• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
A24 Gayrimenkul

Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.15506.1797
Euro6.72966.7566
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
"ASSAM AYNI IŞİD GİBİ ŞERİAT HÜKÜMLERİNDE DEVLET YAPISI KURMAYI HEDEFLEMEKTEDİR"
CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, 'Mehdi için ortamı hazırlıyoruz' açıklamasının ardından Cumhurbaşkanı danışmanlığından istifa ettiği belirtilen edilen Adnan Tanrıverdi’nin yönetim kurulu başkanı olduğu ASSAM'ın faaliyetlerinin anayasaya aykırı olduğunu belirtti.



CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker, 19-20 Aralık tarihlerinde Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM) ve Üsküdar Üniversitesi’nin iş birliğiyle “ASRİKA Ortak Savunma Sanayii Üretimi” temasıyla İstanbul'da düzenlenen ASSAM İslam Birliği Kongresi ve sonrasında yaşananları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı.

CHP İstanbul Milletvekili Şeker, “Cumhurbaşkanının yaverleri darbe yapmıştı. Askeri Başdanışmanı çıtayı yüksek tutmuş; devletin sarayında danışmanlık yapıp başkenti İstanbul olan şeriat devleti kuruyor. Bu kongre ve danışmanın faaliyetleri, anayasal düzeni değiştirmeye yönelik faaliyetlerdir. Hedefleri, anayasanın birçok maddesine ve özellikle de laiklik ilkesine aykırıdır. Üstelik sadece Türkiye’de değil Asya ve Afrika’da tüm Müslüman ülkelerin anayasal düzenlerini de değiştirmek, onların içişlerine de karışmak istemektedir bu kongre.” dedi.

ASSAM ve Üsküdar Üniversitesi işbirliğiyle 19-20 Aralık 2019 tarihlerinde İstanbul'da ASSAM İslam Birliği Kongresi düzenlenmişti. Kongrenin ana teması ASRİKA Ortak Savunma Sanayii Üretimi’ydi. Kongrede yapılan konuşmalar, sunumlar ve internet sitesinde yer alan bilgilerin kamuoyuna yansıması ve tepki görmesi üzerine askeri danışman Tanrıverdi’nin görevlerinden istifa ettiği bilgileri yansıdı.

"ANAYASAYA AÇIK SALDIRIDIR"

Kongrenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası’nın ilk üç maddesinde belirtilen temel ilkelere çok açık bir saldırı olduğunu belirten Dr. Ali Şeker, Cumhurbaşkanı Oktay’a “Ülkemizin anayasal yapısını tümüyle değiştirmeyi hedefleyen böyle bir oluşum ve yürüttüğü faaliyetlere ilişkin olarak şimdiye dek başlatılmış herhangi bir adli süreç, yürütülen bir soruşturma ya da açılmış bir dava var mıdır” sorusunu yöneltti.

"İSLAM BİRLİĞİ İÇİN MEHDİ BEKLİYORLAR"

ASSAM Yönetim Kurulu Başkanı ve Cumhurbaşkanı askeri Başdanışmanı Adnan Tanrıverdi’nin, kongre sırasında bir basın yayın organına yaptığı “İslam birliği Mehdi hazretleri (İslam'da Ahir zamanda geleceğine ve İslam'ın dünya hakimiyetini gerçekleştireceğine inanılan kurtarıcı kişi) geldiği zaman olacak. Mehdi hazretleri ne zaman gelecek Allah bilir. Bizim bir işimiz yok mu? Ortamı hazırlamamız gerekmez mi? İşte aslen bunu yapıyoruz.” Sözlerini eleştiren Şeker, “Beyefendi mehdiyi bekliyormuş, beklemeye devam edebilir. İstifa etti söylentileri duyuyoruz. Ama bu yetmez. Yürekli bir cumhuriyet başsavcısı yok mu diye soruyoruz ister istemez. Bu kongrenin faaliyetleri, açıklamaları anayasaya aykırıdır. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya dönük bir faaliyettir. Bülent Şık, içerisinde yer aldığı bir araştırmanın sonuçlarını Sağlık Bakanlığı açıklamayınca, halkı uyarmak adına halk sağlığı verilerini toplumla paylaşmıştı. Suç yoktu ama yargılandı. Şimdi ortada açıkça suç var. Hem de anayasal düzene karşı bir suç. Bunun hesabını soracak bir hukuk insanı bekliyoruz.” dedi.

"ASSAM AYNI IŞİD GİBİ ŞERİAT HÜKÜMLERİNDE DEVLET YAPISI KURMAYI HEDEFLEMEKTEDİR"

Tanrıverdi’nin yönetim kurulu bakanı olduğu ASSAM’ın 2017’de gerçekleştirilen ilk kongrenin ardından İslam Ülkeleri Konfederasyonu Anayasası adıyla bir taslak hazırladığını bu taslağın ASSAM’ın internet sitesinde yer aldığını belirten İstanbul Milletvekili Ali Şeker şu değerlendirmeleri yaptı: “İnternet sitesindeki yer alan bilgilerden öğrendiğimize göre, kurdukları şeriat yapılanmasının adı ASRİKA (ASYA-AFRİKA) İslam Devletler Birliği’dir. ASRİKA İslâm Devletler Birliği, Konfederal Cumhuriyettir. Başkenti İstanbul/Türkiye olarak belirtilmiştir. ASRİKA İslam Devletler Birliği’nin temel amacı; İslâm Şeriat ve Akidesini hâkim kılmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti bir kabile devleti değildir. Son yıllarda uğradığı saldırılara rağmen varlığını ilelebet sürdürecek anayasal bir hukuk devletidir. Cumhurbaşkanı Askeri Danışmanı’nın başında olduğu ASSAM ismindeki kuruluşun faaliyetleri alenen anayasaya aykırıdır. Bu taslağa göre ASSAM aynı IŞİD/DEAŞ gibi anayasal düzeni yıkarak şeriat hükümlerinde bir devlet yapısı oluşturmayı hedeflemektedir. Böylesi bir taslağın ve İslam Devletler Birliği’nin hayata geçirilmesi için devletin üst düzey yöneticilerinin aktif bir çalışma içerisine girmiş olması kabul edilemeyeceği gibi ülkemizin güvenliğini de açıkça tehlikeye atmaktadır. Anayasaya göre de suçtur.”

"DEVLETİN RESMİ BİLGİLERİ ŞERİAT DEVLETİ SUNUMUNDA"

Tanrıverdi’nin yaptığı konuşmada çekilen fotoğraflardan birisinde bir sunum yaptığının görüldüğünü, bu sunumun ekranında “Savunma sanayii ürünlerinin envanterinin çıkarılması” ibaresinin görüldüğünü söyleyen Şeker, “15 Temmuz öncesi darbeyi yapanlar devletin sırlarının olduğu Kozmik Oda’ya girmiş ve tüm sırlar afişe edilmişti. Görevleri gereği devletin sırlarına vakıf olan bir askeri danışmanın bu sırları alenen ifşa etmesi tehlikesi sürüyor.” dedi.

 İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker verdiği yazılı önergede şu sorulara yer verdi:

1.  Anayasamızın değiştirilemez nitelikteki ilk üç maddesine göre; Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.  Ülkemizin anayasal yapısını tümüyle değiştirmeyi hedefleyen böyle bir oluşum ve yürüttüğü faaliyetlere ilişkin olarak şimdiye dek başlatılmış herhangi bir adli süreç, yürütülen bir soruşturma ya da açılmış bir dava var mıdır?

2.  Diyanet İşleri Başkanı başta olmak üzere ASSAM kongrelerine katılım gösteren ve devletin farklı kademelerinde görev ve sorumlulukları bulunan kişiler hakkında herhangi bir idari veya adli işlem başlatılması düşünülmekte midir?

3.  ASSAM tarafından gerçekleştirilen ilk kongrede ilan edilen ve yukarıda kimi bölümleri alıntılanan anayasa taslağının açıkça suç teşkil etmesine rağmen ikinci ve üçüncü kongreye izin verilme gerekçesi nedir? Bu izni verenler hakkında adli veya idari bir işlem başlatılması düşünülmekte midir?

4.  Ülkemizin anayasal düzenini yıkmayı hedefleyen ve doğrudan darbe niteliği taşıyan, anayasal yapısını bozucu çalışmalar yürüten ASSAM ve yöneticileri hakkında adli bir işlem başlatılması düşünülmekte midir?

5.  ASSAM’ın kongrelerini izleyen istihbarat görevlileri ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı ilgili güvenlik görevlilerinin bu toplantıya ilişkin olarak hazırladıkları herhangi bir rapor mevcut mudur?

6.  ASSAM’ın gelecekte düzenlemeyi öngördüğü kongrelerine İçişleri Bakanlığı tarafından, izin verilmeye devam edilecek midir?

09.01.2020
Kaynak
Yeniçağ: ASSAM'A 'şeriat devleti' suçlaması

***


Adnan Tanrıverdi'nin anayasa modeli: Başkent İstanbul, resmi dil Arapça!

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Mehdi çıkışıyla gündeme gelen Adnan Tanrıverdi'nin başkanı olduğu ve Aralık 2019'da bazı kamu kurumlarının da iştirak ettiği ASSAM’ın bir organizasyonunda Başkenti İstanbul, resmi dili Arapça olarak öngörülen “İslam ülkeleri Konfederasyonu Anayasası'nın deklare edilmesini TBMM'ye taşıdı.

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, dün istifa ettiği belirtilen Cumhurbaşkanı Güvenlik Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurul Üyesi ve ASSAM Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Tanrıverdi ile ilgili gazetemiz yazarı Batuhan Çolak'ın "Erdoğan'ı Mehdi mi sanıyorlar?" yazısında belirttiği hususları TBMM gündemine taşıdı.

Öztürk, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığına verdiği soru önergesinde, Adnan Tanrıverdi'nin başkanı olduğu Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırma Merkezi Derneği (ASSAM) tarafından İstanbul'da düzenlenen Uluslararası ASSAM İslam Birliği Kongresi'nde “İslam ülkeleri Konfederasyonu Anayasası” modeli hazırlandığını ve söz konusu modelin, ‘Devletin adı ve şekli: ASRİKA ( Asya-Afrika) İslam Devletler Birliğidir. ASRİKA İslam Devletler Birliği Konfederal Cumhuriyettir. ASRİKA İslam Devletler Birliği, kuvvetler ayrılığı sistemi uygulanır ve başkanlık sistemi ile yönetilir. Başkenti İstanbul, resmi dili Arapçadır.’ şeklinde olduğunu belirtti.

THY, ASELSAN, HAVELSAN, BELEDİYELER DESTEKLİ KONGRE

Yasin Öztürk önergesinde şu ifadeleri kullandı:

“19-20 Aralık 2019 tarihlerinde, Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırma Merkezi Derneği (ASSAM) tarafından ASRİKA Ortak Savunma Sanayi Üretimi konulu 3. Uluslararası ASSAM İslam Birliği Kongresi İstanbul’da toplanmıştır.

Kongre, ASSAM’ın organizasyonu, Üsküdar ve Dumlupınar Üniversitelerinin iştiraki; THY, MKEK, ASELSAN, TAİ, HAVELSAN, Bursa Büyükşehir, Bahçelievler, Beyoğlu, Esenler, Sancaktepe ve Sultangazi ilçe Belediyelerinin desteği ile yapılmıştır.”

“İSLÂM ÜLKELERİNİN BİR İRADE ALTINDA TOPLANMASININ GEREKTİĞİ…”

Öztürk, kongredeki deklarasyona da dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanı Güvenlik Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurul Üyesi ve ASSAM Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Tanrıverdi tarafından yapılan açılış konuşmasında, kongrenin toplanış amacının “İslâm Ülkelerinin ortak bir irade altında toplanması için gerekli müesseseler ve müesseselerin olması gereken mevzuatını tespit ederek karar vericilere bir model sunmaktır” olduğu belirtilmiştir.

ASSAM Kongresinde “İslâm Dünyasının dayandığı coğrafya İslâm Ülkelerinin ağırlıklı olarak bulundukları Asya ve Afrika Kıtaları, ‘ASRİKA’ olarak” tanımlamıştır.

Birinci kongre sonucunda yayınlanan deklarasyonda; “Müslüman Milletlerin refahı, kurdukları devletlerin güvenlik ve bekası, dünyada barışın tesisi ve idamesi, adaletin hâkimiyeti ve İslâm Dünyasının süper güç olarak tarih sahnesine yeniden çıkabilmesi için ASYA-AFRİKA “ASRİKA” Coğrafyasını mihver kabul eden İSLÂM ÜLKELERİNİN bir irade altında toplanmasının gerektiğini ve bunun için de İSLÂM ÜLKELERİNİN KABİNELERİNDE İSLÂM BİRLİĞİ BAKANLIKLARININ İHDAS edilmesinin ve acilen daimi faaliyet gösterecek ‘İSLÂM ÜLKELERİ TEMSİLCİLER MECLİSİ’nin kurulmasının gerekliliği” dile getirilmiştir.”

“Yine Birinci Kongre sonucunda, ASSAM tarafından“İslam ülkeleri Konfederasyonu Anayasası” modeli hazırlanmıştır” diyen İYİ Partili vekil Öztürk, hazırlanan taslak şunların yer aldığını söyledi:

 “Bahsi geçen Anayasa modeline göre;

‘Devletin adı ve şekli: ASRİKA ( Asya-Afrika) İslam Devletler Birliğidir. ASRİKA İslam Devletler Birliği Konfederal Cumhuriyettir.

ASRİKA İslam Devletler Birliği, kuvvetler ayrılığı sistemi uygulanır ve başkanlık sistemi ile yönetilir.

Başkenti İstanbul, resmi dili Arapçadır.’”

 “ŞER’İ HÜKÜMLERE UYGUN ASRİKA ÜLKESİ KONFEDERASYONU VE ANAYASA MODELİ OLUŞTURULMASINA YÖNELİK FAALİYETLERİN…”

Yasin Öztürk, Fuat Oktay’a şu soruları yöneltti:

“-ASSAM tarafından üçüncüsü gerçekleştirilen Konferanslar için İçişleri Bakanlığı tarafından izin alınmış mıdır?

-Gerçekleşen Konferansta, Anayasaya ve Dernekler Kanununa açıkça aykırı söylemler konusunda herhangi bir inceleme, soruşturma başlatılmış mıdır?

-Bahsi geçen Derneğin düzenlediği ilk kongre sonucunda deklare edilen Şer’i hükümlere uygun ASRİKA Ülkesi Konfederasyonu ve Anayasa Modeli oluşturulmasına yönelik faaliyetlerin devamı niteliğindeki üçüncü konferansa neden izin verilmiştir?

-ASSAM’ın düzenlediği kongreye, THY, MKEK, ASELSAN, TAİ, HAVELSAN, SADAT ve Savunma Sanayi Dergisi, Bursa Büyükşehir, Bahçelievler, Beyoğlu, Esenler, Sancaktepe ve Sultangazi ilçe Belediyelerinin katkısı ne şekilde olmuştur? Bahsi geçen kamu kurum ve kuruluşlarından, yerel yönetimlerden bu derneğe yapılan yardımın mahiyeti nedir?

-Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Güvenlik Başdanışmanının, “İslam Ülkeleri Konfederasyonu Devleti” bakışına yaklaşımı ne şekildedir? İlk konferanstan sonra, faaliyetlerine son vermesi gereken bir Derneğin, açık hedefine rağmen üçüncü konferansı gerçekleştirmesine izin verilmesinde bu yaklaşımın rolü olmuş mudur?

-İçişleri Bakanlığı tarafından, ASSAM’ın faaliyetleri ve gelir kaynakları hakkında herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? 

-Sayın Cumhurbaşkanı, ASSAM’ın bu faaliyetleri konusunda uyarılmamış mıdır?

-Diyanet İşleri Başkanı bu toplantıya katılmış mıdır?

Diyanet İşleri Başkanının, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden ayrı bir anayasal yapılanma modeli öngören bu tür toplantılara iştiraki rutin midir?

-“MEHDİ gelecek. Ortamı buna göre hazırlamalıyız.” Cümlesini sarfetmesi, yaşının ilerlemesine mi bağlıdır? Bu cümle ve fikirleri sebebi ile kendisi hakkında Cumhurbaşkanlığı tarafından bir işlem tesis edilmiş midir?

Edilmiş ise; Bu yaştaki ve MEHDİ gelecek diye bekleyen bir adama işlem tesis edilmesi günah değil midir?”

09.01.2020
Kaynak
Yeniçağ: Adnan Tanrıverdi'nin anayasa modeli: Başkent İstanbul, resmi dil Arapça!

***
                                                            
Batuhan ÇOLAK: Erdoğan'ı Mehdi mi sanıyorlar?

Adnan Tanrıverdi, Emekli Tuğgeneral, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın askeri başdanışmanı…

Paramiliter bir yapı olduğu uzundur konuşulan SADAT'ın kurucusu…

Aynı zamanda Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM) isimli bir oluşumun başında.

ASSAM, İslam ülkelerinde faaliyet gösteriyor. Uluslararası hakemli bir dergisi var, sık sık kongreler ve etkinlikler düzenliyor.

ASSAM görülen herhangi bir geliri olmamasına rağmen, yüz binlerce liralık organizasyonları birçok ülkede düzenleyebilecek bir maddi güce sahip.

"Uluslararası ASSAM İslam Birliği Kongresi" adıyla bu yıl 3.kez düzenlenen organizasyon 19-20 Aralık 2019 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti. TRT Haber, Anadolu Ajansı gibi devletin yayın organları yakın alaka gösterdiler.

Organizasyonun sponsorları ise; Üsküdar Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi, Esenler Belediyesi, Bahçelievler Belediyesi, ASELSAN, Mor Yapım, Türk Hava Yolları, AKİT, Eminevim, Üsküdar Üniversitesi...

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Nevzat Tarhan da etkinlikte aktif rol alan isimlerden biriydi. Hatırlanacağı üzere kanserle mücadelenin simgeleşen ismi Neslican Tay'ın vefatından sonra "Ölümle yüzleşebilseydi, seküler dünyanın dünyasallaşma rüzgarına kapılmasaydı, hastalığı düşman gibi görmezdi" ifadeleriyle tepki çekmişti.

Biz konumuza dönelim.

İstanbul'da gerçekleşen kongreye, İslam ülkelerinden üst düzey bir katılım yoktu. Genellikle, Erdoğan'ın İslam dünyasına yönelik sözlerine destek veren katılımcılar çağrılmıştı.

Kongrenin başkanlığını da Adnan Tanrıverdi yaptı.

Etkinlik sonrasında ASSAM'ın resmi internet sayfasından yapılan açıklamada şu bölüme özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum:

"Bu kongreler sonucunda 9 Federatif bölgeden oluşan 'Konfederal İslam Devletinin' anayasası hazırlanacaktır. ASSAM ve İDSB iş birliği içinde gerçekleşen bu kongrede önce 'İslam Ülkeleri Temsilciler Meclisinden' başlayarak bu birliğin startının verilmesi gerektiği ardından da coğrafi ve etnik özellikler dikkate alınarak dokuz ayrı 'Federatif Bölgesel Meclisler' kurulması gerektiği üzerinde duruldu."

Konfederal İslam Devleti'nin kurulmasından bahsediliyor. Ne kadar güzel bir düşünce… Ama kiminle, kimlerle, hangi devletle ve en önemlisi nasıl olacak?

Cevabı meçhul.

Bunun öncülüğünü ise ASSAM yapacakmış. Tanrıverdi öyle söylüyor.

Asıl dikkat çekici bölüm ise kongrenin sonunda Tanrıverdi'nin AKİT'e vermiş olduğu röportaj.

Tanrıverdi şunları söylüyor:

"İslam Birliği olacak mı olacak. Nasıl olacak Mehdi Hz. geldiği zaman. Peki Mehdi ne zaman gelecek? Allah bilir. Peki bizim bir işimiz yok mu, ortamı hazırlamamız gerekmez mi? İşte ASSAM bunu yapıyor."

ASSAM'ın 'Mehdi'nin gelişi için ortam hazırlama misyonu taşıdığını söylüyor.

Mehdi konusu İslam'da üzerinde uzlaşılamayan bir meseledir. Kur'an-ı Kerim'de ve temel alınan hadis kitaplarında geçmez. Diyanet İşleri Eski Başkanı Mehmet Görmez'in bu konuda önemli değerlendirmeleri vardır.

Ancak buradaki düşünce 'Mehdi'nin olup olmaması değil, bu sözlerin Cumhurbaşkanlığı'na kadar ciddi bir şekilde değerlendirilen zihin yapısını görebilmek.

Türkiye'de bazı şarlatan ve çıkar grupları "Mehdi" kavramını sıkça kullanıyorlar. Özellikle düşük eğitim grubuna mensup vatandaşların oylarına talip olunurken bu yönlü propagandalar yapıldığını biliyoruz.

Konuyla ilintili 3 Mayıs 2015'te AKİT'te yayınlanan bir yazı bu zihniyet hakkında önemli ipuçları veriyor.

"Erdoğan Mehdi'nin gelişine mi hazırlanıyor" başlıklı yazıda, dolaylı yoldan Erdoğan'e "Mehdi" atfı yapılıyor:

"…Onlarca şeyh Malezya'dan, Endonezya'dan, Fas'tan, Yemen'den müritleri ile beraber İstanbul'a geliyor ve ne olursa olsun bu savaşta yer alacağız diyorlar. Onlara göre İstanbul sadece Dârüsselam değil, aynı zamanda hilafetin de merkezi. Ve Halife ise bütün zulümlere karşı dik durabilen cesur adam Erdoğan. Erdoğan bunun farkında ve kesinlikle rehavete kapılmıyor. Hareketlilik onu kesinlikle ürkütmüyor. Aksine bütün bunlar olurken küresel planlara karşı planlar, şeytanın stratejilerine karşı rahmani stratejiler geliştiriliyor. Ekip çok ama çok iyi çalışıyor. Milletin desteği ise en büyük kozları. Erdoğan genel seçimlerde de ezici üstünlükle galip geleceğini biliyor… 2023 Erdoğan'ın kafadan ortaya attığı bir tarih değildir. Bu bir Rabbani işarettir. Her 100 yıl bu ümmetin şahlanacağı ve geçmişte de kendini bulduğu gerçeğini artık onlar da biliyorlar. Bu yüzden titriyorlar."

İşte ASSAM'ın da çeşitli grupların üzerinde birleştikleri konu da tam burası. Erdoğan'ı halife ilan edip, "Ümmetin birliğini sağlayacağız" diyerek vatandaşların inançları üzerinden oy devşirmek.

***

Tanrıverdi 1 yıl önce yaptığı konuşmasında ise TSK'yı nasıl dizayn ettiklerini şu şekilde ifade ediyor:

"Harp Okulları, askeri okullar, sınıf okullarının dışında ki askeri okulların tamamı Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı olması lazım dedik. Yüksek Askeri Şura'nın yapısı değişsin dedik. Aldığımız kararlarda sivil iradenin hâkimiyetini kullandık. Askeri yargı kapsamında Askeri Yüksek yargı kalksın dedik o da gerçekleşti. Başkanlık sistemi gelsin dedik o da geldi."

Ve Tanrıverdi'nin en önemli açıklaması:

"Eyalet sistemine geçilmeli, Kürtlere özerklik verilmeli, Anayasa'da Kürtçe korunmalı, Kürtçe eğitim verilmeli."

Ee az önce İslam Birliği, Mehdi diyordunuz?

31 Aralık 2019

Kaynak
Yeniçağ: Erdoğan'ı Mehdi mi sanıyorlar? - Batuhan ÇOLAK

  
81 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
Prof.Dr. Cihan Dura, Sömürgeleşen Türkiye



Prof.Dr. Cihan Dura, Ataname



Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında
(AB-D Tarafından Yerli İşbirlikçileri ile Kuşatılan Türkiye) 


M.Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye
Cengiz Özakıncı, İblisin Kıblesi
(Türkiye'nin Üniter ve Laik Yapısını Hedef Alan AB-D
Bunun için neler yaptı?
Belgeleriyle Tarihe Tanıklık Edeceksiniz)

iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu

Cengiz Özakıncı, Türkiye'nin Siyasi intiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı
(Bugün Olanları, Yarın Olabilecekleri, Tarihi Benzerlikleri, Belgeleri ile Anlatmakta Olan Bir Eser)




Cengiz Özakıncı, Kalemin Namusu, Türk Savun Kendini




         GENÇLİĞE HİTABE