• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
Ö/K Facebook

Ö/K Twitter

Ö/K You Tube
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam1273
Toplam Ziyaret1609657
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar45.495845.6781
Euro52.840353.0521
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
A24 Gayrimenkul

Tarih/Belgesel
İstanbul: Fatih Aldı, Vahdettin Kaybetti, Atatürk Kurtardı  


Bennett'in Mustafa Kemal'e Suikastle Görevlendirdiği İngiliz Ajanı Mustafa Sagir'in 1921'de Ankara'da Yakalanışı


Türk Devrimi'ne Karşı İngiliz Palavralarına Özgün Belge ve Bilgilerle Yanıtlar


II. Abdülhamid Dönemi'nin Bilinmeyenleri - 1. Bölüm


II. Abdülhamid Döneminin Bilinmeyenleri - 2. Bölüm


Harf Devrimi'nin Yerli ve Milli Kökleri, 1. Bölüm


Harf Devrimi'nin Yerli ve Milli Kökler-2


1945'ten Günümüze, Ulus-Devlet'e yönelik Etnik Bölücülüğe Meşruiyet Sağlayan İç ve Dış Odaklar


Küreselci Emperyalizmin Ulus Devlet Düşmanlığı, Etnik bölücülük ve Tek Dünya Devleti Düşleri


"Hilafet İngilizlerin İsteğiyle Kaldırıldı" Yalanını Çürüten Belgeler-1


"Hilafet İngilizlerin İsteğiyle Kaldırıldı" Yalanını Çürüten Belgeler-2


Atatürk'e ve Türk Tarih Tezine Kafatasçı Irkçılık Suçlaması Yapanlara Yanıt


Belgelerle 1925 Şeyh Said İsyanı
Musul Sorunuyla İlgisi | 1924 Ağustos Nasturi Ayaklanması l Şeyh Said İsyanı ve Hilafet |Türk Ordusu İçinde Örgütlenmiş Ayrılıkçı Kürt Kökenli Subaylar ve Gizli Azadi Örgütü | Seyit Abdülkadir ve Suçortaklarının İngiliz Ajan Mr. Templeton Olarak Tanıdıkları İstihbaratçıyla İlişkileri | Bastırılmasında Ordumuzun Yanında Yer Alan Bölge Aşiretlerinin Çabaları | Şeyh Said'in Hilafet Propagandasına Karşı, Adalet Bakanı Seyid Bey'in Onbinlerce Bastırılan Hilafetin Kaldırılması Konulu Kitapçığının İsyan Bölgesinde Dağıtılması | İsyancılardan Biri Bağırıyor: "Yaşasın Kürtlük!" İdamı İzleyen Diyarbakır Halkı Topluca Haykırarak Ona Yanıt Veriyor: "Yaşasın Cumhuriyet!" | Rauf Orbay: "Şeyh Said,.. 1914'te de Devlete Karşı İsyan Etmiş, Rus Konsoloshanesine Sığınmış, 1. Dünya Savaşı Arifesinde Rusya Hesabına Çalıştığı Sabit Olmuş, Müseccel (Sabıkalı) Bir Mahluktu.


Barzani aşiretinin emperyalizm ve siyonizm ile ilişkileri; Atatürk'e ve Türkiye'ye ve Türklüğe Düşmanlığı-1


Barzani aşiretinin emperyalizm ve siyonizm ile ilişkileri; Atatürk'e ve Türkiye'ye ve Türklüğe Düşmanlığı-2


"Ilımlı İslam" ve "Siyasal İslam" projesinin; belgeleriyle tarihsel kökenleri

- Türkiye'nin NATO'ya üyelik başvurusuyla ilgili gizli görüşme tutanakları
- Kimler neden ve nasıl Atatürk İlkeleri'ni hedef aldı?



31 Mart 1909 Asker Ayaklanması


Türkiye'ye yönelik psikolojik savaş yöntemleri



Milli Mücadele'ye Karaçalanlar 7. Bölüm:
Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu dergisinde C.R.Atilhan, Nihal Atsız, Rıza Nur makaleleri.


Milli Mücadele'ye Karaçalanlar 8.Bölüm: 
"N.F.Kısakürek ve C.R.Atilhan'ın M.Kemal'e Suriye Cephesinde İngiliz Ajanlığı ve İhanet İftirası.

Amerikan Kültür Emperyalizmi ve 1949 Fulbright Antlaşması...
-Türk Eğitim Sistemi ABD ve CIA güdümüne nasıl sokuldu?
-İkili antlaşmanın 13.03.1950 tarihinde yapılan Meclis görüşmesinde hangi vekiller evet oyu verdi, hangi vekiller oturuma katılmadı ?
-TBMM'de kabul edilen antlaşmanın gerekçesi neydi ?
-Fulbright burs programında CIA'nın örtülü operasyonlarına ilişkin itiraflar ve belgeler.



Suriye'de yaşananlar BOP'un bir sonucu mu?


Tunceli harekatına yönelik iftiralara yanıtlar


Türkiye'ye yönelik "Dersim İftirasına" yanıtlar


Türkiye,1990 sonrası hangi odaklarca, niçin ve nasıl hedef alındı?


1945-1990 arası ABD-Rusya Soğuk Savaş Dönemi; Küreselci Emperyalizmin SSCB’yi Yıkma Çalışmaları


12 Eylül’den günümüze ABD’nin Türkiye’ye biçtiği yeni rol


"Atatürk'ü Ankara'da 2 tabur işgalci İngiliz askeri selamladı" iddiasına; belgelerle son nokta


"Atatürk'ü Ankara'da İngiliz askeri selamladı" iddiasına yanıt


Cumhuriyetin yerli ve milli kökleri-Laiklik


Vahdettin'in kaleminden Milli Mücadele'ye, Atatürk'e ve Türklüğe iftiralar


Milli Mücadele'ye Karaçalanlar: Rıza Nur


Rıza Nur; Nihal Atsız; Kadir Mısıroğlu İlişkileri

Milli Mücadele'ye Karaçalanlar, 11. Bölüm
Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü'ye yönelik iftiralar, kimlerce ne zaman başlatılmış; nasıl yayılmıştır



Kazım Karabekir'den Fevzi Çakmak ve Atatürk'e iftiralar


Kazım Karabekir'in Suçlamalarına Atatürk'ün Verdiği Yanıtlar


Karabekir - Atatürk Düellosu - 1933 - Özgün belgelerle


Karabekir - Atatürk Düellosu-2


Karabekir - Atatürk Düellosu-3


Kazım Karabekir'in Atatürk'ün ölümünden sonra yönlettiği suçlamalar ve yanıtları


Karabekir'den Atatürk ve Yakın Çevresine Müslüman Türkleri Hristiyanlaştırma suçlaması


K.Karabekir'in Atatürk'e: Türkiye'yi Bolşevik yapacaktı, Amerikan Mandası yapacaktı, Halife olacaktı vs. iftiraları ve Birincil Kaynaklardan Özgün Belgelerle Çürütücü Yanıtlar.


Atatürk'e yönelik "İngiliz ajanı" iftirasına belgelerle yanıtlar


Vahdettin neden kaçtı ? Çoğunu ilk kez göreceğiniz belgelerle...


Vahideddin'in ABD, İngiltere, Fransa devlet başkanlarına gönderdiği mektuplarda, bildirilerinde ve anılarında Türklüğe yönelttiği iftiralar ve "Vahideddin dünyanın en dürüst adamıydı, hazinesini götürmeyip millete bıraktı" yalanını çürüten gerçekler

1-TBMM Gizli Oturum Tutanaklarında Vahideddin.
2- G. Jeaschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" ve "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi"ndeki yalan, yanlış vs. uydurmalarıyla Vahideddin'in kaçışına ilişkin gerçeğe aykırı iddialar



Rıza Nur ve K.Karabekir'in, Atatürk'e karşı söylem ve eylem birliği


27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi - Amerika


19 Mayıs

"Üçler Misakı" nedir?
Milli mücadele tarihimizde nasıl bir yere sahiptir?
Kimler tarafından imzalanmıştır?
Kimler tarafından; ne zaman ve nasıl çarpıtılmıştır?



Üçler Misakı - Milli Mücadele Kararı - Fevzi Paşa, Cevat Paşa, Mustafa Kemal Paşa
19 Mayıs Devlet Operasyonu , "Erenköy Konseyi" uydurmaları ve karartılan "üçler misakı" gerçeği...



Osmanlı Devleti l. Dünya Savaşı'na niçin ve nasıl girdi?


l. Dünya Savaşı'nda, gizli anlaşmalar ışığında; İttihat-Terakkiı, Atatürk ve Almanya arasındaki ilişkiler, çelişkiler, çatışmalar


Müttefik sanılan Alman İmparatorluğu'nun Osmanlı İmparatorluğu'nu sömürgeleştirme ve parçalama planları


Atatürk'ün "Türk Tarih Tezi"
Mezopotamya, Anadolu ve Avrupa'da varolmuş Türk medeniyetleri



30 Ağustos Zaferi


Lozan Antlaşması'na yönelik iftiralara, çoğunu ilk kez göreceğiniz, özgün belge ve bilgilerle yanıtlar



İngiliz meclisi Lozan'ı onaylamak için niçin yaklaşık 1 yıl bekledi?



Dr. Ramazan Kurtoğlu: Yeni dünya düzeni kurulurken son seferde en son fethedilecek ülkenin adı Edom’dur. Edom, Kabala’ya göre Anadolu’dur.



Banu AVAR: 100 Yıllık Strateji : İKİNCİ İSRAİL/KÜRDİSTAN! | "HÜDAPAR ve DEM'in KEMALİZM Kavgası!"

Cengiz Özakıncı - Levent Yıldız ile Tarihin Bilinmeyen Yüzü
288 ÖĞRENCENİN KONULARI VE YOUTUBE KISA YOLU İÇİN FOTOĞFRAFI TIKLAYINIZ:




Kemal Kılıçdaroğlu: "Bu İnsanların Kafasında Demokrasi, Özgürlük Yoktur" 7 Haziran 2011

Barış Ornarlı: Sayın Kılıçdaroğlu çok teşekkür ediyorum bize vakit ayırdığınız için programınızdan.

Kemal Kılıçdaroğlu: Ben de teşekkür ediyorum hoş geldiniz.

Barış Ornarlı:   Genel bir soruyla başlayayım izin verirseniz. Sizce seçmenin Türkiye’de en büyük derdi ne? 

Kemal Kılıçdaroğlu: İşsizlik.  Gittiğim bütün coğrafyada yani Doğu’ya da Karadeniz’e de Ege’ye de Marmara’ya da, Akdeniz bölgesine de gidiyorsunuz, İç Anadolu’ya, bütün bölgelerde herkes işsizlikten yakınıyor. Özellikle gençler arasında işsizlik çok yüksek.  Bu sorun mutlaka karşı olması lazım. Fakat izlenen politikalar işsizliği bitirmek değil tam tersine işsizliği büyütmeye yönelik. Özellikle üretim sürecinde ciddi aksamalar var. İthalat çok daha cazip hale geldi.  Pek çok fabrika kapandı. Örneğin son 9 yılda sadece Adana’da 39.500 işçi kapanan fabrikalar nedeniyle işsiz kaldı.  Bu tabii Türkiye’nin temel sorunlarından birisi.

Barış Ornarlı: Ankarada konuştuğum ve Adalet ve Kalkınma Partisi’ni desteklediğini söyleyen bir seçmen, bir taksi şoförü bana Türkiye’deki en büyük sorunun işsizlik olduğunu söyledi ama kim gelirse gelse bunu çözemez dedi. Kılıçdaroğlu da gelse bunu çözemez dedi.  Siz ona ne derdiniz?

Kemal Kılıçdaroğlu: Yo, çözülebilir, çözülmeyen sorun yoktur. Hele ekonomide. Her sorun çözülür.  Bilim insanlarının yıllarını harcadılar. İşsizlik sorunu nasıl çözmek için. Üstelik bu sadece 21. Yüzyılda değil, çok eski dönemlerden Keynes’ten beri başlayan, Ricardo’dan beri başlayan pek çok düşünce var ekonomide, sosyal bilimde, siyasette. İşsizlik nasıl çözülebilir diye. Onunla ilgili ciddi çabalar var.  Dolayısıyla eğer siz üreten ekonomi modelini geliştirirseniz ki bizim büyüme modelimizde bu var.  Türk lirasını çok değerli kılmak yanlış.  Bu ithalatı çok cazip kılıyor. Buradan başlayan bir sürecimiz var bizim ekonomide yeniden yapılanma.  Ben Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurulu’nda yaptığım konuşmada bu konuya da değindim ve görünen tablo şu.  Sayın Erdoğan’dan çok daha fazla alkış aldım. Çünkü onların sorunlarına ve o sorunları nasıl çözeceğimi onlara anlatmıştım. Onlar, benim onlara güven verdiğime inanıyorum.

Barış Ornarlı: Sayın Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bir başka önemli meselesi Kürt sorunu veya Güneydoğu sorunu.  Sizin yaklaşımınız iktidar partisinden nasıl farklı? Siz nasıl bir strateji izlerdiniz? Buna çözüm konusunda. 

Kemal Kılıçdaroğlu: Biz Doğu Güneydoğu veya Kürt sorunu dediğimiz olayın tek başına bir siyasal partinin çözebileceği bir olay olmadığını biliyoruz. Bu konuda öteden beri ısrarla savunduğumuz bir toplumsal uzlaşma arayışına yönelik çabanın harcanmasıdır. Bu konuda bizim önerimiz parlamentoda her partiden hatta değişik sivil toplum kuruluşlarından bir akil heyetler komisyonu kurulmasıdır. Akil İnsanlar Komisyonu kurulmasıdır. İnsanlar var olan sorunu çözmek için masaya oturmalı. Ortak paydayı zaman içinde giderek genişletmeli.  Ve bu sorunun çözümüne katkıda bulunmalılar. Fakat AKP bunu yapmadı. Bu konuda hiç çaba harcamadı.  Sadece kendi mutfağında hazırladı ama kamuoyuyla paylaşmadı. Bazı gelişmeler vardı.  Bunlar da hiçbir şekilde kamuoyuna sunulmadı. Dolayısıyla bu sorun çözüm bekliyor ama siyaset kurumu görevini yapmadığı için olay süratli çözümsüzlüğe doğru gidiyor. 

Barış Ornarlı: Terör sorununu bundan ayrı mı tutuyorsunuz? Ona nasıl bakıyorsunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu: Elbette terör daha yüzde yüz bundan ayrı bir sorun değildir.  Bununla bağlantılı bir sorun olduğunu da kabul etmemiz lazım.  Ama alacağınız ekonomik, siyasal, sosyal politikalarla, önlemlerle terörü marjinalize edebilirsiniz. Dolayısıyla bölge halkını kazanmak, orada işsizlik sorununu çözmek, yoksulluk sorununu çözmek gibi temel bir işlevi yerine getirmemiz gerekiyor. 

Barış Ornarlı: Ekonomist dergisini ekonomist dergisindeki yorumu muhakkak okudunuz. Türkiye’de demokratikleşme konusunda veya demokrasi konusundaki bir kaygıyı dile getiriyorlardı.  Sizin düşünceniz neydi o dergide, o yorumda yazılanlar konusunda? 

Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye’de demokrasi ve özgürlükler açısından ciddi kaygıları sadece Batı dünyası yaşamıyor, biz de yaşıyoruz. Orta Çağ’da bile olmayan bazı uygulamalar bu iktidar döneminde yaşandı. Örneğin basılmamış kitap yasaklandı.  Gazeteciler hapiste, 60’a yakın gazeteci hapiste.  12 Eylül döneminde böyle bunlar yaşanmadı. Bir kişi ayağa kalkmadı diye doğru hapise gidebiliyor. Özel yetkili mahkemeler tümüyle siyasallaştırıldı.  Bu mahkemeler artık siyasi otoritenin verdiği kararlara göre karar alan ve siyasi otoritenin kararlarını yargı kararı olarak hayata geçiren mahkemeler konumuna geldi. Hopa’daki olaylar hemen sonrasında kişilerin tutuklanmaları, evlerine baskın yapılmaları, her durumda özel yetkili mahkemelere gönderilmeleri, bunlar akıl alacak şeyler değil.  Türkiye demokrasi gelişsin diyoruz, özgürlükler gelişsin diyoruz. Tam tersine tek parti iktidarına doğru giden bir süreç yaşanıyor. Daha baskıcı, daha otoriter bir süreç. Her şeyi kendisi bilen, her şeyi kendisi yapan bir başbakanla karşı karşıyayız.  Bunu aşmak durumundayız. Bu seçimlerde bunu aşacağımız konusunda ciddi emareler var. Umuyorum aşarız. Bir insanın, bir iş adamının Cumhuriyet Halk Partisi seçimlerde birinci gelecek demesi bile büyük tepkilere neden oldu. Ekonomist dergisinin CHP oy verin demesi bile neredeyse temel suçlama konularından birisi oldu. Bunu yapan insanların kafasında demokrasi yoktur. Özgürlük yoktur. Bunlar sadece ve sadece kendi söylemleri için demokrasi isterler. Kendi söylemleri için özgürlüğü isterler. Karşıt düşüncelere onların kafalarında asla yer yok. 

Barış Ornarlı: Sayın Kılıçdaroğlu yurtdışında da, Washington’da da yapılan yorumlarda sıkça dile getirilen Türkiye’de bir muhalefet eksikliğinden söz edilirdi.  Sizin genel başkanı olmanızla yeni gelişen söylemle Cumhuriyet Halk Partisi nasıl değişti? Ne dersiniz bu konuda? 

Kemal Kılıçdaroğlu: Cumhuriyet Halk Partisi bu süreç içinde halkın sorunlarına ilgi gösterdi.  Son altı ayda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ni bir üniversite gibi çalıştırdık. Yüzlerce kişi çalıştı akademisyen, eski bürokrat, düşünürler, gazeteciler.  Her soruna çözüm üretmeye çalıştık.  Ekonomiden, milli eğitime, milli savunmadan, enerjiye, çocuktan, kadına, iklim değişikliğinden yoksulluğa kadar ve her projemizi olabildiğince haltta bölüşmeye çalıştık.  Ama siz de takdir ederseniz ki uzun yıllardır devam eden algıyı CHP’ye yönelik olan algıyı kısa süre içinde tümüyle değiştirmek mümkün değil. Hele bir de başbakanın kendi medyası var. Yandaş medya dediğimiz CHP’yi sadece eleştirmekle görevli olan bu medyayı da dikkate aldığımızda algıyı değiştirmenin güçlüğünü biliyoruz. Ama bu konuda kararlıyız. Bunu yapacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’ni halkın partisi haline getireceğiz.  İşsizin, yoksulun, emeklenin, işçinin, sanayicinin, toplumun her katmanının, her kesiminin partisi haline getireceğiz. 

Barış Ornarlı: Cumhuriyet Halk Partisi’nin söylemi gerçekten sosyal demokrat bir partinin çizgisine daha yakın olduğu rahatlıkla söylenebilir mi?

Kemal Kılıçdaroğlu: Söylenebilir çünkü biz yeni Cumhuriyet Halk Partisi diyoruz. Sosyal Devleti öne çıkaran Cumhuriyet Halk Partisi diyoruz. Resmi rakamlara göre 12 milyon 715 bin yoksulluğumuz var. Sayın Erdoğan 12 milyon 715 bin resmi rakam diyor. Bir de gayri resmi kayıt dışı yoksullar var. Onları bilmiyorsunuz diyor. İtiraflara başladı.  Biz onu da dikkate alarak yeni projeler ürettik. 15 milyon 600 bin yoksul üzerinden proje ürettik.  Ve 21. Yüzyılın Türkiye’sinde izlenen ekonomi politikaların sonucu olarak insanların açlıktan öldüğü bir Türkiye haline geldik.  Ama dolar milyarlarımız sayımız Japonya’yı katladı.  Olağanüstü kötü bir gelir dağılımı var. İzlenen ekonomi politikaları bu tabloyu doğruyor. Biz bu tabloyu değiştirmek sosyal demokrat bir parti olarak demokrasiyi ve özgürlükleri batı standartlarına çıkarmak istiyoruz. 

Barış Ornarlı: Türkiye’de solun bir oy potansiyeli veya daha doğrusu bir oy sınırı var mı sizce? 

Kemal Kılıçdaroğlu: Geçmişte Bülent Ecevit’in çıkışıyla, halkçı çıkışıyla yüzde kırk ikilik bir banda oturduğunu biliyoruz.  Bu bize umut veriyor. Biz önümüzdeki süreçte oylarımızı ciddi oranda artıracağımıza inanıyoruz.  Bunun işaretlerini miting meydanlarında görüyoruz.  Toplumun her kesiminde görüyoruz. Çiftçide de görüyoruz. İşçide de görüyoruz, emeklide de görüyoruz. Dolayısıyla eğer biz çalışmalarımızı örgüt olarak seçimden önce başladık seçimden sonra da sürdüreceğiz bizim için durmak yok hedef iktidar olmak ve Türkiye’yi çağdaş uygarla ulaştırmak eğer bunu yakalayabilirsek toplumun her kesimine gidebilirsek iktidar olmamamız için hiçbir neden yok. 

 

Barış Ornarlı: Ortadoğu’daki demokrasi ayaklanmaları ki kanlı bir süreç var orada.  Siz Türkiye’nin muhalefet liderisiniz ve bu ülkelerde hatta dünyada işte Türkiye örnek olabilir mi esin kaynağı olabilir mi deniyor. Sizce Türkiye bu ülkelere ilham kaynağı esin kaynağı olabilir mi? 

Kemal Kılıçdaroğlu: Elbette.  Özellikle iletişim dünyasındaki büyük gelişme Türkiye’de Mustafa Kemal’in Türkiye’sindeki çağdaş batılı tip Ortadoğu’nun, Kafkasların ilgisini çekiyor. Oradaki kadınlar, oradaki gençler Türkiye’deki demokrasiyi istiyorlar. Belki bizden daha ileride bir demokrasi istiyorlar.  Onların bu taleplerini bir saygıyla karşılıyoruz.  Elbette ki o ülkelerde de insan hakları, demokrasi, kadın erkek eşitliği olmalı, olabilmeli.  Ama onların halkları Türkiye gibi olmak istiyor. Bizim yöneticilerimiz de onların yöneticileri gibi olmak istiyor. Temel paradoksumuz bu. Oysa bizim yöneticilerimizin var olan, eksik olan demokrasi, özgürlük çıtasını yükseltmek için çaba harcamaları lazım.  Ama tam tersine var olan demokrasi ve özgürlüğü kısıtlama yönünde ciddi adımlar atıyorlar.  Bugün sokakta hangi yurttaşa gidip sorsanız, telefonların dinlendiğinden kaygı duyuyor. Bunun adı demokrasi olamaz.  Özel yaşamın gizliği diye bir şey kalmadı.  Bunun adı demokrasi olamaz. Üstelik özel yaşımın gizliliği diye bir şey kalmadı ama oradan elde edilen bilgiler, bulgular, yasadışı bilgi ve bulgular siyasette malzeme olarak bu ülkenin başbakanı tarafından kullanılıyor.  Ayıp şeyler bunlar.  Ama ayıbı bile siyasette acımasızca kullanabiliyorlar. 

Barış Ornarlı: Son söz sizde efendim. Umutlu gördüm sizi seçim süreciyle ilgili olarak ne demek istersiniz?

 

Kemal Kılıçdaroğlu: Elbette. Ben hiçbir zaman, yaşamın hiçbir döneminde umutsuz olmadım.  Çünkü halkın sağduyusuna güveniyorum.  Halka hep doğruları söyleyeceğime söz verdim. Miting meydanlarında da söylüyorum.  Benim aleyhime, partimin aleyhine de olsa doğruları söyleyeceğim.  Hatta bizim güzel bir atasözümüz var.  Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye. Ben miting meydanlarında 9 köyden kovulsam bile 10. Köye gidip yine doğruları söyleyeceğim diyorum.  O nedenle halkla aramızda güzel bir güven ilişkisi var. O güven ilişkisini siyasi ortamda; seçim meydanları olabilir, televizyon programları olabilir.  O güven ilişkisini geliştiremeye, büyütmeye çalışacağım. 

Barış Ornarlı: Sayın Kılıçdaroğlu çok teşekkür ediyorum bize vakit ayırtınız için. Sağ olun.

7 Haziran 2011 – VOA Türkçe

Kaynak:
1. https://www.voanews.com/a/newsmaker-interview-kemal-kilicdaroglu-leader-of-main-turkish-opposition-party-123467144/170699.html


2. https://www.youtube.com/watch?v=vcuLxDxj7Gw



  
74 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Site Haritası
Linkler
KİTAP ÖNERİLERİ
Prof.Dr. Cihan Dura, Sömürgeleşen Türkiye


Prof.Dr. Cihan Dura, Ataname


Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında
(AB-D Tarafından Yerli İşbirlikçileri ile Kuşatılan Türkiye) 


M.Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye


Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı


Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Sızıntı


Barış Pehlivan, Barış Teroğlu, Metastaz


Alev Coşkun, Tarihi Unutmamak


Prof.Dr.Emre Kongar, 21. Yüzyılda Türkiye


Prof.Dr.Emre Kongar, Yakın Tarihimizle Yüzleşmek


Rıza Zelyut, Osmanlı'da Oğlancılık


Merdan Yanardağ, Türkiye Nasıl Kuşatıldı?


Prof.Dr. Sina Akşin, Yakın Tarihimizi Sorgulamak


Nurten Arslan. Küçük Anılarda Büyük Sırlar, 5 cilt
Biyografik Roman Tarzında Atatürk ve Yakın Tarih


Soner Yalçın, Samizdat


Soner Yalçın, Saklı Seçilmişler


Erol Toy, O'na Katılmak, Dünden Yarına Türkiye Cumhuriyeti


Prof.Dr. Afet İnan, Medeni Bilgiler ve M.Kemal Atatürk'ün El Yazıları


Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu


Laik, Demokratik, Hukuk Sevleti Türkiye Cumhuriyeti'ni Ortadan Kaldırmaya Yönelik İç ve Dış İrticai Örgütler


Prof.Dr. İlber Ortaylı, Zaman Kaybolmaz


Prof.Dr. İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk


Süleyman Duman, Kütahya-Eskişehir


Anılarla Mayıs 1970 - Ocak 1975 Astsubay ve Eşlerinin Hak ve Adalet Arama Mücadeleleri
Yazar: Abdullah İnaler


Cengiz Özakıncı, İblisin Kıblesi
(Türkiye'nin Üniter ve Laik Yapısını Hedef Alan AB-D
Bunun için neler yaptı?
Belgeleriyle Tarihe Tanıklık Edeceksiniz)


Cengiz Özakıncı, Türkiye'nin Siyasi intiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı
(Bugün Olanları, Yarın Olabilecekleri, Tarihi Benzerlikleri, Belgeleri ile Anlatmakta Olan Bir Eser)


Cengiz Özakıncı, Kalemin Namusu, Türk Savun Kendini


Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı


Ali Tayyar Önder - Türkiye'nin Etnik Yapısı ve Açılım


Cengiz Özakıncı - İblisin Kıblesi Kitabına Ait Program


Prof.Dr. Necati Demir ile Türk Tarihi Üzerine 19 Mayıs Programı-1


Prof.Dr. Necati Demir ile Türk Tarihi Üzerine 19 Mayıs Programı-2


Cengiz Özakıncı:Türkiye Cumhuriyeti'nin Yerli ve Milli Kökleri


Cengiz Özakıncı:1989 Sonrası Türkiye’de Küreselci Emperyalist Operasyonlar.
Dersim iftiraları-Kanal İstanbul, Monrö Bağlantısı-Atatürk ve Laikli İlkesine Yönelik Psikolojik Harekat Nasıl ve Neden Başladı

Cengiz Özakıncı: ABD’de Ulusal Demokratik Cumhuriyet’in Temelleri
Amerika'da okullarda öğrencilere okutulan Ulusal Ant
- Atatürk'ün Eğitim Sistemi


Amerikan Ulusal Andı

"Pledge of Allegiance - Brody Middle School"



Türkiye'de "Öğrenci Andı" Pkk ile Açılım Döneminde Kaldırıldı.13.10.2013
Prof.Dr. Erol Manisalı: Amerika'nın yürüttüğü karşı devrim


GENÇLİĞE HİTABE
Analiz

AKP-BDP çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti’ni dönüştürmeye çalışanlar, 18 yıl önce (1993-1994) Kürt-İslam çizgisindeki Yeni Zemin’de örgütlenmiş... 3.6.2011-Yeniçağ 
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/-51438h.htm
Yeni Zemin Dergisi Konu Başlıkları:
https://web.archive.org/web/20191104182813/http://katalog.idp.org.tr/dergiler/610/yeni-zemin



Yıl 1993; Sayın Recep Tayyip Erdoğan (Refah Partisi İstanbul İl Başkanı, MKYK Üyesi) Sayın Bülent Arınç (Refah Partisi MKYK Üyesi) ve Sayın Mehmet Metiner (Yeni Zemin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni).


Yıl 1993; Sayın R.Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç ve Mehmet Metiner birlikte bir açık oturumda


Türkiye'nin siyasi yapısının islami yönde değiştirilmesini temel hedef edinmiş Yeni Zemin Dergi Yazarları, TSK yapısının değiştirilmesini de misyon edinmiş.

Aynı zamanda eyalet, hilafet gibi söylemlere sahip Em.Tuğg. Adnan Tanrıverdi 15 Temmuz 2016 sonrası TSK'da yaptırdığı değişiklikleri sıralıyor:


İçişleri Eski Bakanı Sadettin Tantan'ın HÜDA PAR ve Hizbullah Tespitleri