• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
Köşe Yazıları
Ö/K Facebook

Ö/K Twitter

Ö/K You Tube
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam76
Toplam Ziyaret1723871
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar48.500448.6947
Euro55.989256.2136
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
A24 Gayrimenkul

Tarih/Belgesel
İstanbul: Fatih Aldı, Vahdettin Kaybetti, Atatürk Kurtardı  


Bennett'in Mustafa Kemal'e Suikastle Görevlendirdiği İngiliz Ajanı Mustafa Sagir'in 1921'de Ankara'da Yakalanışı


Türk Devrimi'ne Karşı İngiliz Palavralarına Özgün Belge ve Bilgilerle Yanıtlar


II. Abdülhamid Dönemi'nin Bilinmeyenleri - 1. Bölüm


II. Abdülhamid Döneminin Bilinmeyenleri - 2. Bölüm


Harf Devrimi'nin Yerli ve Milli Kökleri, 1. Bölüm


Harf Devrimi'nin Yerli ve Milli Kökler-2


1945'ten Günümüze, Ulus-Devlet'e yönelik Etnik Bölücülüğe Meşruiyet Sağlayan İç ve Dış Odaklar


Küreselci Emperyalizmin Ulus Devlet Düşmanlığı, Etnik bölücülük ve Tek Dünya Devleti Düşleri


"Hilafet İngilizlerin İsteğiyle Kaldırıldı" Yalanını Çürüten Belgeler-1


"Hilafet İngilizlerin İsteğiyle Kaldırıldı" Yalanını Çürüten Belgeler-2


Atatürk'e ve Türk Tarih Tezine Kafatasçı Irkçılık Suçlaması Yapanlara Yanıt


Belgelerle 1925 Şeyh Said İsyanı
Musul Sorunuyla İlgisi | 1924 Ağustos Nasturi Ayaklanması l Şeyh Said İsyanı ve Hilafet |Türk Ordusu İçinde Örgütlenmiş Ayrılıkçı Kürt Kökenli Subaylar ve Gizli Azadi Örgütü | Seyit Abdülkadir ve Suçortaklarının İngiliz Ajan Mr. Templeton Olarak Tanıdıkları İstihbaratçıyla İlişkileri | Bastırılmasında Ordumuzun Yanında Yer Alan Bölge Aşiretlerinin Çabaları | Şeyh Said'in Hilafet Propagandasına Karşı, Adalet Bakanı Seyid Bey'in Onbinlerce Bastırılan Hilafetin Kaldırılması Konulu Kitapçığının İsyan Bölgesinde Dağıtılması | İsyancılardan Biri Bağırıyor: "Yaşasın Kürtlük!" İdamı İzleyen Diyarbakır Halkı Topluca Haykırarak Ona Yanıt Veriyor: "Yaşasın Cumhuriyet!" | Rauf Orbay: "Şeyh Said,.. 1914'te de Devlete Karşı İsyan Etmiş, Rus Konsoloshanesine Sığınmış, 1. Dünya Savaşı Arifesinde Rusya Hesabına Çalıştığı Sabit Olmuş, Müseccel (Sabıkalı) Bir Mahluktu.


Barzani aşiretinin emperyalizm ve siyonizm ile ilişkileri; Atatürk'e ve Türkiye'ye ve Türklüğe Düşmanlığı-1


Barzani aşiretinin emperyalizm ve siyonizm ile ilişkileri; Atatürk'e ve Türkiye'ye ve Türklüğe Düşmanlığı-2


"Ilımlı İslam" ve "Siyasal İslam" projesinin; belgeleriyle tarihsel kökenleri

- Türkiye'nin NATO'ya üyelik başvurusuyla ilgili gizli görüşme tutanakları
- Kimler neden ve nasıl Atatürk İlkeleri'ni hedef aldı?



31 Mart 1909 Asker Ayaklanması


Türkiye'ye yönelik psikolojik savaş yöntemleri



Milli Mücadele'ye Karaçalanlar 7. Bölüm:
Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu dergisinde C.R.Atilhan, Nihal Atsız, Rıza Nur makaleleri.


Milli Mücadele'ye Karaçalanlar 8.Bölüm: 
"N.F.Kısakürek ve C.R.Atilhan'ın M.Kemal'e Suriye Cephesinde İngiliz Ajanlığı ve İhanet İftirası.

Amerikan Kültür Emperyalizmi ve 1949 Fulbright Antlaşması...
-Türk Eğitim Sistemi ABD ve CIA güdümüne nasıl sokuldu?
-İkili antlaşmanın 13.03.1950 tarihinde yapılan Meclis görüşmesinde hangi vekiller evet oyu verdi, hangi vekiller oturuma katılmadı ?
-TBMM'de kabul edilen antlaşmanın gerekçesi neydi ?
-Fulbright burs programında CIA'nın örtülü operasyonlarına ilişkin itiraflar ve belgeler.



Suriye'de yaşananlar BOP'un bir sonucu mu?


Tunceli harekatına yönelik iftiralara yanıtlar


Türkiye'ye yönelik "Dersim İftirasına" yanıtlar


Türkiye,1990 sonrası hangi odaklarca, niçin ve nasıl hedef alındı?


1945-1990 arası ABD-Rusya Soğuk Savaş Dönemi; Küreselci Emperyalizmin SSCB’yi Yıkma Çalışmaları


12 Eylül’den günümüze ABD’nin Türkiye’ye biçtiği yeni rol


"Atatürk'ü Ankara'da 2 tabur işgalci İngiliz askeri selamladı" iddiasına; belgelerle son nokta


"Atatürk'ü Ankara'da İngiliz askeri selamladı" iddiasına yanıt


Cumhuriyetin yerli ve milli kökleri-Laiklik


Vahdettin'in kaleminden Milli Mücadele'ye, Atatürk'e ve Türklüğe iftiralar


Milli Mücadele'ye Karaçalanlar: Rıza Nur


Rıza Nur; Nihal Atsız; Kadir Mısıroğlu İlişkileri

Milli Mücadele'ye Karaçalanlar, 11. Bölüm
Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü'ye yönelik iftiralar, kimlerce ne zaman başlatılmış; nasıl yayılmıştır



Kazım Karabekir'den Fevzi Çakmak ve Atatürk'e iftiralar


Kazım Karabekir'in Suçlamalarına Atatürk'ün Verdiği Yanıtlar


Karabekir - Atatürk Düellosu - 1933 - Özgün belgelerle


Karabekir - Atatürk Düellosu-2


Karabekir - Atatürk Düellosu-3


Kazım Karabekir'in Atatürk'ün ölümünden sonra yönlettiği suçlamalar ve yanıtları


Karabekir'den Atatürk ve Yakın Çevresine Müslüman Türkleri Hristiyanlaştırma suçlaması


K.Karabekir'in Atatürk'e: Türkiye'yi Bolşevik yapacaktı, Amerikan Mandası yapacaktı, Halife olacaktı vs. iftiraları ve Birincil Kaynaklardan Özgün Belgelerle Çürütücü Yanıtlar.


Atatürk'e yönelik "İngiliz ajanı" iftirasına belgelerle yanıtlar


Vahdettin neden kaçtı ? Çoğunu ilk kez göreceğiniz belgelerle...


Vahideddin'in ABD, İngiltere, Fransa devlet başkanlarına gönderdiği mektuplarda, bildirilerinde ve anılarında Türklüğe yönelttiği iftiralar ve "Vahideddin dünyanın en dürüst adamıydı, hazinesini götürmeyip millete bıraktı" yalanını çürüten gerçekler

1-TBMM Gizli Oturum Tutanaklarında Vahideddin.
2- G. Jeaschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" ve "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi"ndeki yalan, yanlış vs. uydurmalarıyla Vahideddin'in kaçışına ilişkin gerçeğe aykırı iddialar



Rıza Nur ve K.Karabekir'in, Atatürk'e karşı söylem ve eylem birliği


27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi - Amerika


19 Mayıs

"Üçler Misakı" nedir?
Milli mücadele tarihimizde nasıl bir yere sahiptir?
Kimler tarafından imzalanmıştır?
Kimler tarafından; ne zaman ve nasıl çarpıtılmıştır?



Üçler Misakı - Milli Mücadele Kararı - Fevzi Paşa, Cevat Paşa, Mustafa Kemal Paşa
19 Mayıs Devlet Operasyonu , "Erenköy Konseyi" uydurmaları ve karartılan "üçler misakı" gerçeği...



Osmanlı Devleti l. Dünya Savaşı'na niçin ve nasıl girdi?


l. Dünya Savaşı'nda, gizli anlaşmalar ışığında; İttihat-Terakkiı, Atatürk ve Almanya arasındaki ilişkiler, çelişkiler, çatışmalar


Müttefik sanılan Alman İmparatorluğu'nun Osmanlı İmparatorluğu'nu sömürgeleştirme ve parçalama planları


Atatürk'ün "Türk Tarih Tezi"
Mezopotamya, Anadolu ve Avrupa'da varolmuş Türk medeniyetleri



30 Ağustos Zaferi


Lozan Antlaşması'na yönelik iftiralara, çoğunu ilk kez göreceğiniz, özgün belge ve bilgilerle yanıtlar



İngiliz meclisi Lozan'ı onaylamak için niçin yaklaşık 1 yıl bekledi?



Dr. Ramazan Kurtoğlu: Yeni dünya düzeni kurulurken son seferde en son fethedilecek ülkenin adı Edom’dur. Edom, Kabala’ya göre Anadolu’dur.



Banu AVAR: 100 Yıllık Strateji : İKİNCİ İSRAİL/KÜRDİSTAN! | "HÜDAPAR ve DEM'in KEMALİZM Kavgası!"

Cengiz Özakıncı - Levent Yıldız ile Tarihin Bilinmeyen Yüzü
288 ÖĞRENCENİN KONULARI VE YOUTUBE KISA YOLU İÇİN FOTOĞFRAFI TIKLAYINIZ:




Şükrü IRBIK
sukru_irbik@hotmail.com
Astsubay Sınıfının Meşruiyyet Meselesi
31/08/2026

 


Türk Ordusunda Astsubay Olarak Tesmiye Edilen Asker Sınıfının

İç ve Dış Hukûkumuzdaki Meşruiyyetinin Mukâyeseli Bir İncelemesi*


Öz

Türk Ordusunda bugün “astsubay” olarak tevsim edilen asker sınıfı 5802 Sayılı Kânun ile 1951 senesinde Türk asker teşkilâtına dâhil edilmiş. “Astsubay” kelimesi de gene aynı Kânun ve aynı sene askerî mevzuâtımıza girmiş. İsimleşmiş sıfat tamlaması olan “astsubay” kelimesi; “ast” sıfatı ve “subay” isiminin birleşimi ile terkip edilir. “Astsubay” kelimesinin önüne 1967 senesinde Kânun ile “muvazzaf” sıfatı ilâve edilmiş. Ve bugün bildiğimiz son tanım olan “muvazzaf astsubay” tâbiri askerî hukûkumuza girmiş.

İç hukûkumuza göre “muvazzaf astsubay” olarak tesmiye etdiğimiz asker sınıfının; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin anlaşmalar ile taraf olduğu ABD, NATO ve BM üyeliği kapsamında dış hukûkdaki yeri, mevcudiyeti ve meşruiyyeti Türk kamuoyunda ve biliminde bugüne kadar hiç incelenmemiş bir konudur.

Amerikan Kara Ordusuna ait ingilizce sözlükdeki “noncommissioned officer” (NCO) terimini Genelkurmay Başkanlığının 1956 senesinde kânuna aykırı olarak “assubay” şeklinde yanlış tercümesi neticesinde dış hukûka aktarılması ile; “astsubay” sınıfının muâdaleti konusunda mütekâbiliyet ilkesini zedeleyen uluslararası bir meselenin ortaya çıktığının da kimseler farkında değildir.
Bu makâlemizde; Türk Ordusunda bugün “muvazzaf astsubay” olarak tevsim ve “subay yardımcısı” olarak tavzif edilen asker sınıfını iç ve dış hukûkumuz ile mukâyeseli bir tetkike tâbi tutacağız.

Bu mukâyese neticesinde makâlemiz; Millî Savunma Bakanlığının Kânunlar ve Anayasaya aykırı tasarruflarından bahis ile Ordumuzdaki “muvazzaf astsubay” sınıfının dış hukûkdaki gayri meşruluğunu gündeme getirmeyi ve “meşruiyyeti” konusunda bir tartışma başlatmayı amaçlamaktadır.

 

Anahtar Kelimeler: Astsubay, muvazzaf (commissioned), muvazzaf astsubay, non-commissioned officer, NCO, subay, officer, muvazzaf subay, commissioned officer, enlisted member, er, erbaş.
 

* Emekli Sâhil Güvenlik Astsubay III. Kademeli Kıdemli Başçavuş.

sukru_irbik@hotmail.com


A Comparative Review Of The Legitimacy Of The Soldier Cadre Named Astsubay Of The Turkish Army
In Terms Of The National And International Laws.


Abstract

The soldier cadre, we know today as “astsubay” was estabilished in the Turkish military by the Law Nr. 5802 in 1951. Hence, as a military term the word “astsubay” was introduced into current Turkish military legislation by the same Law and in the same year.

Türkiye Ministry of National Defence derived the word “astsubay” just by combining the word “ast” meaning “subordinate” and the word “subay” meaning “officer.” Being the ultimate form, the term “muvazzaf astsubay” was introduced into Turkish military legislation by Law in 1967, adding the word “muvazzaf”, meaning “commissioned”, before the said word “astsubay.”

Defined as “muvazzaf astsubay" in the domestic law; the status, existence and legitimacy of this military cadre has never been examined so far with in the context of international law and organizations such as NATO and UN, which bind Turkish Republic.

The term "noncommissioned officer" (NCO) issued in the English dictionary published by the US Army was transferred to international law as a result of the Turkish General Staff's unlawful translation as "assubay" in 1956. And yet, no one is aware that an international issue has emerged regarding the treatment of the “astsubay” cadre of the Turkish Army, which is undermined and underrated as per the principle of reciprocity.

In this article we will examine the soldier cadre, which is designated as "muvazzaf astsubay" and tasked as "assistant officer" in the Turkish Army, with in the context of both internal and external laws.

This article aims to bring it on the agenda and to start a strong and decisive discussion in terms of domestic and international laws about the legitimacy of “muvazzaf astsubay” cadre of Turkish military.


Key words: Astsubay, muvazzaf (commissioned), muvazzaf astsubay, non-commissioned officer, NCO, subay, officer, muvazzaf subay, commissioned officer, enlisted member, er, erbaş.

* Master Chief Petty Officer (Ret.), Turkish Coast Guard

sukru_irbik@hotmail.com

  *  *  


Giriş


Bugün “muvazzaf astsubay” olarak tevsim edilen asker sınıfı 926 Sayılı Kânun (1) ile 1967 senesinde Türk asker teşkilâtına dâhil edilmiş.

“Muvazzaf astsubay” kelimesi de gene aynı Kânun ve aynı sene askerî mevzuâtımıza girmiş. Muvakkat (geçici) olarak teşkil edilen “astsubay” sınıfından tensiken teşkil edilen “muvazzaf astsubay” isimli asker sınıfı hakkında bu makâlemizde tetkik edeceğimiz bölümler ve konu başlıkları şunlardır;

1. Astsubay Sınıfının Kısa Târihi

2. Astsubay Sınıfının İç Hukûkumuzdaki Yeri

3. Astsubay ve Muvazzaf Astsubay Terimlerinin İngilizce Tercümesi

4. Astsubay Sınıfının Dış Hukûkumuzda Yeri ve Meşruiyyeti Meselesi

5. Sonuç

 
                                                            *  *  * 

                          1. Astsubay Sınıfının Kısa Târihi


Astsubay Sınıfının Kısa Târihini;

a. Astsubay Kelimesinin İmlâ ve Mânâ Bakımından Geçirdiği İstihâleler ve

b. Astsubay Sınıfının Kısa Târihi,

Alt başlıkları altında inceleyeceğiz.

  *  *  


a. Astsubay Kelimesinin İmlâ ve Mânâ Bakımından Geçirdiği İstihâleler:

Cârȋ hukûkumuzda bugün “astsubay” olarak tevsim etfiğimiz asker sınıfı 5802 Sayılı Astsubay Kânunu (2) ile 1951 senesinde Türk asker teşkilâtına dâhil edilmiş. “Astsubay” kelimesi de gene aynı Kânun ve aynı sene askerî mevzuâtımıza girmiş. Adlaşmış sıfat tamlaması olan “astsubay” kelimesi; “ast” sıfatı ve “subay” isiminin birleşimi ile terkip edilmiş. “Astsubay” kelimesinin önüne 1967 senesinde Kânun ile “muvazzaf” sıfatı ilâve edilmiş ve bugün bildiğimiz son tanım olan “muvazzaf astsubay” isimi (unvânı) elde edilmiştir.
Astsubay sınıfının kısa târihini tetkike başlamadan evvel; “astsubay” kelimesinin imlâ ve mânâ bakımından günümüze kadar geçirdiği istihâleleri kısaca anlatmak hem faydalı hem de ilginç olacak.
2017 senesinde yayımladığımız Çünkü Asubay (3) isimli makâlemizde mufassal olarak tavzih etdik. Cârî askerî mevzuâtımızda bugün “astsubay” olduğunu bildiğimiz kelimeyi; “asubay” şeklinde 1935 senesinde bizzat ATATÜRK türetmiş. Bu kelimenin terkibini de kendisi mezbur kitabın Kısım-I sayfasında şöyle târif etmiş.

-        Asubay: (Alt) manasına gelen (Ast) kelimesinin katılmasile aslı: (Ast:Subay)dır. (Ast) tan evvelâ (t) atılmış; sonra iki (s) yanyana kaldığı için (s) nin biri düşmüş; (Asubay) kalmıştır.

Asubay” kelimesi aynı sene yayımlanan Rütbe ve Birliklerin Öz Türkçe Karşılıkları isimli kitap (4) ile askerî mevzuâtımıza dâhil edilmiş. 1935 senesi itibârı ile askerî mevzuâtımızda mevcut olan Osmanlıca rütbe isimleri, unvânlara ve asker sınıflarına türkce karşılıklar türetmek üzere neşredilen merkum kitaptaki bilgiler; 2/2295 Sayılı Karârnâme (5) ve 2771 Sayılı Kânun (6) ile gene aynı sene içinde Kânunlaşmış.

Reisicumhur sıfatı ile ATATÜRK’ün 1935 senesinde türetdiği “asubay” kelimesi;
  • 3387 Sayılı Kânun (7) ile hiçbir gerekce izhâr edilmeden, 1938 senesinde “assubay” şeklinde tağşiş edilmiş. 3387 Sayılı mezbur Kânunun 09 Mayıs 1938 Pazartesi günü Meclisde yapılan müzâkeresinde, Millî Müdafaâ Encümen Reisi ve Diyarbakır mebusu tekâüd General Kazım SEVÜKTEKİN’in iştirâk etdiği İnikâd-58’de; hiç tartışılmadan ve daha da vahimi, hiçbir gerekce izhâr edilmeden 2771 Sayılı Kânundaki “asubay” kelimesine “s” harfi ilâve edilerek “assubay” şekline tahrif edilmiş.
  • 3387 Sayılı Kânun ile 1935 senesinde “assubay” şekline tahrif edilen kelimeye; 5802 Sayılı Kânun ile 1951 senesinde, gene hiçbir gerekce izhâr edilmeden iki “s” harfinin arasına bu kez de “t” harfi ilâve edilerek bugün de bildiğimiz son imlâsı olan “astsubay” şekline tahrif edilmiş. 5802 Sayılı Kânunu müzâkere etmek üzere 29 Haziran 1951 Cuma günü Meclisde 96’nci Birleşimde tertip edilmiş. Mezkûr Birleşime harp okulu ve hukûk fakültesi mezunu askerî hâkim olan Kastamonu mebusu emekli subay Rifat TAŞKIN iştirâk etmiş. Müzâkarede söz alan Rifat TAŞKIN; “Astsubay tâbiri bizim içhizmet Kânunumuzda mevcutdur” diyerek TBMM’de hem yalan söylemiş hem de bu kelimeyi Reisicumhur ATATÜRK’ün 1935 senesinde “asubay” şeklinde türetdiğini inkâr etmiş.
Asubay” kelimesinin zamân içinde “assubay” ve son olarak da “astsubay” şeklinde uğradığı imlâ tahrifi bir yana; mânâ bakımından da uğradığı genişleme ve bozulma akıl alır gibi değildir. Şöyle ki, ATATÜRK’ün türetdiği “asubay” kelimesi 2771 Sayılı Kânunda görüldüğü üzere; 1935 senesinde subay sınıfına ait “yarsubay (asteğmen), teğmen, üsteğmen ve yüzbaşı” rütbelerinin ortak isimi imiş. Fakat 5802 Sayılı Kânunun ile 1951 senesinde “astsubay” şekline tahrif edilmiş ve yeni ihdâs edilen “astsubay” asker sınıfının isimi (unvânı) olmuş.

Ayrıca; “subay” şekline sokularak 1935 senesinde olduğu gibi tekrar “asteğmen (yarsubay), teğmen, üsteğmen ve yüzbaşı” rütbelerinin ortak isimi olmuş. Bir koyundan iki post çıkartmasını beceren kurnaz kasap misâli kurnaz subaylar; ATATÜRK’ün türetdiği “asubay” kelimesinden “astsubay” ve “subay” olmak üzere bu kez de iki farklı kelime çıkartmasını becermişler(!)


ATATÜRK’ün 1935 senesinde türetir iken “Ast:Subay” kelimesinden “atdığı” (t) harfini ve “düşürdüğü” (s) harfini;

ATATÜRK’ün teşkil etdiği Ordunun subaylarının “asubay” kelimesine tekrâr ilâve etmeleri askerî târihimiz açısından ATATÜRK’e yapılmış hakikâten ibret verici bir ihânet örneğidir.

  *  *  

b. Astsubay Sınıfının Kısa Târihi:

Şimdi, “astsubay” sınıfının kısa târihine başlayalım. Cârî askerî mevzuâtımızda bugün itibârı ile “astsubay” ya da 926 Sayılı Kânundaki hukûkî ıstılâhı ile “muvazzaf astsubay” olarak tesmiye etdiğimiz asker sınıfı;
  • 5802 Sayılı Kânun ile 1951 “gedikli erbaş” sınıfından tensiken teşkil edilmiş.
  • Gedikli erbaş” asker sınıfının da 2717 Sayılı Kânun (8) ile 1935 senesinde; “gedikli küçük zâbit” teriminin “gedikli erbaş” olarak tebdil edilmesi ile “gedikli küçük zâbit” sınıfından tensiken teşkil edilmiş.
  • (Ordu, Kara) Astsubay sınıfına temel teşkil eden ilk asker sınıfı olan “gedikli küçük zâbit” sınıfının ise 1001 Sayılı Kânun (9) ile 1927 senesinde teşkil edildiğini târihimizde ilk defâ olmak üzere Asubay Tefrikası-14 (10) isimli makâlemizde 09 Nisan 2023 târihinde kamuoyuna duyurduk.
Bu hakikâtin tabii neticesi olmak üzere; Kara astsubay sınıfının “1909 senesinde çıkartılan bir nizamname ve “küçük zâbit” isimi ile teşkil edildiğine” dâir bugüne kadar ortalığa dökülen bilgilerin (11) askerî târihimiz, hukûkumuz ve Türk Kara Astsubay sınıfının târihi ile hiçbir ilgisi olmadığını da bu târihe kadar hiç bilinmeyen Kânunları ile Asubay Tefrikası-14 isimli mezkûr makâlemizde isbatladık.

Sivil târihcilere yazdırdığı ısmarlama ve kendi yazdığı uydurma târihcelerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı; mensubu olduğum Deniz Astsubay sınıfının “Deniz Gediklisi” isimi ile 1890 senesinde teşkil edildiğini beyân etmekdedir.(12). Deniz Kuvvetleri Komutanlığının bu beyânı tamamen uydurmadır, deniz astsubay sınıfının târihi ile hiçbir alâkası yokdur. Deniz astsubay sınıfı 1446 Sayılı Kânun (13) ile 1929 senesinde “gedikli küçük zâbit” isimi ile teşkil edilmiş. Deniz astsubay sınıfının târihini de 10 Nisan 2021 târihinde yayımladığımız Asubay Tefrikası-12 (14) isimli makâlemizde, gene bu târihe kadar hiç söz edilmemiş belgeleri ve kânunları ile isbatladık.

Hava Kuvvetleri Komutanlığının 5398 Sayılı Kânun (15) ile 1949 senesinde teşkil edildiği mukannendir. Hava astsubay sınıfının; Hava Kuvvetleri Komutanlığının teşkilâtlanması kapsamında gene aynı sene içinde Ordumuzda mevcut olan “Kara gedikli erbaş” sınıfından tensiken teşkil edildiğinde şüphe yoktur. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 1911 senesinde teşkil edildiği askerî târihimiz ve hukûkumuz bakımından ne kadar yalan ve mesnetsiz ise; hava astsubay sınıfının da 1949 senesinden evvel ya da sonra teşkil edildiği de gene aynı şekilde yalan ve mesnetsizdir.

 Astsubay Okullarının hukûkî târihinin yazılması konusunda 1001, 1446 ve 2717 Sayılı Kânunları Türkiye gündemine ilk getiren kişi, şu an okuduğunuz satırların müellifdir. Astsubay Okullarının târihinin yazılmasında Kuvvet Komutanlıklarının mütemâdiyen; Genelkurmay Başkanlığının düne kadar ve Millî Savunma Bakanlığının ise bugün içinde bulunduğu aymaz durum, târihî sığlıkdan da öte târihî körlükdür. Bu körlüğü askerlik târihi ve bilim ahlâkı ile izâh etmenin ise mümkünü yokdur.

     *  *  

2. Astsubay Sınıfının İç Hukûkumuzdaki Yeri

 Astsubay Sınıfının İç Hukûkumuzdaki Yerini;

a. Cumhuriyet Dönemi Cezâ ve İdârî Kânunlarda Asker Sınıfları
b. 
Darbe Dönemi Cezâ ve İdârî Kânunlarda Asker Sınıfları
c. 
Astsubay Sınıfının Târifi
ç. Astsubay Sınıfının Teşkil Edilmesinin Gerekcesi ve
d. Astsubay Sınıfının Muvazzaf Sınıfa Tensik Edilmesi
Alt başlıklarında tetkik edeceğiz.


  *  *  

a. Cumhuriyet Dönemi Cezâ ve İdârî Kânunlarda Asker Sınıfları:

1930 senesinde meriyyete koyduğu 1632 Sayılı Kânun (16) ve 1935 senesinde meriyyete koyduğu 2771 Sayılı Kânun ile Cumhuriyeti kuran irâdenin, Cumhuriyet Ordusunu 2 sınıf asker ile teşkil etdiğini görüyoruz;

  *  *  
  

b. 
Darbe Dönemi Cezâ ve İdârî Kânunlarda Asker Sınıfları:

Cumhuriyeti kuran irâdenin açdığı harp okullarından mezun olan subaylar yapdıkları darbeler ile Cumhuriyetin yapdığı Kânunları birer birer ilgâ etmişler. İlga edilen bu Kânunların birincisi, 491 Sayı ve 1924 Seneli Teşkilâtı Esâsiye Kânunu; ikincisi ise 2771 Sayı ve 1935 Seneli Ordu Dâhilî Hizmet Kânunudur.
27 Mayıs darbesini yapan subaylar;
  • 491 Sayılı 1924 Teşkilâtı Esâsiye Kânununun yerine 334 Sayılı T.C. Anayasası’nı,
  • 2771 Sayılı Ordu Dahilȋ Hizmet Kânun yerine ise 211 Sayılı Ordu İç Hizmet Kânununu ikâme etmişler.
Cumhuriyetin kurucu irâdesinin 1935 senesinde yapdığı 2771 Sayılı Kânunun kötü bir kopyası olan 211 Sayılı yeni Kânun; “Cumhuriyet Ordusu” tâbirini ilga etdi ve yerine “Türk Silâhlı Kuvvetleri” tâbirini ikâme etmiş. (Bkz.: 211 Sayılı Kânun; B-18, 6.12.1961, O:1). 27 Mayıs darbecisi subaylar aynı zamanda; ATATÜRK’ün 2 asker sınıfı üzerine teşkil etdiği Cumhuriyet Ordusunun asker sınıfı sayısını da 4 sınıfa terfi(!) etdirmişler.

  *  *  


c. “Astsubay” Sınıfının Târifi:

Ordumuzdaki;
  • Astsubay” sınıfının 1951 senesinde “gedikli erbaş” sınıfından tensiken teşkil edildiğini,
  • 1967 senesinde ise hiçbir gerekce gösderilmeden ve hukûkî izâhı yapılmadan ki, buna “kânunsuz olarak” demekde hiç beis yokdur, “muvazzaf astsubay” olarak tesmiye edildiğini ve
  • Harp okulu mezunu subaylar gibi astsubayların gene “kânunsuz olarak” “muvazzaf asker” sınıfına tensik edildiğini,
Makâlemizin birinci bölümünde belgeleri ile tavzih etmiş idik.
Şimdi de 1951 senesinde “astsubay” sınıfını teşkil eden 5802 Sayılı Astsubay Kânununun Komisyon Raporuna bakalım. Ve tensik/teşkil edildiği 1951 senesi itibârı ile astsubay asker sınıfının târif ve tavzifini görelim.
Kânundaki ıstılâhı ile “ihdâs” edildiği 1951 senesinde “astsubay sınıfı” 5802 Sayılı Kânun, Madde-1’de şöyle târif ve tavzif edilmiş;

Madde 1 — Türkiye Cumhuriyeti Ordusunun kara, deniz ve hava kuvvetleriyle jandarma, gümrük koruma birlikleri kadrolarının astkomuta kademelerinde eğitim, sevk ve idare ile diğer idari işlerde “subaya yardımcı” olarak görevlendirilen askerî şahıslara (Astsubay) adı verilir.
 
27 Mayıs subay darbesinden 7 sene sonra; meriyyete koydukları 926 Sayılı darbe Kânunu ile darbeci subaylar 5802 Sayılı Astsubay Kânununu ilgâ etdiler. Burada dikkat çeken esâs husus şudur; 5802 Sayılı Astsubay Kânunu ilgâ edilmesine rağmen yukarıda gördüğünüz ve “astsubay sınıfını” târif eden sâdece Birinci Maddesi, 926 Sayılı Kânunda Madde-208, (k) Fıkrası ile ipkâ edilmiş. Fakat mezbur Birinci Maddenin ipkâ edilmesine dâir olmak üzere 926 Sayılı Kânunda hiçbir gerekce izhâr edilmemiş. Ayrıca; ipkâ edilen mezbur Birinci Madde, 926 Sayılı Kânuna Madde olarak da ilâve edilmemiş. Bir başka ifâde ile, 926 Sayılı Kânun ile ipkâ edilen 5802 Sayılı Astsubay Kânununun Birinci Maddesindeki “astsubay” asker sınıfının târifi; Ek Madde-21 olarak ilâve edildiği 1989 senesine kadar 926 Sayılı aynı Kânunun Madde-208, (k) Fıkrasında arafda bekletilmiş!

Burada şu suâli sormalıyız. Peki, 926 Sayılı Kânun ile ipkâ edilen 5802 Sayılı Astsubay Kânununun “astsubay sınıfını” târif ve tavzif eden Birinci Maddesi, 926 Sayılı Kânuna hangi kânun ile ve ne zamân ilâve edilmiş?

5802 Sayılı Astsubay Kânunun “astsubay sınıfını” târif eden mezkûr Birinci Maddesi; 3520 Sayılı Kânun (17), Madde-2 ile ancak 1989 senesinde 926 Sayılı Kânuna Ek Madde-21 olarak ilâve edilmiş.

Fakat bu kez de mezkûr Ek Madde-21’in 926 Sayılı Kânuna hangi Kânun ile eklendiği bu Kânuna dipnot olarak yazılmamış.

Ayrıca; ipkâ edilmesine dâir olarak 926 Sayılı Kânunda hiçbir gerekce yok. Gerekcesi olmayan Kânun Maddesinin hukûkî meşruiyyetinden elbetde söz edilemez.

Yeri gelmiş iken bir hususu da burada târihe yazmak gerekir. 1989 senesinde ilâve edilen mersum Ek Madde-21’in hangi Kânun ile ilâve edildiği 2020 senesine kadar 926 Sayılı Kânunda yazmıyor idi. 03 Nisan 2020 târihinde yapdığım tetkik esnâsında bu eksikliği fark etdim. 926 Sayılı Kânunun icrâcı makâmâtı olan Millî Savunma, İçişleri ve Mâliye Bakanlıklarına aynı gün CİMER dilekcemi (18) gönderdim. Ve mezkûr eksikliğin giderilmesini talep etdim. Bu dilekcemdeki talebim neticesinde, 926 Sayılı Kânunun 4446-1’inci sayfasına ilâve edilen “dipnot (4)” ile; Ek Madde-21’in 926 Sayılı Kânuna 3520 Sayılı Kânun ile 1989 senesinde eklendiği ancak 2020 senesinde yazabildiler.

  *  *  

ç. Astsubay Sınıfının Teşkil Edilmesinin Gerekcesi:

Şimdi de 5802 Sayılı Astsubay Kânununun Komisyon Raporuna bakalım. Ve astsubay asker sınıfının teşkil edilmesinin gerekcesini görelim.

             5802 Sayılı Astsubay Kânun Tasarısının Gerekcesi:

1. (…) Bu kanun tasarısı ile “muharip astsubaylara”;

  • Aylıkla birlikte,
  • Liyakat gösterenlerin subay nasbedilmeleri ve kıdemli yüzbaşılığa kadar yükselmeleri sağlanmak suretiyle rağbetin arttırılması düşünülmüştür.
  • Bu suretle Anadolu'nun küçük kasabalarında ortaokuldan fazla tahsil imkânını bulamamış yüksek kabiliyetli Türk çocuklarına daha geniş hizmet imkânları verilmiş ve liyakatleri ile mütenasip rütbelerle taltif edilmeleri de imkân dâhiline girmiş olmaktadır.
  • Böylece kazanılacak Teğmen: Yüzbaşı rütbesindeki sınıf subayları ordu subay mahrutunun kaidesini teşkil edecek,
  • Muharip astsubay ve takım komutanı ihtiyacını sağlıyarak ordu hizmetlerinin mükemmelleştirilmesi ve bu elemanların durumlarının normal bir hale getirilerek çalışma azim ve şevklerinin artırılması düşüncesi ile mevcut kanun üzerinde yeniden çalışmalar yapılmasına mecburiyet duyulmuş ve bu kanun tasarısı hazırlanmıştır.
2. Bu kânun tasarısında (Gedikli erbaş) tâbiri kaldırılmış ve bunların subaylığa da yükselecekleri göz önünde tutularak (Astsubay) denilmesi uygun görülmüştür.

3. Gedikli erbaşların evvelâ mecburȋ hizmetleri 12 yıl idi. 5619 sayılı Kanunla bu süre subaylar gibi 15 yıla çıkarılmışsa da;
  • Astsubayların “başçavuş” rütbesi dâhil olduğu halde bütün rütbelerdeki bekleme sürelerini 9 yılda tamamlamış bulundukları ve
  • Bu tarihten sonra subaylığa yükselmeleri ve
  • Subaylığa yükselmiyerek “kıdemli başçavuş” durumunda kalanların arzu ettikleri takdirde çekilmelerini temin ve
  • Orduda bedbin bir zümre yaratmaktan ziyade istekli kimselerin çalışmaları hedef tutulduğundan,
Yeni kanun tasarısında mecburi hizmet süresinin de 9 yılı aşmaması yerinde görülmüştür.

4. Kanun tasarısında Astsubayların subaylığa yükselmeleri esas olarak alındığından bunların astsubaylık devresindeki yükselme kıdem, taltif, tecziye v.s. işlemleri subaylar için bu bakımlardan uygulanan esas ve hükümlere uydurulmuş ve bugüne kadar tatbikatta görülen aksaklıkların ortadan kaldırılması göz önünde tutulmuştur.
 
5802 Sayılı Astsubay Kânunu tasarısındaki teşkil gerekcesine bakdığımızda astsubay sınıfının;
  • Subay sınıfına yükseltilmek hedefi” ile ve
  • Muvakkat” asker sınıfı olarak teşkil edildiğini,
Kolayca anlıyoruz.
 Şöyle ki; açık olarak zikredilmese de 5802 Sayılı Astsubay Kânunu ile “astsubay” sınıfının 9 senelik “mecburî hizmete” tâbi olduğu görülüyor. Derpiş edilen 9 senelik “mecburî hizmet” sonunda;
  • Liyakatli olan astsubaylar, subay sınıfına yükselecek,
  • Subay sınıfına yükselen astsubaylar; Ordunun teğmen-yüzbaşı rütbesindeki sınıf subayları mahrutunun kaidesini teşkil edecek,
  • Subaylığa yükselemeyenler ise kendi isdeklerine bağlı olarak terhislerini isdeyecek
  • Ya da astsubay olarak göreve devam edecek,
  • Orduda bedbin bir zümre yaratmaktan ziyade istekli kimselerin çalışmaları hedef tutulacak imiş.
 
Burada bir hususu tavzih etmek gerekiyor. 926 Sayılı Kânunun meclis müzâkerelerinde; 5802 Sayılı Kânun ile astsubaylara verilen müktesep hakların “muhafaza edildiğine” dâir beyânlar var.
926 Sayılı Kânun tasarısı Millet Meclisinde müzâkere edilir iken; Erzurum mebusu ve emekli subay Hasan Ferda GÜLEY 105 ve 109’ncu birleşimlerde söz almış. Astsubay sınıfını “ihdâs” eden 5802 Sayılı “husûsî kânun”un ilgâ edilmesine haklı gerekceler ile itiraz eden GÜLEY;
  • 5802 Sayılı mersum Kânunun astsubay sınıfının “Anakânunu” olduğunu,
  • 926 Sayılı Kânun ile bu Anakânunun ilgâ edilmesi neticesinde 5802 Sayılı Kânunun astsubay sınıfına verdiği “müktesep hakların gasp edildiğini” haykırıyor.
109’uncu Birleşimde söz alan Erzurum vekili, emekli subay Şerafettin KONURAY ise,
926 Sayılı TSK Personel Kânun tasarısının temel hedeflerini şu muhteşem(!) sözleri ile özetliyor idi; (19)
  • Subaylara tazminat verilmesi bu kanunun en iyi düşünülmüş kısmını teşkil etmektedir.
  • Tasarının kabulü halinde malî bakımdan da subay ve astsubaylarımız daha üstün bir refah seviyesine ulaşacaklardır.
  • Astsubay terfileri ve 5802 Sayılı Astsubay Kanununda astsubaylardan subay olma hakkı bu tasarıda da lise seviyesinde yapılması suretiyle muhafaza edilmiştir.
 
Burada cevâbını vereceğimiz bir tek suâl, 5802 Sayılı Kânunun astsubay sınıfına 1951 senesinde verdiği müktesep hakları; 926 Sayılı Kânunun 1967 senesinde muhafaza edip etmediğini gösterecekdir.
Suâl şudur; 5802 Sayılı Kânun ile Ordu teğmen-yüzbaşı mahrutunu, subay sınıfına yükselen astsubayların teşkil etmesi derpiş edilmiş idi.
Bugün itibârı ile ordumuzdaki teğmen-yüzbaşı rütbe mahrutunun yüzde (%) olarak ne kadarını “subay sınıfına yükselmiş astsubaylar” teşkil etmekdedir?

Bu biricik suâilin cevâbı bize gerekcesiz ve kânunsuz olarak “muvakkat” asker sınıfından “muvazzaf” asker sınıfına tensik edilen astsubayların; 5802 Sayılı Kânundan neşet eden müktesep haklarının 926 Sayılı Kânun ile muhafaza edilip edilmediğini çok açık bir şekilde ortaya koyacaktır.
Yukarıda görüldüğü üzere;
  • 5802 Sayılı Kânunda derpiş edilen astsubay sınıfının “teşkil gerekcesi” 926 Sayılı Kânun ile 1967 senesinde iç hukûkumuzda tamamen ilgâ edilmiş.
  • Gene 5802 Sayılı Kânunun astsubay sınıfına verdiği “müktesep haklar” 926 Sayılı Kânun ile 1967 senesinde gasp edilmiş.
  • Ordumuzda bugün hâlinden memnun olmayan ve istikbâlinden hiçbir umudu olmayan “bedbin” bir astsubay zümresi ortaya çıkmış.
  *  *  

d. Astsubay Sınıfının “Muvazzaf Astsubay” Sınıfına Tensik Edilmesi:


Muhtevası itibârı ile “astsubay sınıfının” târifi ve tavzihi bugün itibârı ile aynı şekilde muhafaza edilmiş. Fakat 926 Sayılı Kânun, Madde-67 ile “astsubay” kelimesinin önüne “muvazzaf” sıfatı ilâve edilmiş. Ve “muvazzaf” sıfatının ilâvesi ile “muvakkat astsubay” sınıfı; sanki harp okulundan mezun olmuş subay sınıfı kabul edilerek tıpkı subaylar gibi “muvazzaf astsubay” sınıfına tensik edilmiş.
926 Sayılı Kânunda “astsubay” sınıfının “muvazzaf astsubay” sınıfa tensik edilmesine dâir olmak üzere hiçbir gerekce beyân edilmemiş. Bundan daha da vahim olmak üzere; “muvazzaf astsubay” teriminin bu kânunda hukûkî tanımı ve târifi de yapılmamış. 926 Sayılı Kânun ile iç hukûkumuzda muğlak bırakılan ve müellifin şahsî kanaatine göre taammüden meskût geçilen “muvazzaflık” meselesi, “muvazzaf astsubay” teriminin ingilizceye tercümesinde içinden çıkılmaz bir hâl almakdadır. Bu meseleyi “Astsubay ve Muvazzaf Astsubay Terimlerinin İngilizce Tercümesi” konu başlığı altında tavzih ve tenvir edeceğiz.

Yeri gelmiş iken, şu çok önemli tesbiti buraya yazalım;

-        “Astsubay” asker sınıfının 1967 senesinde “muvazzaf astsubay” sınıfına tahvil/tensik edilmesinin hiçbir hukûkî mesnedi ve meşruiyyeti yokdur. Çünkü 5802 Sayılı Kânun ile astsubay sınıfına verilen müktesep haklar, 926 Sayılı darbe Kânunu ile 1967 senesinde gasp edilmiş. Bu cümleden olmak üzere; “astsubay” sınıfının “muvazzaf astsubay” sınıfına tahvil/tensik edilmesinde çok açık ve kesin olmak üzere “müktesep hak gaspı” vardır.

Astsubay” terimi ile “muvazzaf astsubay” terimi arasındaki hukûkî lafız farkını ve tercüme konusunda yapılan kânunsuzluğu hemen aşağıda gördüğünüz üçüncü bölümde yer alan “Astsubay ve Muvazzaf Astsubay Terimlerinin İngilizce Tercümesi” başlığı altında tavzih etmek üzere bu konuyu burada meskut geçiyorum.

                                                                          *  *  *  
 
3. "Astsubay” ve “Muvazzaf Astsubay” Terimlerinin İngilizce Tercümesi:
 
Astsubay” ve “Muvazzaf Astsubay” Terimlerinin İngilizce Tercümesini;
  • (1) Birleşmiş Milletler,
  • (2) Amerika,
  • (3) TBMM,
  • (4) T.C. Genelkurmay Başkanlığı ve
  • (5) NATO’nun Tercümesi
Alt başlığında tetkik edeceğiz.
 
Hatırlatma:

Bir dilden başka bir dile tercüme konusu uluslarası ilişkilerde zannedildiğinden çok daha önemli bir yere sâhipdir. Hattâ, öyle ki basit gibi görülen bir kelimenin tercümesinde yapılan hatâ devletler arasında savaşa bile vesile olmuşdur. İtalya ile Habeşistan’ın 1889 senesinde imzâladığı “dostluk anlaşmasındaki” “may make use” ibâresini yanlış tercüme eden İtalya 1896 senesinde Habeşistan’a harp ilân etmiş. (20).
Merâk edip de ingilizce “noncommissioned officer” kelimesinin türkce tercümesini öğrenmek isdediğinizde, bulduğunuz sözlüklerde karşınıza şu iki farklı kelime çıkar;
  • Astsubay
  • Erbaş

Ben az evvel Reverso (21) isimli e.sözlüğe bakdım. Bu e.sözlükde konumuz olan ingilizce “noncommissioned officer” kelimesinin “astsubay” ve “erbaş” olmak üzere iki farklı şekilde türkceye tercüme edildiğini gördüm.
Askerlik ile ilginiz yok ise şâyet; bu iki kelimeden, canınız hangisini isdiyor ise birisini seçer ve yolunuza devâm edersiniz.

Fakat konu askerlik, siz de asker iseniz şâyet; işde, o zamân “astsubay” ile “erbaş” kelimeleri arasında kânuna göre bir tercih yapmanız icâb eder. Aksi takdirde vaziyet, askerliğin temeli olan disiplini sarsacak bir mahiyyet almaya kadar gidebilir.

(1). Birleşmiş Milletler ve TBMM’nin Tercümesi:

Çayda dem, askerde kıdem deyişinde olduğu üzere; “rütbe” ve “kıdem” üzerine inşâ edilmiş bir orduda her türlü iş ve işlem kânuna, nizâma, kurala göre yapılır. Asker gitdiği yere kânununu da götürür. Çünkü Kânun olmadan askeri zapdetmenin imkânı yokdur. Mâdem vaziyet bu kadar mühim! Peki, öyle ise Türk Ordusundaki “rütbe” ve “asker sınıf” isimlerinin tercümesini gösderen bir kânun var mıdır?
Bugüne kadar kimsenin merâk etmediği bu suâlin elbetde bir cevâbı var. 1949 Cenevre Sözleşmelerini tasdik eden 6020 Sayılı Kânun. 1953 senesinde meriyyete konulan 6020 Sayılı bu Kânun Türk Ordusundaki “rütbe” ve “asker sınıflarının” ingilizce tercümelerini bildiren yegâne Kânundur.
Bugüne kadar kimsenin adını dahi bilmediği bu Kânunda türkce “rütbe isimleri” ve “asker sınıflarının” ingilizce tercümeleri şöyledir.
Yukarıda gördüğünüz çizelgede dikkat çeken iki husus vardır;
  • TBMM Türk Ordusundaki asker sınıfını; “er, erbaş ve subay” olmak üzere 3 sınıfda tasnif etmiş.
  • Fakat BM ise askerleri “Subay” ve “Diğer Rütbeler” olmak üzere 2 sınıfda tasnif etmiş.
Rütbe isimlerinin ingilizce tercümesi de gene bu çizelgede mevcut. Bu çizelgede gördüğünüz rütbe isimleri ve asker sınıflarının ingilizce tercümesini yukarıda bahsetdiğim üzere 6020 Sayılı Kanun ile 1953 senesinde TBMM tercüme ve tesbit etmiş. Türkce rütbe isimleri ve asker sınıflarının ingilizcesini bunlardan farklı yazmak 6020 Sayılı bu Kânuna aykırıdır. Anayasa’nın Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma başlığı altındaki 90’ncı maddesine de aykırı olduğu bilinmelidir.
Türk Ordusunda bugün “muvazzaf astsubay” dediğimiz asker sınıfına uluslararası mütekâbiliyet hukûkunda ilk darbe ingilizce bir kelimenin türkceye kânunsuz olarak tercümesi edilmesi ile vurulmuş; “noncommissioned officer.”

Türkiye’nin 1949 Cenevre Sözleşmesini imzâlaması ve 1953 senesinde 6020 Sayılı Kânunu TBMM’nin tasdik etmesi ile ingilizce “noncommissioned officer” kelimesi Türk hukûkuna girmiş.


(2). Amerika’nın Tercümesi:

Amerikan Kara Ordusunun 1950 senesinde neşretdiği ingilizce sözlükde yer alan “noncommissioned officer” kelimesini TBMM ve Genelkurmay Başkanlığı aşağıda görüldüğü üzere, türkceye iki farklı şekilde tercüme etmiş;
- Birleşmiş Milletler-1949 (22): Noncommissioned officer
- Amerika Kara Ordusu-1950 (23): Noncommissioned officer
- TBMM-1953 (24): Erbaş
- T.C. Genelkurmay Başkanlığı-1956 (25);

1. Assubay,

2. Erat sınıfının ilk 4 rütbesine sahip olan şahıs.

- NATO STANAG-1964 (26): Noncommissioned officer (İlk yayımı 1964 senesinde yapılmış)

- T.C. Genelkurmay Başkanlığı-2007 (27); Astsubay

Yukarıda gördüğünüz tercüme konusunda yegâne dikkat edilmesi icâb eden husus şudur;
BM, Amerika ve NATO’nun “noncommissioned officer” olarak bildiği ingilizce kelimeyi TBMM ve T.C. Genelkurmay Başkanlığının türkceye iki farklı şekilde tercüme etmesidir.

1949 Cenevre Sözleşmesi (III)’nin İngilizce sûretinde yer alan “noncommissioned officer” kelimesini TBMM “erbaş” şeklinde türkceye tercüme etmiş.

Aşağıda gördüğünüz resim 6020 Sayılı Kânun bağlamında ingilizce “noncommissioned officer” kelimesinin türkce tercümesi konusunda TBMM ile Millî Savunma Bakanlığı arasında hâlen mevcut olan çelişkiyi anlatmakdadır.
3. T.C Genelkurmay Başkanlığının Tercümesi:

T.C. Genelkurmay Başkanlığı;
  • İlkini 1956 senesinde neşretdiği İngilizce-Türkce sözlükde “noncommissioned officer” kelimesini “assubay” şeklinde,
  • 2007 senesinde neşretdiği İngilizce-Türkce Sözlükde ise aynı “noncommissioned officer” kelimesini bu kez “astsubay” şeklinde,
Türkceye tercüme etmiş.
Yeri gelmiş iken; T.C. Genelkurmay Başkanlığına bir suâl sormak isderim;
Yayımladığı sözlüklerde T.C. Genelkurmay Başkanlığı;
  • Türkce “muvazzaf subay” kelimesini İngilizceye “commissioned officer” şeklinde tercüme etmiş.
  • Türkce “astsubay” kelimesini ise ingilizceye “noncommissioned officer” şeklinde tercüme etmiş.
  • Peki, “muvazzaf astsubay” kelimesinin ingilizce tercümesi nedir?
Bu suâle verecek cevâbı olanlar var mı acap?
Bu suâli özetleyen çizelge ise aşağıdadır.
 T.C. Genelkurmay Başkanlığının ingilizce “noncommissioned officer” kelimesinin türkce tercümesi konusunda 1956 senesinden beri yapdığı kânunsuzlukların târihini Asubay Tefrikası-8 (28) isimli makâlesi ile Türk kamuoyunda ilk defâ gündeme getiren kişi de bu şu an okuduğunuz makâlenin müellifidir.
 

4. Amerikan Kara Dil Okulunun Tercümesi:

Tam burada dikkat çeken bir husus var ki anlatmadan geçmek olmaz. Amerikan Kara Ordusunun 1950 senesinde neşretdiği SR 320-5-1 yayım numaralı ingilizce sözlükden intihâl etdiği “noncommissioned officer” kelimesini T.C. Genelkurmay Başkanlığı, 6020 Sayılı Kânuna aykırı olarak “astsubay” şeklinde türkceye tercüme etmiş.

Fakat Amerika Kara Dil Okulu (The US Army Language School)’nun ilkini 1957 senesinde neşretdiği Temel Türkce Dil Kursu kitabında (29) Amerikan ordusu “noncommissioned officer” kelimesini 6020 Sayılı Kânuna uygun olarak “erbaş” şeklinde türkceye tercüme etmiş.
Hâl böyle iken, burada sorulması gereken suâl şudur; Amerikan Kara Ordusunun 1957 senesinden beri bildiği ve saygı gösterdiği 6020 Sayılı Kânunu T.C. Genelkurmay Başkanlığı 1956 senesinden beri nasıl inkâr ve ihlâl edebilmekdedir?

Yukarıda gördüğünüz resim 6020 Sayılı Kânun bağlamında ingilizce “noncommissioned officer” kelimesinin târif etdiği asker sınıfı konusunda Türk Millî Savunma Bakanlığı ile ABD Savunma Bakanlığı arasında hâlen mevcut olan çelişkiyi anlatmakdadır.
 

5. NATO’nun Tercümesi:

NATO; Amerikan Kara Ordusuna ait ingilizce sözlükde yer alan “noncommissioned officer” kelimesinin lafzı konusunda Amerikan Ordusu ile aynı işlemi yapmakdadır. Bu sebeple aynı izahı burada tekrar etmedim.
 
İngilizce “noncommissioned officer” kelimesinin türkceye tercümesi konusunda burada sorulması icâb eden suâller şunlar olmalıdır;
  • Hukûkda paralellik ilkesi gereği; kânun ile tesis edilen bir tasarrufun gene kânun ile tebdil vs. edilmesi gerekmez mi?
  • TBMM’nin “erbaş” şeklinde türkceye tercüme etdiği ingilizce “noncommissioned officer” kelimesini T.C. Genelkurmay Başkanlığının “astsubay” şeklinde tebdil etme hakkı ve yetkisi var mıdır?
  • 1956 senesinden beri hemen her 5 senede bir yayımladığı Türkce-İngilizce-Türkce sözlüklerde Genelkurmay Başkanlığı; 6020 Sayılı Kânundaki TBMM’nin irâdesini yok sayıyor. Ve ingilizce “noncommissioned officer” kelimesini kânuna aykırı olarak türkceye “astsubay” şeklinde tercüme ediyor. T.C. Genelkurmay Başkanlığının irâdesi, TBMM’nin irâdesinin üzerinde midir?
  • T.C. Genelkurmay Başkanlığı ingilizce “noncommissioned officer” kelimesini 1956 senesinden beri türkceye 6020 Sayılı Kânuna aykırı “astsubay” şeklinde tercüme etmekdedir. Millî Savunma Bakanlığı da aynı şekilde kânuna aykırı tercüme etmekdedir. Yapdığı tercüme kânunsuzluğu ile Millî Savunma Bakanlığı kendi kendini tekzip eden Bakanlık durumuna düşmekdedir. 6020 Sayılı Kânunu 1956 senesinden beri ihlâl eden T.C. Genelkurmay Başkanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı hakkında işlem yapacak bir devlet kurumu yok mudur?
Yukarıda aklımıza gelen suâller T.C. Genelkurmay Başkanlığının kendi yetkisini aşarak TBMM’nin “teşri-i salâhiyyetine” alenen tecâvüz etmesi elbetde, evvelâ 6020 Sayılı Kânunu vaz eden TBMM’nin melesidir.

Bu makâlenin asıl konusu; T.C. Genelkurmay Başkanlığının yapdığı bu hukûksuzluk ile mensubu olduğum astsubay sınıfının NATO ve BM’deki uluslararası müşterek çalışmalarda mȃruz kaldığı ve askerliğin temeli olan disiplin ilkesine temelden aykırı olan denklik (muâdelet) ya da mütekâbiliyet durumudur. Bu durumu da “Astsubay” Sınıfının İç ve Dış Hukûkumuzdaki Yeri ve Meşruiyyeti Meselesi isimli aşağıda gördüğünüz dördüncü bölümde tetkik edeceğiz.

 * *

4. “Astsubay” Sınıfının Dış Hukûkumuzdaki Yeri ve Meşruiyyet Meselesi
 
Astsubay Sınıfının Dış Hukûkumuzdaki Yeri ve Meşruiyyeti Meselesini;

a. Türkiye, Amerika, BM ve NATO Üyesi Ülkelerdeki Asker Sınıflarının Mukâyesesi

b. Türk Ordusundaki Astsubay Asker Sınıfının Dış Hukûkumuzdaki Meşruiyyeti Meselesi

c. Kânunlar ve Anayasa’nın İhlâli

Alt başlıklarında tetkik edeceğiz.

  *  *  


a. Türkiye, Amerika, BM ve NATO Üyesi Ülkelerdeki Asker Sınıflarının Mukâyesesi:

Türk Ordusu mensubu “astsubay” asker sınıfının uluslararası müşterek çalışmalarda denklik (muâdelet/equivalence) bakımından maruz bırakıldığı akıl almaz hukûksuz muameleyi anlayabilmek için; “noncommissioned officer” kelimesinin türkceye iki farklı şekilde tercüme edildiği “astsubay” ve “erbaş” kelimelerinin askerî mevzuâtımızdaki ıstılâhî târifine bakmamız gerekecek.

1. Türk ve Amerikan Ordularındaki Asker Sınıfları:

Türk Ordusunda mevcut ve müstahdem asker sınıfları bir bütün olarak 211 Sayılı Kânun (30) Madde-3’de tasnif ve tefrik edilmiş. 1961 senesinde darbeci subayların alelacele meriyyete koyduğu ve bugün itibârı ile de hâlen merî olan mezkûr Kânuna göre Türk Ordusundaki askerler aşağıda görüldüğü üzere 4 sınıfda tasnif ve tefrik edilmiş.

Amerikan Ordusu asker sınıfları ise US Code Title-10'a (31) göre tasnif ve tefrik edilir. 1956 senesinde meriyyete konulan ve bugün itibârı ile hâlen merî olan mezkûr Kânuna göre Amerikan Ordusundaki askerler aşağıda görüldüğü üzere 2 sınıfda tasnif ve tefrik edilmiş.

Türk Ordusu ile Amerikan Ordusundaki asker sınıflarını mukâyese etdiğimizde ortaya çıkan uluslararası uyumsuzluğu gösteren resim şöyledir.
Bu çizelgede; Türk Ordusundaki “astsubay” sınıfının Amerikan Ordusundaki muâdili hangi asker sınıfıdır?
Yukarıdaki çizelgede görüldüğü üzere; Türk Ordusundaki “astsubay” sınıfının Amerikan Ordusunda eşidi (muâdili/equivalent) mevcut değildir.
Amerika ile yapılan müşterek karargâh çalışmalarında Türk astsubaylarına Amerikan Ordusunda mevcut “enlisted” (er) muamelesi yapılmakdadır.
 
2. Türkiye ve BM’deki Asker Sınıfları:

Türk Ordusu ile BM’de görev alan asker sınıflarını mukâyese etdiğimizde ortaya çıkan uluslararası uyumsuzluğu gösteren resim şöyledir.
Bu çizelgede; Türk Ordusundaki astsubay sınıfının BM’deki muâdili hangi asker sınıfıdır?
Türk Ordusunda mevcut olan “astsubay” isimli asker sınıfı 1949 Cenevre Sözleşmesinde yer almamakdadır. Bir başka ifâde ile; esir türk astsubaylara yapılacak muamele konusunda 1949 Cenevre Sözleşmesinde hiçbir hüküm yokdur. Bu hâli ile Türk Ordusundaki astsubay sınıfı, 1949 Cenevre Sözleşmesi’ne göre gayri meşru bir asker sınıfıdır. Bu hususu da kamuoyu gündemine ilk getiren kişi bu makâlenin müellifidir.

Aşağıda gördüğünüz resim 1949 Cenevre Sözleşmesi-3 bağlamında ingilizce “noncommissioned officer” kelimesinin târif etdiği asker sınıfı konusunda Türk Dışişleri Bakanlığı ile BM arasında hâlen mevcut olan çelişkiyi anlatmakdadır.

1949 Cenevre Sözleşmesi’nin 6020 Sayılı Kânun ile yapılan tercümesinde “astsubay” terimi mevcut değildir. Bu hakikâtin tabii neticesi olarak; esir Türk astsubaya yapılacak muamele de belli değildir. Örnek vermek gerekir ise;
  • Mezkûr Sözleşmeye göre; esir askerler, esir kampında “subaylar” ve “diğer rütbeler” olmak üzere iki kısıma ayrılır. Subaylar ve diğer rütbeli esir askerler ayrı binâlarda iskân edilir. Esir kampındaki türk astsubaylar, bu iki kısımdan hangisinde iskân edilecek? Subay kısımında mı? Diğer rütbeler kısımındaki er ve erbaşlar ile birlikte aynı binâda mı?
  • 1949 Cenevre Sözleşmesinde; esir askerlere verilecek maâş 4 kategoride tasnif edilmiş. Bu kategorilerin hiçbirisinde “astsubay” sınıf yok. Esir kampındaki türk astsubaya hangi kategoriye göre maâş verilecek? 
 
3. Türk Ordusu ve NATO’daki Asker Sınıfları:

Türk Ordusundaki asker sınıflarını ve rütbe isimlerini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına Millî Savunma Bakanlığı NATO’ya beyân eder. NATO’ya beyân etdiği asker sınıfları ve rütbe isimleri için de Millî Savunma Bakanlığı 211 Sayılı Kânuna atıf yapar.

Üye ülkelerden gelen asker sınıfları ve rütbe isimlerini NATO, STANAG 2116 isimli Sözleşmede bir araya getirir ve üye ülkelere yayımlar. Üye ülkeler; NATO kadrolarına tâyin edeceği askerlerin “sınıf” ve “rütbe” denkliklerinin STANAG 2116’ya uygun olmasına çok dikkat eder. NATO karargâhlarındaki müşterek çalışmalarda her asker STANAG 2116’ya bakar ve kendi sınıf ve rütbesinin dengini (equivalent) tesbit eder. Türkiye’de geçerli olan “sınıf”, “rütbe” ve “kıdem” konusundaki hassasiyetin aynısı NATO karargâhlarında da aynı şekilde söz konusudur. Napoli/İtalya’daki NATO deniz karargâhında 1992-1994 seneleri arasında ifâ etdiğim dâimî görevim esnâsında ben Şükrü IRBIK da bu hassasiyeti en yakından tecrübe ederek yaşadım ve gördüm.

Millî Savunma Bakanlığı Türk Ordusundaki asker sınıflarını NATO’ya beyânda 211 Sayılı Kânuna atıf yapdığından dolayı ben de asker sınıflarını tasnif etmek için 211 Sayılı Kânundan iktibâs edeceğim.

211 Sayılı Kânun Madde-3’de Türk Ordusu asker sınıfları ile STANAG 2116’daki NATO asker sınıfları mukâyese edildiğinde ortaya çıkan manzara şöyledir.
Yukarıdaki çizelgede görüldüğü üzere; Türk Ordusundaki “astsubay” sınıfının NATO’da eşidi (muâdil/equivalent) asker sınıfı mevcut değildir. NATO karargâh çalışmalarında Türk astsubaylarına “diğer rütbeler” (er) muamelesi yapılmakdadır. NATO yurtdışı dâimî göreve seçilmiş astsubay olarak ben Şükrü IRBIK da İtalya/Napoli’deki deniz karargâhında “diğer rütbeler” (er) kadrosunda çalışdırıldım.

Türk astsubaylarının NATO karargâhlarındaki “er” kadrolarında çalışdırılması hakkında Cumhurbaşkanlığı makâmına gönderdiğim CİMER dilekcemi hâvi Asubay Tefrikası-11 (32) isimli makâlemize de 27 Aralık 2020 târihinde yayımladım.

Aşağıda gördüğünüz resim STANAG 2116 bağlamında ingilizce “noncommissioned officer” kelimesinin târif etdiği asker sınıfı konusunda Millî Savunma Bakanlığı ile NATO arasında hâlen mevcut olan çelişkiyi anlatmakdadır.

  * *  


Türk Genelkurmay Başkanının Sebep Olduğu Uluslarası Rez
ȃlet;

  • Amerikalı Er’e “Astsubay” Muȃmelesi
  • Türk Astsubay’a “Er” Muȃmelesi


İngilizce “noncommissioned officer” kelimesinin türkce tercümesi konusunda;

Türk Millȋ Savunma Bakanlığı ve NATO arasındaki tercüme meselesinin sebep olduğu

Uluslararası mütekabiliyet esȃsını sarsan diplomatik bir rezȃlete de

2013 senesinde Türk Genelkurmay Başkanı sebep oldu!

 

Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet ÖZEL;

  • USEUCOM “Kıdemli Eri” unvȃnı ile NATO’da görev yapan ABD Deniz Kuvvetleri’nden “Er” Kıdemli Başçavuş Roy M. MADDOCKS, Jr.’ı 2013 senesinde Ankara’ya dȃvet etdi,
  • 03 Nisan 2013 Çarşamba günü Amerikalı Er MADDOCKS, Jr. için Anıtkabir’de “II Numaralı tören” tertip etdi.

 

Bu törende Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet ÖZEL;

  • USEUCOM “Kıdemli Eri” ABD Deniz Kuvvetleri’nden “Er” Kıdemli Başçavuş Roy M. MADDOCKS, Jr.‘ı törenin ön sırasında yürütdü.
  • Amerikalı Er MADDOCKS, Jr.‘ın arkasında ise Genelkurmay Başkanlığı Astsubayı, Kara ve Deniz Kuvvetleri Kuvvet Astsubayları ile Jandarma Genel Komutanlığı Kıdemli Astsubaylarını yürütdü.(33).

  * *  

 



  *  *  

El İyisi, Ev Cimrisi; Türk Genelkurmay Başkanı

USEUCOM “Kıdemli Er”i Deniz Er Kıdemli Başçavuş Roy M. MADDOCKS, Jr.,

03 Nisan 2013 Çarşamba günü öğleden sonra ise;

  • Astsubay Üst Karargâh Hizmetleri Eğitimi” ismini verdiğimiz ucube mektebe gitdi.
  • Bu uyduruk mektebin talebesi Türk “Kıdemli Astsubayları”nı sınıfda içtima eyledi.

Sonra da Amerikalı ErRoy M. MADDOCKS, Jr.,

  • Türk “Kıdemli Astsubaylarına” Amerikan Ordusu ve NATO’daki “kıdemli erliğin” (Senior Enlisted Leader) fâzilet ve nimetlerini anlatdı.(34).


Türk Genelkurmay Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı;

Amerikalı “Er” Kıdemli Başçavuş Roy M. MADDOCKS, Jr.’ın bu ziyȃretini

Er” Roy M. MADDOCKS, Jr.’ın görevli olduğu USEUCOM’a 08 Nisan 2013 Pazartesi günü servis etdi.

 

Fakat,

Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet ÖZEL;

Amerikalı “Er” Kıdemli Başçavuş Roy M. MADDOCKS, Jr.’ın 03 Nisan 2013 Çarşamba günü Ankara’ya yapdığı bu ziyȃreti Türk kamuoyundan sakladı.

  * *  

b. Türk Ordusundaki Astsubay Asker Sınıfının Dış Hukûkumuzdaki Meşruiyyet Meselesi:


Türk Ordusu asker sınıflarının iç ve dış hukûkumuza göre mukâyesesi aşağıdaki çizelgede görüldüğü gibidir.

Bu gördüğünüz çizelge dikkat ile okunup iyice anlaşıldığı takdirde astsubay sınıfının dış hukûkumuzdaki gayri meşru durumu da kolayca anlaşılacaktır.

Mukâyese neticesinde ortaya çıkan uyumsuzluk ve gayri meşruluk!
Türk Ordusu mensubu bir subay dünyanın hangi ülkesine gitse orada bir subay ile muhatap oluyor.

Fakat gene aynı Türk Ordusu mensubu astsubay yurtdışındaki hiçbir ülkede kendi muadili asker bulamıyor.

   *  *  

c. Kânunlar ve Anayasa’nın İhlâli:
 
211 Sayılı Kânun ile TBMM Türk Ordusundaki askerleri “er, erbaş, astsubay ve subay” olmak üzere 4 sınıfda tasnif etmiş.
NATO üyesi devletlerin ordularındaki asker sınıfları ve rütbe isimlerinin denkliği (equivalence) ise STANAG 2116 ile tesbit edilmiş.

İç hukûkumuzda Türk Ordusu askerlerini 4 sınıf olarak Kânun ile TBMM tâyin eder iken,
Dış hukûkumuzda ise Millî Savunma Bakanlığı Türk Ordusunu STANAG 2116 ile NATO’ya 2 sınıf asker olarak beyân ediyor.

Millî Savunma Bakanlığı:

1. İngilizcesi “noncommissioned officer” olan “erbaş” kelimesini “astsubay” şeklinde türkceye tercüme etmek fiili ile 6020 Sayılı Kânunu ve 1949 Cenevre Sözleşemesi-3 (GC-III)’ü ihlâl etmekdedir.

2. 5802 Sayılı Astsubay Kânunu ile 1951 senesinde “astsubay” olarak tesmiye etdiği asker sınıfının rütbelerini 211 ve 926 Saylı Kânunlar ile TBMM “7 farklı kademe” olarak tesbit ve tefrik eder. 926 Sayılı Kânun Madde-78’de mezkur rütbeleri hâiz astsubayların her birinin kendine mahsus “nasıp”, “rütbe” ve “kıdemleri” vardır. Askerlik mesleğinin esâsı olan “nasıp”, “rütbe” ve “kıdem” konularına ise 211 ve 926 Sayılı Kânunlarda kuvvetli atıflar yapılmış. “Astsubay” sınıfının “7 farklı kademedeki” bu rütbelerini Millî Savunma Bakanlığı, 211 ve 926 Sayılı Kânunlara aykırı olarak STANAG 2116 ile NATO’ya;
  • Sâdece “5 kademe” rütbe olarak beyân etmiş,
  • Türk Ordusu “astsubay” sınıfının en kıdemsiz ilk üç kademesi olan ve aralarında 6 sene 8 ay hizmet süresi farkı olan “Astsubay astçavuş”, “Astsubay çavuş” ve “Astsubay kıdemli çavuş” rütbe isimlerini Millî Savunma Bakanlığı STANAG 2116’da “tek rütbe olarak” “OR-5” derecesi ile NATO’ya beyân etmiş. Bu fiili ile de Millî Savunma Bakanlığı 211, 926 ve 1632 (Md.95/4) Sayılı Kânunları ihlâl etmiş.
3. Amerikan Devleti; STANAG 2116’ya “Non-Officer Personnel” başlığı ile beyan etdiği asker sınıfları için US Code Title-10 isimli Kânuna atıf yapmış. US Code Title-10 isimli işbu Kânunda; Amerikan Ordularında “Officer” ve “Enlisted” olarak tesmiye edilen iki sınıf asker mevcut ve müstahdemdir. 1956 senesinden bugüne kadar Amerikan Kara Ordusundan iktibasen/intihâlen neşretdiği İngilizce-Türkce tercüme sözlüklerinde Türk Genelkurmay Başkanlığı; “Enlisted” kelimesini türkceye “Er” olarak tercüme etdi.

Bu cümleden olmak üzere Türk Millî Savunma Bakanlığı; 926 sayılı Kânunun “subay yardımcısı” olarak tavzif etdiği “Türk astsubay sınıfını” 6020 sayılı Kânuna aykırı olarak STANAG 2116 ile NATO’ya “Er” olarak beyân ediyor. Bu Kânunsuz fiilinin neticesinde Türk Millî Savunma Bakanlığı;
  • Müşterek ve NATO görevlerinde Türk astsubaylarını “er” kadrolarında çalışdırıyor,
  • Türk astsubaylarını yabancı devlet ordularının “erlerinin” emrinde görev yapdırıyor,
  • Yabancı devlet orduları “erlerine” Türk astsubaylarına sicil verdirtiyor. 

Astsubay” ve “muvazzaf astsubay” terimlerinin Kânun ile tesbit edilmiş ingilizce tercümeleri bugün dahi yokdur ve hiçbir zaman da olmamış. Hâl ve hakikât bu minvâl üzere iken; “astsubay” ve “muvazzaf astsubay” terimlerine ingilizce karşılık uydurmak hiç kimsenin hakkı ve vazifesi değildir.
  • Bu hakikâtin tabii neticesi olmak üzere; “astsubay” ya da “muvazzaf astsubay” kelimelerinin ingilizce tercümesinin “noncommissioned officer” olduğunu iddia etmek; bu ingilizce kelimeyi “erbaş” olarak türkceye tercüme eden 6020 Sayılı Kânunu ihlâl etmekdir.
  • Asker şahıslar için;
— 6020 Sayılı Kânunu ihlâl etmek demek göreve başladığı gün 211 Sayılı Kânun Madde-37 mucibince “Kânunlara her zamân ve her yerde itaât edeceğinde dâir nâmusu üzerine içdiği” asker andına ihânet etmek demekdir.

— 6020 Sayılı Kânunun hükümüne rağmen “astsubay” ya da “muvazzaf astsubay” kelimelerinin ingilizce tercümesinin “noncommissioned officer” olduğu yalanını söylemek;
  • 6413 Sayılı Kânun (35) Madde-18’e göre disiplin suçu işlemek demekdir.
  • 1632 Sayılı Askerȋ Cezȃ Kânunu Madde-87’ye istinâden emre itaâtsizlik suçu işlemekdir.
  • Milletlerarası bir Anlaşma olması hasebi ile 1949 Cenevre Sözleşmesi Anayasa’nın 90’ıncı maddesi ile koruma altındadır. Bu Sözleşmeye aykırı hareket etmek Anayasa’nın Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma başlığı altında yer alan 90’ncı Maddesinin ihlâl etmekdedir.
  • Ordumuzun astsubay sınıfına yurtdışı müşterek karargâhlarda er muamelesi yapmak 211 Sayılı Kânunu ihlâl etmekdedir.
   *  *  *  
5. Sonuç;

İç hukûkumuza göre 1967 senesinden beri “muvazzaf astsubay” olarak tavzih ve tesmiye etdiğimiz asker sınıfının; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin anlaşmalar ile taraf olduğu ABD, NATO ve BM üyeliği kapsamında dış hukûkdaki yeri, mevcudiyeti ve meşruiyyeti bugüne kadar hiç incelenmemiş bir konudur.
Amerikan Kara Ordusuna ait ingilizce sözlükdeki “noncommissioned officer” (NCO) terimini Genelkurmay Başkanlığının 1956 senesinde “assubay” şeklinde Kânuna aykırı olarak tercüme etmesi neticesinde dış hukûka aktarılması ile; Türk “astsubay” sınıfının muâdaleti konusunda mütekâbiliyet ilkesini zedeleyen uluslararası diplomatik bir meselenin ortaya çıktığının da kimseler farkında değildir.

Türk Millî Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı; iç hukûkumuzda “subay yardımcısı” olarak tavzif etdiği “muvazzaf astsubay” sınıfını ABD, NATO, BM vs. yurtdışı müşterek görevlerde yabancı ülke “erlerinin” emrinde görevlendiriyor.

Bu makâlenin müellifi Şükrü IRBIK da seçildiği NATO görevi esnâsında 1992-1994 seneleri arasında İtalyan bir “erin” emrinde çalıştırılmış “muvazzaf astsubay”dır. Bu tasarrufu ile her iki kurum; 211, 1632, 6020 ve 6413 Sayılı Kânunlar ile Anayasa Madde-90’ı müteselsilen ihlâl etmekdedirler.
Netice itibârı ile;
  1. İç hukûkumuzda Türk “muvazzaf astsubay” asker sınıfının;
  • 5802 Sayılı Kânunda 1951 senesinde derpiş edilen “ihdas gerekcesini” 926 Sayılı darbe Kânunu ile “muvazzaf subaylar” 1967 senesinde tamamen ilgâ etmiş.
  • 5802 Sayılı Kânunda 1951 senesinde “muvakkat” bir asker sınıfı olarak “ihdas” edilen “astsubay” sınıfını 27 Mayıs darbesini yapan “muvazzaf subaylar” 926 Sayılı darbe Kânunu ile 1967 senesinde hiçbir gerekce gösdermeden “muvazzaf” asker sınıfına tensik etmiş.
  • 926 Sayılı darbe Kânunu ile;
— “Astsubay” sınıfının rütbe bekleme süresi 9 seneden 30 seneye,
— Mecburî hizmet süresi 9 seneden 15 seneye arttırılmış,
— Subaylığa yükselme dâhil olmak üzere 5802 Sayılı Kânun ile 1951 senesinde “astsubay” sınıfına verilen “müktesep haklar” gasp edilmiş.
  1. Dış hukûkumuzda ise “muvazzaf astsubay” sınıfının;
  • Amerika, BM ve NATO’da muâdili (dengi/eşidi) mevcut değildir.
Yukarıda tavzih edilen temel gerekceler ve iç/dış hukûkî mesnetler neticesinde;
Ordumuzda “muvazzaf astsubay” dediğimiz asker sınıfı geldiğimiz şu durumda mevcudiyetinin meşruiyyetini tamamen kaybetmiş.
Bu makâle; Ordumuzda “muvazzaf astsubay” olarak tesmiye edilen asker sınıfının dış hukûkdaki gayri meşruluğu hakkında bugüne kadar yazılmış ilk makâledir.

Millî Savunma Bakanlığının Kânunlar ve Anayasaya aykırı tasarruflarının neticesinde; Ordumuzdaki “muvazzaf astsubay” olarak tevsim edilen asker sınıfının dış hukûkdaki gayri meşruluğu bugünden tezi yok, gündeme getirilmeli ve “meşruiyyeti” konusunda kapsamlı tartışmalar başlatılmalıdır.

  *  *  
 

Conclusion;

Being defined as “muvazzaf astsubay" in the domestic law; the status, existence and legitimacy of this military cadre within the scope of international laws and due to Türkiye’s memberships to international organizations such as NATO and UN, which binds Turkish Republic, has never been examined so far.
The military term "noncommissioned officer" (NCO) quoted from the english dictionary of the US Army was unlawfully translated as “assubay” and transferred to international law by the Turkish General Staff in 1956.

As a result of this illegal translation of the Turkish General Staff, no one is aware that an international diplomatic issue, which undermines the principle of reciprocity, regarding fair treatment of the Turkish “muvazzaf astsubay” cadre of the Turkish Military, has emerged.

The Grand National Assembly of Türkiye had established Turkish “astsubay” cadre as a "temporary” soldier corps in 1951 with the Law Number 5802. As of today, there is not a single person in the world, who knows or can explain why the coup plotter “commissioned officers” transformed this “temporary astsubay” cadre into "commissioned (muvazzaf) astsubay" cadre in 1967 by the coup Law Number 926. Due this unlawful and inexplicable reason, the only Army in the world with “commissioned (muvazzaf) astsubay" cadre is the Turkish Army.

Being tasked and described as “officer assistant” as per the internal law, Turkish Ministry of National Defense and Turkish General Staff employ Turkish “muvazzaf astsubay” cadre under the supervision and command of foreign enlisted men and women in the joint military headquarters abroad.

The author of this article, Şükrü IRBIK, was also a “muvazzaf astsubay”, who made by the Turkish Ministry of National Defense and Turkish General Staff work under the supervision of an Italian enlisted man during his NATO tour between 1992 and 1994 in Italy. With this unlawful process, above mentioned Turkish State Departments severely violate Laws Number 211, 1632, 6020 and Article 90 of the Turkish Constitution.

  *  *  


As a final conclusion;

Soldier cadre known as “muvazzaf astsubay” in the Turkish domestic law;
  • The justification for establishment set forth in 1951 by the Law Number 5802 totaly abolished by the Law Number 926, which was a pure coup Law, adopted by the Turkish coup plotter “commissioned officers”, who achieved subject coup in 1961.
  • Being established as a "temporary" military cadre in 1951 by the Law Number 5802 "astsubay" cadre was transformed into "commissioned” (muvazzaf) astsubay cadre in 1967 by the coup Law Number 926, without declaring or stating any justifications.
  • With the coup Law Number 926; time in grade of the Turkish “temporary (muvakkat) astsubay” cadre was increased from 9 to 30 years, and compulsory service period was increased from 9 to 15 years. The "acquired rights" given to “temporary (muvakkat) astsubay” cadre by Law Number 5802 in 1951, including promotion to officer cadre, were also totaly usurped by the subject coup Law Number 926.
 
In terms of international law, the Turkish “muvazzaf astsubay” cadre;
  • Since there is no such an equivalent soldier cadre in America, in the UN and in NATO; Turkish “muvazzaf astsubay” cadre are employed under the command of allied enlisted men and women in joint and allied operations.
As a result of these domestic and international legal grounds of the basic reasons set out above;
The military cadre named as "muvazzaf astsubay" in The Turkish Military has completely lost the legitimacy of its existence in the current situation.
This is the first article ever written about the illegitimacy of the military cadre designated as "muvazzaf astsubay" in The Turkish Military, in terms of domestic and foreign laws.

Due to the actions of the Turkish Ministry of National Defense and Turkish General Staff, contrary to the domestic and foreign Laws and the Turkish Constitution;
There is no doubt that the illegitimacy of the military cadre called "muvazzaf astsubay" in the Turkish Military within domestic and foreign laws should immediately be brought to the agenda and a comprehensive discussion should be initiated about its "legitimacy."










Şükrü IRBIK
Emekli Sȃhil Güvenli Astsb. III.Kad.Kd.Bçvş.
 
 
Kaynak:

1. 926 Sayı ve 27 Temmuz 1967 Târihli Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kânunu.

2. 5802 Sayı ve 02 Temmuz 1951 Târihli Astsubay Kânunu.

3. [https://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/2855-cunku-asubay]; [https://web.archive.org/web/20250423184157/https://www.emekliassubaylar.org/cunku-asubay/] bağlantılarında münteşir Çünkü Asubay isimli makâle. Yayımlayan Şükrü IRBIK, Yayım târihi: 21 Aralık 2017.

4. Rütbe ve Birliklerin Öz Türkçe Karşılıkları D-105. T.C. Büyük Erkânıharbiye Reisliği X. Şube Sayı: 41803, 19 Şubat 1935-Ankara. Büyük Erkânıharbiye Matbaası, Ankara-1935.

5. 2/2295 Sayı ve 09 Nisan 1935 Târihli Kararnâme. (Resmî Gazete Târihi: 22 Nisan 1935, Resmî Gazete Sayısı: 2984). (1934 sene ve 2590 Sayılı Kânunun Üçüncü Maddesine istinâden vaz edilmiş.IRBIK).

6. 2771 Sayı ve 10 Haziran 1935 Târihli Ordu Dâhilî Hizmet Kânunu.

7. 3387 Sayı ve 16 Mayıs 1938 Târihli Ordu Dâhilî Kânununun 2’nci Maddesini Değiştiren Kânun.

8. 2717 Sayı ve 18 Mayıs 1935 Târihli Sevkiyât Erât ve Erbaşlarına Verilecek Yevmiyeler Hakkındaki 630 Numaralı Kânunun Birinci Maddesini Değiştiren Kânun. (İnikâd-25, sayfa 117 ve 118).

9. 1001 Sayı ve 09 Nisan 1927 Târihli Gedikli Küçük Zâbit Menbalarına Dâir Kânun. (TBMMZC, İ:46, 26.3.1927, C:1, s. 225)

10. [https://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3452-asubay-tefrikasi-14]; [https://web.archive.org/web/20250624083121/https://www.emekliassubaylar.org/asubay-tefrikasi-14/] bağlantılarında münteşir Asubay Tefrikası-14 isimli makâle. Yayımlayan Şükrü IRBIK, Yayım târihi: 09 Nisan 2023.

11. MSÜ Kara Astsubay Meslek Yüksekokuluna ait [https://www.kkk.tsk.tr/okullar/kkamyo/hakkinda/tarihce.html] isimli bağlantıda münteşir okul târihcesi. İndirme târihi: 25.11.2023.

12. MSÜ Deniz Astsubay Meslek Yüksekokuluna ait [https://damyo.msu.edu.tr/sayfalar/tarihce.html] isimli bağlantıda münteşir okul târihcesi. İndirme târihi: 25.11.2023.

13. 1446 Sayı ve 16 Mayıs 1929 Târihli Gedikli Küçük Zâbit Menbalarına Ait 1001 Numaralı Kânunun Bâzı Maddelerinin Tadiline Dâir Kânun.

14. [https://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3380-asubay-tefrikasi-12]; [https://web.archive.org/web/20250624083121/https://www.emekliassubaylar.org/asubay-tefrikasi-12/] bağlantılarında münteşir Asubay Tefrikası-12 isimli makâle. Yayımlayan Şükrü IRBIK, Yayım târihi: 10 Nisan 2021.

15. 5398 Sayı ve 30 Mayıs 1949 Târihli Millî Savunma Bakanlığının Kuruluş ve Görevlerine Dâir Kânun.

16. 1632 Sayı ve 22 Mayıs 1930 Târihli Askerî Cezâ Kânunu.

17. 3520 Sayı ve 01 Şubat 1989 Târihli Bâzı Kânunların Madde Numaralarının Değiştirilmesi Hakkında Kânun Hükmünde Kararnâmenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kânun, Madde-2.

18. Şükrü IRBIK’ın 200114445003 Sayı ve 03 Nisan 2020 Târihli CİMER dilekcesi.

19. [https://www.emekliassubaylar.org/component/k2/item/3102-asubay-tefrikasi-6-6]; [https://web.archive.org/web/20250121011450/https://www.emekliassubaylar.org/asubay-tefrikasi-6-6/] bağlantılarında münteşir Asubay Tefrikası 6-6 isimli makâle. Yayımlayan Şükrü IRBIK, Yayım târihi: 19 Temmuz 2018.

20. Final Report for the “Study on Language and Translation in International Law and EU law” DGT/2011/MLM2. Prepared by the research team of P&V International. 30 July, 2012. [file:///C:/Users/Lenovo%20PC/Downloads/study%20on%20language%20and%20translation%20in%20international-gp_eudor_WEB_HC3012627ENC_002.pdf], İndirme târihi: 25.11.2023.

21. [https://context.reverso.net/%C3%A7eviri/ingilizce-t%C3%BCrk%C3%A7e/non-commissioned+officer] isimli bağlantıda hizmet veren Reverso isimli e.sözlük. İndirme târihi: 25.11.2023.

22. Geneva Convention Relative to the Treatment of Prisoners of War of 12 August 1949, (GC-III).

23.  SR 320-5-1, (Special Regulation), Dictionary of United States Army Terms. Washington, D.C.: GPO Aug., 1950.

24. 6020 Sayı ve 21 Ocak 1953 târihli Harb Felâketzedelerinin Himâyesine dâir 12 Ağustos 1949 târihli Cenevre Sözleşmelerinin Onanması Hakkında Kânun. (3. Harb esirleri hakkında tatbik edilecek muameleye dair 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Andlaşması; Kısım-III, Madde-49 ve Kısım-IV, Madde-60’da mevcut ingilizce “non-commissioned officer” terimini TBMM 1953 senesinde “erbaş” şeklinde türkceye tercüme etmiş).

25. Genelkurmay Başkanlığı, (Ö/T 320-5-1), İngilizce-Türkce Müşterek Askerî Terimler Sözlüğü, Genelkurmay Basımevi, Ankara-1956. Non-commissioned officer: 1. Assubay: A.B.D. Ordusunda, onbaşıdan (dahil) assubay başçavuşuna (master sergeant) (dahil) kadar olan rütbelerden birine sahip bulunan askerî şahıs; 2. Erat sınıfınınilk dört rütbesinden” birine sahip olan şahıs. Kısalt. NCO (Asb.) “Enlisted grade structure” (Bak).

26. Standardization Agreement STANAG 2116, NATO Codes For Grades Of Military Personnel, Edition-7, dtd. 13 January 2021. (First version published in 1964).

27. T.C. Genelkurmay Başkanlığı, MS 76-1(C) İngilizce-Türkce Müşterek Askerî Terimler Sözlüğü, Genelkurmay Basımevi, Ankara-2007.

28. [https://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3294-asubay-tefrikasi-8] bağlantısında münteşir Asubay Tefrikası-8 isimli makâle. Yayımlayan Şükrü IRBIK, Yayım târihi: 02 Şubat 2020.

29. The US Army Language School, Turkish Basic Course Volume-I, Part-I, Lessons 1-8. Defense Language Institute, West Coast Branch Presidio of Monterey, California. Published August 1957, reprinted December 1958, reprinted August 1963. Page 165; English–Turkish Vocabulary (İngilizce–Türkçe Kelimeler), non-commissioned officer; erbaş. Kaynak: [https://books.google.com.tr/books?id=pQEIAQAAMAAJ&pg=PA165&dq=non-commissioned+officer,erba%C5%9F&hl=tr&sa=X&ved=2ahUKEwju2pyGie_6AhV_RfEDHdEfBPQQ6AF6BAgLEAI#v=onepage&q=non-commissioned%20officer%2Cerba%C5%9F&f=false]. İndirme târihi: 26.11.2023.

30. 211 Sayı ve 04 Ocak 1961 Târihli TSK İç Hizmet Kânunu.

31. 1028 Sayı ve 10 Ağustos 1956 târihli ABD Silâhlı Kuvvetler Personel Kânûnu. US Code Title-10, Armed Forces, dtd. Aug. 10, 1956, Public Law-1028, 84th Congress Chapter-1041, 2nd Session. (Subtitle A- General Military Law, Part-I Organization and General Military Powers, Chapter – I, Section 101. Definitions, (b) Personnel Generally).

32. [https://www.emekliassubaylar.org/k2-kategoriler/item/3350-asubay-tefrikasi-11]; [https://web.archive.org/web/20250624083121/https://www.emekliassubaylar.org/asubay-tefrikasi-11/] bağlantılarında münteşir Asubay Tefrikası-11 isimli makâle. Yayımlayan Şükrü IRBIK, Yayım târihi: 27 Aralık 2020.

33. Amerika Birleşik Devletleri Avrupa Komutanlığı (United States European Command (USEUCOM))’na ait [https://www.eucom.mil/media-library/photo/24823/fleet-master-chief-petty-officer-roy-m-maddocks-jr-visited-antkabir-the-mausoleum-the-country-of-turkeys-founder-mustafa-kemal-ataturk] isimli bağlantı. İndirme tȃrihi: 20.09.2019.

34. Amerika Birleşik Devletleri Avrupa Komutanlığı (United States European Command (USEUCOM))’na ait [https://www.eucom.mil/media-library/photo/24822/fleet-master-chief-petty-officer-roy-m-maddocks-jr-spoke-with-more-than-100-students-of-the-sixth-class-at-the-sergeants-major-academy] isimli bağlantı. İndirme tȃrihi: 20.09.2019.

35. 6413 Sayı ve 16 Şubat 2013 Târihli Türk Silâhlı Kuvvetleri Disiplin Kânunu.


 
Makȃle künyesi:

Şükrü IRBIK, Türk Ordusunda Astsubay Olarak Tesmiye Edilen Asker Sınıfının İç ve Dış Hukûkumuzdaki Meşruiyyetinin Mukâyeseli Bir İncelemesi.

[https://www.oncekultur.com/?Syf=22&Mkl=1305323&pt=%C5%9E%C3%BCkr%C3%BC%20IRBIK&Astsubay-S%C4%B1n%C4%B1f%C4%B1n%C4%B1n-Me%C5%9Fruiyyet-Meselesi]. 31.08.2026.

* Makâlemiz telif eserdir. Künyesine atıf yapmak sûreti ile iktibâs edilebilir.

 

  Yukarıda okuduğunuz makâle aşağıda künyesi görülen kitapda yayınlanmışdır.

Şükrü IRBIK, Türk Ordusunda Astsubay Olarak Tesmiye Edilen Asker Sınıfının İç ve Dış Hukukumuzdaki Meşruiyyetinin Mukâyeseli Bir İncelemesi. (Ss. 368-408). Kamu Bürokrasisinde Özellikli Alanlar; Askerî Bürokrasi. Editör Dr. Fatih ÇAM. Alarga Yayınevi-Konya, Aralık-2024. ISBN:978-625-5510-21-1.

 



1263 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Site Haritası
Linkler
KİTAP ÖNERİLERİ
Prof.Dr. Cihan Dura, Sömürgeleşen Türkiye


Prof.Dr. Cihan Dura, Ataname


Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında
(AB-D Tarafından Yerli İşbirlikçileri ile Kuşatılan Türkiye) 


M.Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye


Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı


Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Sızıntı


Barış Pehlivan, Barış Teroğlu, Metastaz


Alev Coşkun, Tarihi Unutmamak


Prof.Dr.Emre Kongar, 21. Yüzyılda Türkiye


Prof.Dr.Emre Kongar, Yakın Tarihimizle Yüzleşmek


Rıza Zelyut, Osmanlı'da Oğlancılık


Merdan Yanardağ, Türkiye Nasıl Kuşatıldı?


Prof.Dr. Sina Akşin, Yakın Tarihimizi Sorgulamak


Nurten Arslan. Küçük Anılarda Büyük Sırlar, 5 cilt
Biyografik Roman Tarzında Atatürk ve Yakın Tarih


Soner Yalçın, Samizdat


Soner Yalçın, Saklı Seçilmişler


Erol Toy, O'na Katılmak, Dünden Yarına Türkiye Cumhuriyeti


Prof.Dr. Afet İnan, Medeni Bilgiler ve M.Kemal Atatürk'ün El Yazıları


Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu


Laik, Demokratik, Hukuk Sevleti Türkiye Cumhuriyeti'ni Ortadan Kaldırmaya Yönelik İç ve Dış İrticai Örgütler


Prof.Dr. İlber Ortaylı, Zaman Kaybolmaz


Prof.Dr. İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk


Süleyman Duman, Kütahya-Eskişehir


Anılarla Mayıs 1970 - Ocak 1975 Astsubay ve Eşlerinin Hak ve Adalet Arama Mücadeleleri
Yazar: Abdullah İnaler


Cengiz Özakıncı, İblisin Kıblesi
(Türkiye'nin Üniter ve Laik Yapısını Hedef Alan AB-D
Bunun için neler yaptı?
Belgeleriyle Tarihe Tanıklık Edeceksiniz)


Cengiz Özakıncı, Türkiye'nin Siyasi intiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı
(Bugün Olanları, Yarın Olabilecekleri, Tarihi Benzerlikleri, Belgeleri ile Anlatmakta Olan Bir Eser)


Cengiz Özakıncı, Kalemin Namusu, Türk Savun Kendini


Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı


Ali Tayyar Önder - Türkiye'nin Etnik Yapısı ve Açılım


Cengiz Özakıncı - İblisin Kıblesi Kitabına Ait Program


Prof.Dr. Necati Demir ile Türk Tarihi Üzerine 19 Mayıs Programı-1


Prof.Dr. Necati Demir ile Türk Tarihi Üzerine 19 Mayıs Programı-2


Cengiz Özakıncı:Türkiye Cumhuriyeti'nin Yerli ve Milli Kökleri


Cengiz Özakıncı:1989 Sonrası Türkiye’de Küreselci Emperyalist Operasyonlar.
Dersim iftiraları-Kanal İstanbul, Monrö Bağlantısı-Atatürk ve Laikli İlkesine Yönelik Psikolojik Harekat Nasıl ve Neden Başladı

Cengiz Özakıncı: ABD’de Ulusal Demokratik Cumhuriyet’in Temelleri
Amerika'da okullarda öğrencilere okutulan Ulusal Ant
- Atatürk'ün Eğitim Sistemi


Amerikan Ulusal Andı

"Pledge of Allegiance - Brody Middle School"



Türkiye'de "Öğrenci Andı" Pkk ile Açılım Döneminde Kaldırıldı.13.10.2013
Prof.Dr. Erol Manisalı: Amerika'nın yürüttüğü karşı devrim


GENÇLİĞE HİTABE
Analiz

AKP-BDP çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti’ni dönüştürmeye çalışanlar, 18 yıl önce (1993-1994) Kürt-İslam çizgisindeki Yeni Zemin’de örgütlenmiş... 3.6.2011-Yeniçağ 
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/-51438h.htm
Yeni Zemin Dergisi Konu Başlıkları:
https://web.archive.org/web/20191104182813/http://katalog.idp.org.tr/dergiler/610/yeni-zemin



Yıl 1993; Sayın Recep Tayyip Erdoğan (Refah Partisi İstanbul İl Başkanı, MKYK Üyesi) Sayın Bülent Arınç (Refah Partisi MKYK Üyesi) ve Sayın Mehmet Metiner (Yeni Zemin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni).


Yıl 1993; Sayın R.Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç ve Mehmet Metiner birlikte bir açık oturumda


Türkiye'nin siyasi yapısının islami yönde değiştirilmesini temel hedef edinmiş Yeni Zemin Dergi Yazarları, TSK yapısının değiştirilmesini de misyon edinmiş.

Aynı zamanda eyalet, hilafet gibi söylemlere sahip Em.Tuğg. Adnan Tanrıverdi 15 Temmuz 2016 sonrası TSK'da yaptırdığı değişiklikleri sıralıyor:


İçişleri Eski Bakanı Sadettin Tantan'ın HÜDA PAR ve Hizbullah Tespitleri