• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://plus.google.com/www.google.com/posts
  • https://twitter.com/
Üyelik Girişi
A24 Gayrimenkul

Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Hava Durumu
Anlık
Yarın
9° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.33755.3589
Euro6.05236.0765
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI

Şiir


BEN BİR ASTSUBAYIM    11.04.2017

BEN BİR ASTSUBAYIM 

Emekliye kadar nöbet 
Atış,bakım ful zimmet 
Kimseye eylemez minnet 
Sözde ben bir Astsubayım 

Üstlerin emirleri zaten cok 
Sorumluluk cok,yetki yok
Karınları ne açtır, nede tok 
Sözde ben bir Astsubayım 

Hak Arama hakkı yok 
Maaş ucurumları cok 
Tazminatları zaten yok 
Sözde ben bir Astsubayım 

Emekli oluncaya kadar
Her türlü Görevi yapar
Tazminatı subaylar kapar
Sözde Ben bir Astsubayım 

Hani Sosyal adalet beyler 
Pastanın büyügünü yerler
Sözde Adalet Eşitlik derler 
Sözde Bende bir Assubayım 

Ali böyle gidermi devran
Yürümüyor gayri kervan 
Halis'dir darbeciyi vuran 
Hepsi isimsiz kahramandır.

Ali YILDIRIM





Atatürk ve Kuran ve Aşk    09.09.2014

Yüce Atatürk Elmalılı Hamdi Yazır'a; 
Hocam dedi; Kuranı mealle anlaştır. 
Okudu bir yiğit Mümin Suresi ayet 19... 
İşte dedi bu; görmeden sevmek aşktır.

Abdullah Kaya Amasyalı

http://www.antoloji.com/abdullah-kaya-amasyali




0 Yorum - Yorum Yaz


Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.

Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.

Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.

Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.

Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.

Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.

 İlhan BERK




GELMİŞ BULUNDUM    14.03.2012

Ben mişim -neymiş- su sesiymiş
Oymuş -cam kırıkları gibi gövdemi
yakan-
Yanağında sardunya kokusuyla yazdan
Kimmiş o gelen ya giden
kimmiş
Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş
Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş
uzaktan.

Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi
Yanmış bir
ağacın yaprakları mıymış kımıldayan
Ne kalmış bir önceden ya da bir
sonradan
Kim koparmış dalından bu yabani incirleri
Ya kimmiş kıyıya çeken
hayalet gemileri
Ne yazılmış nereye bu garip kargaşadan.

Yıldızlar,
büyülü ülke adımı unutturan
Bir kaya, bir ot, bir akarsu
Hangi yaz
şarkıcılarının ürpertili korosu
Ki bütün ölüleri sığa çıkaran
Ve kenti bir
ölüm derinliğine salan
Yani bir gül solarken bir gülün açma
korkusu.

Şiirler yazdım, kitaplar okudum
Elimde bir bardak aldım, onu
yeniden oydum
Derinlerde kaldım böyle bir zaman
Kim bulmuş ki yerini, kim
ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam
sefaları
Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.

İlhan BERK





İçinden doğru sevdim seni  
Bakışlarından doğru sevdim de  
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan  
Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de  
Beni sevdiğin gibi sevdim seni  
Kar bırakılmış karanlığından.  
Yerleştir bu sevdayı her yerine  
Yüzünde ter olan su damlacıklarının  
Kaynağına yerleştir  
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına  
Gül taşıyan cocuğuna yerleştir  
Ve omuzlarına daracık omuzlarına  
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın  
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten  
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir  
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde  
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe  
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran  
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne 
Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun  
Kar taneleri gibi uçuşan  
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine  
Yerleştir bu sevdayı her yerine.  
Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere  
Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden   
Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen  
Sevdayı  
Ve köpüklendir  
Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın  
Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten  
Öğrenmez ama öğretir mutluluğu  
Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi  
Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli  
Var eden kendini birincisinden  
Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.  
Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen  
Tanımadığın bir ülke gibi  
İçinde yaşamadığın bir zaman gibi  
Tam kendisi gibi mutluluğun   
Beni bekliyorsun  
Ve onu bekliyorsun beni beklerken.  
Edip CANSEVER




YARANIZA TUZ BASMAK NİYETİYLE

BİR KADIN NE ZAMAN YARIMDIR-İSYANİCE BAKIŞ

Dinle bu sözümü ey yarım adam
Bir ana evladı ölünce yarım
Gözünde kanlı yaş, yüreğinde gam
Elleri böğründe kalınca yarım

Alı çözüp kara yazma bağlarken
Bahar seli gibi coşup çağlarken
O Mehmet’in mezarında ağlarken
Zalimler düğünde gülünce yarım

Yiğidi toprakta bu genç çağında
Acısı küllenmez can ocağında
Özenle büyüttü gönül bağında
Gülü gonca iken solunca yarım

Ölümden beslenen şan hırsızları
Vampirlerden beter kan hırsızları
Mala razı idik can hırsızları
Diğer yarısını çalınca yarım

Neylesin dünyayı görmez ki gözü
Ömrü yağmalandı gülmez ki yüzü
Bir çatal dillinin ağulu sözü
Dertli sinesini delince yarım

Mezarcı vurdukça kazma küreği
İSYANÎ’dir anaların yüreği
Bir tabut içinde evin direği
Ata ocağına gelince yarım

Salih ALTUN





Katliamın üzerinden 23 Yıl geçti 
Şehir Olarak Zalimler Sivası seçti 
Zaman Aşımı kararı yareleri deşti 
Unutulurmu kanlı Sivas Olayları

Özümüzde yalan yok her söze kanarız 
Demokrasi mücadelesi için yanarız 
Otuzbeş Aydını Saygı,sevgi ile Anarız 
Unutulurmu kanlı Sivas Olayları

Madımak oteline nasıl tıktılar 
Ateşe verip hunharca yaktılar 
Asker, Polis umursuzca baktılar 
Unutulurmu kanlı Sivas Olayları

Ali yazmakla ateşi söndüremezsin 
Aydınları yolundan döndüremezsin 
Madımak 'ı hafızadan sildiremezsin 
Unutulurmu kanlı Sivas Olayları.. 

Ali YILDIRIM
Emekli Astsubay




VECİHİ ÜNALDILAR    12.07.2016

FALLARDA ARIYORUM

Ne fallar baktırdım senin için.
Fallar açılsın isterdim hep.
Çünkü, açılırsa sen,
Açılmazsa sensizlik vardı.
Sen, kahve falındaki kısmet,
Tarot’daki sevgiydin.
Belki, bir dilek, bir temenni,
Sana uzanan ümitti fallar.
“Dileğin tutmuş” sözü,
Sana kavuşmaktı sanki.
Fal bitince, sen bitiyor,
Ben tükeniyordum.
İki vakitler, üç vakitler dindirmedi özlemini.
Gelmiyordun.
Fallarda sen bittin.
Ben tükendim.

***
TESELLİ

AYRILIK İLACI ZAMANMIŞ.
ZAMAN TESELLİ ETMEDİ.
SENİ UNUTMAYA YILLAR YETMEDİ.
HAYALİM, RÜYAM, AŞKIMSIN.
AŞIMDA KATIK,
YAŞAMDA, ALIN YAZIMSIN.
ZAMAN TESELLİ ETMEDİ,
SENİ UNUTMAYA YILLAR YETMEDİ.
SENSİZLİK ATEŞ İÇİMDE,
KAVUŞMAK HAYAL, DÜŞÜMDE.
ÜMİTLERİM TÜKENİRKEN,
ERİYEN MUM GİBİ,
ZAMAN TESELLİ ETMEDİ,
SENİ UNUTMAYA YILLAR YETMEDİ.

***

AHŞAP MASAM

Deniz kenarındayım.
Vakit, akşam.
Çakıl taşları üzerine kurduğum,
Ahşap masam.
Almış gurubun kızılını,
İskemlemin ayaklarını
Okşayan deniz.
Ahşap masamda,
Anılarla söyleşmekteyiz.
Akşamın hüznü çökmeden,
Çilingir soframa.
Başlıyorum rakımı yudumlamaya.
Devirmeye başladığım kadehlerde,
Koca bir ömür hatırlanan.
Adeta, kadehimdeki meyle yarışıyor zaman.
Karanlığın çökmesiyle irkiliyor,
Sıyrılıyorum, mazimin derinliklerinden.
Dönüyorum üzerlerine, çakıl taşlarının.
Ne olumsuzluk kalmış,
Ne gam!
Mutlu artık,
Hep düşündüğüm,
Ama erişemediğim,
Ahşam masam.



Vecihi ÜNALDILAR


Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
sömürgeleşen türkiye cihan dura ile ilgili görsel sonucu
sırtımdaki postal ile ilgili görsel sonucu

Anılarla mayıs 1970 - Ocak 1975 astsubay ve Eşlerinin Hak ve Adalet Arama Mücadeleleri
Yazar: Abdullah İnaler
iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu