İbrahim ORTAŞ
ibrahimortas@oncekultur.com
Bedava Yaşıyorduk, Artık Bedava Yaşanacak Ne Kaldı?
24/08/2026 Orhan Veli’nin “Bedava Yaşıyoruz Bedava” şiirini ilk defa
üniversiteli yıllarda duymuştum. O dönemlerde üniversite öğrencisi olmanın bir
ayrıcalığı entelektüel bir birikim oluşturmak için şiir ve roman okumak,
tiyatroya gitmek, sanatsal etkinlikleri izlemekti. Gazete okumak yaygın bir
durum. İnternet olmadığı için o dönemde çok okurduk, tartışırdık. O dönemdeki
büyüklerimizin ve okuduğumuz kitapların etkisiyle eleştiri yapma geleneği
vardı. O dönemde en çok Ahmet Arif, Orhan Veli, Enver Gökçe, yabancılardan
Bertolt Brecht ve Pablo Neruda okunurdu. Aylık tiyatroya giderdik. Tiyatroya
gittiğimizde rektörümüz, dekanlarımız ve hocalarımızla orada karşılaşırdık.
Bizleri hep teşvik ederlerdi. İlgi gösterirlerdi ve sevgilerini belirtirlerdi.
Biz de entelektüel ve önemli simalarla birlikte aynı çatı altında tiyatro
izlemekten mutlu olurduk. Adana’da 1990’lı yıllarda ilk defa Müşfik Kenter’in sesinden
Orhan Veli’nin “Bedava Aşıyoruz Bedava” şiiri hepimizi etkilemişti. Şiirin dizelerindeki; Bedava yaşıyoruz, bedava, Hava bedava, bulut bedava, Dere tepe bedava, Yağmur çamur bedava, Otomobillerin dışı, Sinemaların kapısı, Camekanlar bedava; Peynir ekmek değil ama, Acı su bedava, Kelle fiyatına hürriyet, Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava. Şiirindeki her söz anlam yüklü ve
düşündürücü bir anlatımdı. Orhan Veli Kanık şiiri yazarken o dönemin
koşullarına yönelik bir eleştiri geliştirmiştir. Sonradan öğrendik ki Orhan
Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat o dönemde ayrı bir edebî ekol
oluşturuyorlardı. Türk edebiyatına önemli katkı sağlamışlar. İnsani değerler Maddi Değerlerle Ölçülemeyecek Kadar
Bedava Oran velinin bedava yaşamına farklı bir ifadeyi, Fars asılı
keman virtüözü Farid Farjad’a atfedilen: “Sevmek, gönül almak, ince düşünmek,
güzel konuşmak, halden anlamak, düşeni kaldırmak, ağlayanı güldürmek… Bunlar
hep bedava, biliyor musunuz?” ifadesiyle insani değerlerin maddi karşılıkla
ölçülemeyecek kadar bedava olduğunu belirtiyor. Aslında, dünyanın artan hayat pahalılığının yarattığı
etkiyle yaşanmaz hale geldiğini ve dünyadaki 1 milyar insanın yoksulluk
sınırında yaşadığını, gıdaya erişememe durumunda olduğunu anlıyoruz. Ancak
insani değerlerin maddi karşılığının bulunmadığının bilinmesi gerekir. Günümüzde bedava yaşanan hava bile parayla, bırakın suyu ve
yürünecek yolları. Hepsinden önemlisi, bir insan hakkı olan su içmenin bugün
ekmekten daha pahalı olmasıdır. Havaalanlarında, uçaklarda litre fiyatı (5
Euro) 250 TL’ye kadar çıkabilmektedir. Dağların taşlarının çoşkulu akan suları
bugün plastik kaplarda bayatlatılarak insanlara yüksek fiyata satılmaktadır.
Yine günümüzde en ucuz yerler olan semt pazarlarında bile günlük fiyat artışı
yaşanmaktadır. Doğal olarak fiyat artışlarının bir mantığı ve temel dayanağı
olmalı. Ölçülen veriler üzerinden bir fiyatın belirlenmesi beklenmektedir.
Yaşamın zorluklarını ve fiyatların belirlenmesinde enflasyonun etkisini ele
alan TÜİK’in enflasyon açıklamaları çoğu zaman eleştiri konusu olmaktadır. Çoğu
zaman insanlar kendi hissettikleri hayat pahalılığına bakarak fiyatları
belirlemektedirler. Artan hayat pahalılığı, başta işsizlerden öğrencilere,
işçilerden memurlara, çiftçilerden emeklilere kadar toplumun geniş kesimlerinin
belini iyice bükmenin ötesinde, artık bedava yaşanacak hiçbir şeyin kalmadığını
iliklerine kadar hissettirmektedir. Dünyada uzun zamandır dinmeyen enflasyon
ateşinin yarattığı eşitsizlik yaşam kalitesini birçok kesim için yaşanmaz
duruma getirdi. Şimdilerde artık bedava yaşıyoruz; bedava. “Kelle fiyatına
hürriyet, esirlik bedava!” diye haykırmak insanın içinden geliyor. Ancak
boğazımıza düğümlenen 'bedava yaşıyoruz' yerine artık “bedavada yaşayamıyoruz”
geliyor. Bedava Yaşanacak Ne Kaldı? Şimdi geriye baktığımda, o dönemlerde izlediğimiz sanatsal
ve kültürel etkinlikler bize çok şey kazandırmıştır. O dönemin birikimleri
bizleri yaşama bağladı ve kendimizi de içinde bulunduğumuz ortamı da tanıma
şansımız oldu. İyi ki o dönemin atmosferini solduk, bedava öğrenme ve öğretme
şansına sahip olduk. En azından o dönemin zihnimizde oluşturduğu doğayı ve
toplumu anlama yetisi, bugünleri analiz etmeye katkı sunmaktadır. Günümüzde bedava bir şey kaldı mı bilmiyorum. Artık hava,
su, ekmek, hatta özgürlük bile bedava değil. Sevgi, gönül almak, tebessüm
etmek, insanın insana dostluğu, bilginin, birkaç güzel sözün içtenlikle
belirtildiği değerlerin hâlâ bedava kalabildiğini unutmadan; elimizde kalan bu büyük
zenginliklerimizin kıymetini bilerek bedava yaşamak gerekir. Elde kalan başta
olan dostlarla karşılık beklemeden içten sevgi temeline dayalı bilgi paylaşmak,
internetin ücretsiz sunduğu bilgi kaynaklarından öğrenmek ve bedava duygusuyla
beleşe sağlıklı bir gün dilemek. Bugün de sevgimiz bedava olsun. 15 Ağustos 2026, Adana İbrahim Ortaş, iortas@cu.edu.tr, https://ibrahimortas.com.tr |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| Başarının da Ötesinde, Öğrenmek, Üretmek ve Katkı Koymak - 16/08/2026 |
| Başarının da Ötesinde, Öğrenmek, Üretmek ve Katkı Koymak Başarı nedir? Nasıl kazanılır? Başarı mı, yoksa katkı koyacak düzeyde etkili olmak mı? |
| Akdeniz Tarımında Karbon Sekestrasyonu ve Bitki Gelişimi:Çukurova Üniversitesi SHARInG-MeD Yaz Okulu - 15/08/2026 |
| Akdeniz Tarımında Karbon Sekestrasyonu ve Bitki Gelişimi: Çukurova Üniversitesi SHARInG-MeD Yaz Okulu Duyurusu (31 Ağustos - 4 Eylül 2026) |
| Küresel Krizlerin Gölgesinde Türkiye Tarımının Petrol Kapanı ve Geleceği - 26/07/2026 |
| stratejik konumdaki tarımın sürdürülebilirliği doğrudan üretimin amaca uygun ve istenen özelliklerde gerçekleşmesine bağlıdır. |
| Emeklilik Nedir, Ne Zaman Başladı? - 25/07/2026 |
| Bilimsel olarak epey kan kaybetmiş durumun yeniden restore edilmesi için Türkiye'nin bilimsel kapasitesini doğrudan ilgilendiren stratejik bir yükseköğretim politikasının siyaseten bağımsız ve partiler üstü bir yaklaşımla ele alınması kaçınılmaz. |
| Bilimsel Bilgilerin Tartışılacağı Yer Adliye Koridorları Değil, Bilimsel Kuruluşlar Olmalıdır - 24/06/2026 |
| Gıda bilimcisi Dr. Bülent Şık’ın çocuk sağlığı, gıda güvenliği ve halk sağlığı konusunda yaptığı ihtiyat çağrıları nedeniyle özel şirketler tarafından dava edildiği görülmektedir. |
| Uluslararası Meralar ve Çobanlar Yılı ile 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü - 18/06/2026 |
| Birleşmiş Milletler 2026'yı "Uluslararası Meralar ve Çobanlık Yılı" ilan etti. |
| Aşılı Karpuzların Kabak Tadı, Terminatör Tohumlar: Gıda Güvencemiz Tehlikede mi? - 14/06/2026 |
| Aşılı Karpuzların Kabak Tadı, Terminatör Tohumlar: Gıda Güvencemiz Tehlikede mi? |
| Deprem Değil, Yozlaşma ve Çürümüşlük Öldürür - 06/02/2026 |
| Deprem Değil, Yozlaşma ve Çürümüşlük Öldürür: 6 Şubat Depremi |
| Dünyada Yaşanan Savaş Sorunlarının Anlaşılmasında Tüfek Mikrop ve Çelik Kitabının Önemi - 06/02/2026 |
| Dünyada Yaşanan Savaş Sorunlarının Anlaşılmasında ve Tarım Tarihi Bilincinin Gelişmesinde Tüfek Mikrop ve Çelik Kitabının Önemi |
Devamı |