkları, ülkelerin yaşadığı sürekli ekonomik krizlerin gıda ve etik krizlere ile devam etiğini görülmektedir.
Cumhuriyetin Anlaşılması Tarih Bilinciyle Mümkündür - 29/10/2025
Birinci Dünya Savaşı sürecinde imparatorlukların ulus devletlerine dönüştüğü bir dönemde, çağının ilerisinde toplumun kendi iradesini demokratik anlayışla tesis etmesine olanak sağlamıştır.
İklim değişimlerinin Akdeniz Bölgesinde Toprak Yapısı ve Verimliliği Üzerine Etkileri Çalışmaları - 28/10/2025
Sonuç olarak toprak canlı bir ekosistemdir. Canlı ekosistemin diğer canlılar gibi canlığının korunması için beslenmesi, dinlenmesi ve bakıma ihtiyacı bulunmaktadır.
 Devamı
Site Haritası
Linkler
KİTAP ÖNERİLERİ
Prof.Dr. Cihan Dura, Sömürgeleşen Türkiye


Prof.Dr. Cihan Dura, Ataname


Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında
(AB-D Tarafından Yerli İşbirlikçileri ile Kuşatılan Türkiye) 


M.Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye


Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı


Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Sızıntı


Barış Pehlivan, Barış Teroğlu, Metastaz


Alev Coşkun, Tarihi Unutmamak


Prof.Dr.Emre Kongar, 21. Yüzyılda Türkiye


Prof.Dr.Emre Kongar, Yakın Tarihimizle Yüzleşmek


Rıza Zelyut, Osmanlı'da Oğlancılık


Merdan Yanardağ, Türkiye Nasıl Kuşatıldı?


Prof.Dr. Sina Akşin, Yakın Tarihimizi Sorgulamak


Nurten Arslan. Küçük Anılarda Büyük Sırlar, 5 cilt
Biyografik Roman Tarzında Atatürk ve Yakın Tarih


Soner Yalçın, Samizdat


Soner Yalçın, Saklı Seçilmişler


Erol Toy, O'na Katılmak, Dünden Yarına Türkiye Cumhuriyeti


Prof.Dr. Afet İnan, Medeni Bilgiler ve M.Kemal Atatürk'ün El Yazıları


Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu


Laik, Demokratik, Hukuk Sevleti Türkiye Cumhuriyeti'ni Ortadan Kaldırmaya Yönelik İç ve Dış İrticai Örgütler


Prof.Dr. İlber Ortaylı, Zaman Kaybolmaz


Prof.Dr. İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk


Süleyman Duman, Kütahya-Eskişehir


Anılarla Mayıs 1970 - Ocak 1975 Astsubay ve Eşlerinin Hak ve Adalet Arama Mücadeleleri
Yazar: Abdullah İnaler


Cengiz Özakıncı, İblisin Kıblesi
(Türkiye'nin Üniter ve Laik Yapısını Hedef Alan AB-D
Bunun için neler yaptı?
Belgeleriyle Tarihe Tanıklık Edeceksiniz)


Cengiz Özakıncı, Türkiye'nin Siyasi intiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı
(Bugün Olanları, Yarın Olabilecekleri, Tarihi Benzerlikleri, Belgeleri ile Anlatmakta Olan Bir Eser)


Cengiz Özakıncı, Kalemin Namusu, Türk Savun Kendini


Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı


Ali Tayyar Önder - Türkiye'nin Etnik Yapısı ve Açılım


Cengiz Özakıncı - İblisin Kıblesi Kitabına Ait Program


Prof.Dr. Necati Demir ile Türk Tarihi Üzerine 19 Mayıs Programı-1


Prof.Dr. Necati Demir ile Türk Tarihi Üzerine 19 Mayıs Programı-2


Cengiz Özakıncı:Türkiye Cumhuriyeti'nin Yerli ve Milli Kökleri


Cengiz Özakıncı:1989 Sonrası Türkiye’de Küreselci Emperyalist Operasyonlar.
Dersim iftiraları-Kanal İstanbul, Monrö Bağlantısı-Atatürk ve Laikli İlkesine Yönelik Psikolojik Harekat Nasıl ve Neden Başladı

Cengiz Özakıncı: ABD’de Ulusal Demokratik Cumhuriyet’in Temelleri
Amerika'da okullarda öğrencilere okutulan Ulusal Ant
- Atatürk'ün Eğitim Sistemi


Amerikan Ulusal Andı

"Pledge of Allegiance - Brody Middle School"



Türkiye'de "Öğrenci Andı" Pkk ile Açılım Döneminde Kaldırıldı.13.10.2013
Prof.Dr. Erol Manisalı: Amerika'nın yürüttüğü karşı devrim


GENÇLİĞE HİTABE
Analiz

AKP-BDP çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti’ni dönüştürmeye çalışanlar, 18 yıl önce (1993-1994) Kürt-İslam çizgisindeki Yeni Zemin’de örgütlenmiş... 3.6.2011-Yeniçağ 
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/-51438h.htm
Yeni Zemin Dergisi Konu Başlıkları:
https://web.archive.org/web/20191104182813/http://katalog.idp.org.tr/dergiler/610/yeni-zemin



Yıl 1993; Sayın Recep Tayyip Erdoğan (Refah Partisi İstanbul İl Başkanı, MKYK Üyesi) Sayın Bülent Arınç (Refah Partisi MKYK Üyesi) ve Sayın Mehmet Metiner (Yeni Zemin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni).


Yıl 1993; Sayın R.Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç ve Mehmet Metiner birlikte bir açık oturumda


Türkiye'nin siyasi yapısının islami yönde değiştirilmesini temel hedef edinmiş Yeni Zemin Dergi Yazarları, TSK yapısının değiştirilmesini de misyon edinmiş.

Aynı zamanda eyalet, hilafet gibi söylemlere sahip Em.Tuğg. Adnan Tanrıverdi 15 Temmuz 2016 sonrası TSK'da yaptırdığı değişiklikleri sıralıyor:


İçişleri Eski Bakanı Sadettin Tantan'ın HÜDA PAR ve Hizbullah Tespitleri