• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
A24 Gayrimenkul

Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.98237.0103
Euro8.26608.2991
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
Dr. Hakkı SOYLU: OYAK SON YILLARDA 2 ÖNEMLİ, BÜYÜK YATIRIMA İMZA ATMIŞTIR
Sosyal medyada yayınlanmış olan OYAK üzerine inceleme yazısınını aşağıda bilgilerinize sunuyoruz.
Önce Kültür

***

Sayın Büyüklerim;
Ben 1979 devresi Kara Harp Okulu ekonomi bölümü mezunuyum. Mezuniyet sonrası Harp Okuluna öğretim üyesi yetiştirilme programı çerçevesinde ODTÜ Ekonomi bölümünde yüksek lisansa gönderildim. Daha sonra doktora eğitimimi tamamladım.
1985-2001 arasında Harp Okulunda ekonomi ve istatistik dersleri verdim. 2001 Ekonomik Krizi sonrası Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu Paşanın ekonomi danışmanlığını yapmak üzere 2001 Kasımında Genelkurmaya atandım. Orada Ekonomik Araştırma Kurulu Başkanı olarak 2010 yılında emekli olana kadar Genelkurmay Başkanlarına danışmanlık görevinde bulundum. 2006-2009 arasında OYAK Genel Kurul üyeliği yaptım.
Sevgili Necati Sekme OYAK’la ilgili bazı konularda bilgi vermem için beni guruba davet etti. Ben de bu vesileyle aranıza katıldım.
Öncelikle şunu ifade edeyim, ben de bir OYAK üyesiyim. Rezervim 4/4. OYAK’ın çok önemli bir kurum olduğunu düşünüyorum ve üyeliğimi devam ettirmeyi planlıyorum.

OYAK SON YILLARDA 2 ÖNEMLİ, BÜYÜK YATIRIMA İMZA ATMIŞTIR

Bunlardan birisi 2017 yılındaki 3 ayrı bölgede bulunan arsa alımıdır.

Arsalardan birincisi Ankara’ya 35 km uzaklıkta olan Ballıkuyumcu mevkindedir (1,9 milyon metrekare). İkincisi Yalova’dadır (1,45 milyon metrekare). Üçüncüsü Urla’dadır (367 bin metrekare). Bu arsaları borçlarından dolayı sıkıntı içerisinde olan devlet kontrolündeki Emlak Konut GYO’dan 800 milyon TL bedel karşılığı (o günkü kur ile 236 milyon dolar) nakit ödenerek alınmıştır.
OYAK açıklamasında bu arsalardan Ballıkuyumcu mevkiinde OYAK üyeleri için 12.000 konut inşa edeceğini ve üyelerinin ev ihtiyaçlarını karşılayacağını ifade etmiştir.
OYAK kurulduğu 1961 yılından bu güne kadar ancak 12.000 konut inşa etmiştir. Şimdi ise Ballıkuyumcu’da 55 yılda inşa ettiği kadar konut inşa etmeyi planlamaktadır.
Aslında 2017 yılında gayrimenkul piyasaları durgundur. Arkasından 2018 yılında kurlarda yaşanan patlama da inşaat sektöründe alarm zillerinin çalmasına yol açmıştır.
Bir taraftan o yıllarda gayrimenkul ve inşaat sektörünün içinde bulunduğu sıkıntılı durum, diğer taraftan Ankara’ya 35 km mesafede inşa edilecek 12.000 konutun üyeler tarafından uzun yıllar talep görmeme ihtimali bu yatırımın geri dönüşünün çok uzun yıllar alabileceğini düşündürmektedir. 2017-2019 arasında yeni inşa edilen Eryaman Göksupark’taki 1876 konutu bile zor satmaktayken Ankara’ya 35 km uzaklıkta konutları kime satabilecekti? (2017 yılında başlayan Eryaman’daki konutların 2018 Eylül ayına kadar ancak 350 tanesi satılabilmişti. 29 Ağustos 2018 tarihinde Türkiye genelinde başlatılan “Türkiye İçin Kazanç Vakti” kampanyasına OYAK da katılmış, bu sayede hem evlerin fiyatı % 10 indirilmiş hem de faizler düşürülmüştür. Ancak bu sayede geri kalanların satılabilmesi mümkün olabilmiştir).
Peki OYAK o yıllarda ekonomik rasyonalite açısından tartışılabilir bir arsa yatırımını neden yapmıştır? 2020 yılı Nisan ayında inşaat sektörünü iflastan koruyabilmek için başlatılan kamu bankalarının konut kredisinde negatif reel faiz uygulamasına bir süre sonra sona ermesi beklenmektedir. Bu çerçevede OYAK’ın Ballıkuyumcuda 12.000 konut inşa ederek kâr etmesi mümkün olabilir mi?

İkinci yatırımı bu sene Demirören gurubundan 450 milyon dolara Total ve M’Oil i alarak yapmıştır.
Görüşmelere 2019 yılın sonbaharında başlanmış, ancak imzalar dünyada pandemi olayı patladıktan sonra atılmıştır. Acaba Ocak ayının sonlarına doğru bütün dünya endişeye boğulurken bu yatırımdan vazgeçilemez miydi?. Elde döviz tumanın avantajı daha büyük olmaz mıydı?
Ayrıca akaryakıt dağıtım sektörünün ve bayi ağının gelecek açısından projeksiyonları ne kadar parlaktı?
Son yıllarda dünyada otomotiv sektöründe büyük değişimlerin yaşanması gündemdedir. Özellikle AB içerisinde iklim değişikliği ve küresel ısınmanın önlenmesi açısından bazı ülkelerde birkaç yıl içerisinde içten yanmalı motorların yerine önce hem elektrikli hem benzinli hibrit araçların üretimine ağırlık verilmesi, sonrasında tam elektrikli araçların üretimine yönelinmesi söz konusudur. Ülkeler bu yönde kanunlar çıkararak petrole dayalı motor teknolojilerine sınırlamalar getirirken elektrikli araçlara önemli teşvikler sağlama yönünde adımlar atmaktadırlar.
2030 yılında dünyada mevcut araçlar içerisinde petrole dayalı içten yanmalı motorlu araç oranın % 60, elektrikli ve hibrit araç oranının % 40 olması beklenmektedir.
KPMG adlı uluslar arası bir danışmanlık şirketinin 2020 yılı Şubat ayında Türk otomotiv sektörü için hazırladığı bir raporda 2030 yılına kadar akaryakıt dağıtım şirketlerinin kârlarında % 38’e varan bir düşme olacağını öngörmektedir.
Kısacası 2020’li yılların sonlarına doğru şehirlerde apartman altındaki garaj ve bahçelerinde şarj ünitelerinin yer alması, şehir içi otoparklarda şarj ünitelerinin bulunması için yatırımlara başlanacaktır.
Gelecekte otomotivde şoförsüz otonom elektrikli araçların payı gittikçe yükselecektir. Şu anda ABD’li elektrikli araç üreticisi TESLA 1 trilyon dolar sınırını geçerek dünyanın en büyük otomotiv firması (ikinci sırada Toyota yer almakta) konumuna gelmiştir.
Türkiye’nin ihracatında birinci sırada otomotiv gelmektedir. Üstelik Türkiye otomotiv ihracatının önemli bir kısmını AB’ye yapmaktadır. Bazı AB ülkeleri eksoz emisyon salınımını azaltmak üzere şimdiden 2025 sonrasına yönelik kanunlar çıkarmaya başlamışlardır. Bu ülkelerin özellikle dizel motorlara yönelik sınırlamalar getirmeleri, elektrikli araç kullanımını teşvik etmeleri Türk otomobil üreticilerini de bu tür araçlar üretmeye zorlayacaktır.
Bütün bu gelişmeler Türkiye’de de akaryakıt dağıtımında ve bayi kavramında bir değişimi zorunlu kılacaktır.

ODATV NEJAT ESLEN YAZDI
O KURUM NEREYE YATIRIM YAPMALI... EMEKLİ ASKERLER İSYANDA
02.07.2020 - ODATV 
OYAK güçlü bir kuruluştur. Web sitesindeki bilgilere göre, 4.9 milyar dolar ihracatı, 48.8 milyar TL hasılatı ve 9.1 milyar TL ödediği vergi, OYAK’ın Türkiye ekonomisi içinde önemli bir kuruluş olduğunu göstermektedir.
OYAK’ın maden metalürji, çimento, beton, kağıt, otomotiv, lojistik, finans alanında yatırımları vardır.
OYAK’ın demir çelik sanayinde stratejik önemde yatırımları olduğu gibi, bu kuruluş yük taşımacılığı, inşaat, güvenlik gibi sıradan yatırımlarını da sürdürmeye devam etmektedir.

OYAK ÇAĞDAŞ TEKNOLOJİ YATIRIMLARINA ÖNCELİK VERMELİDİR

OYAK, Türkiye’de otomobil sektöründe önemli bir yere sahiptir. Ancak, OYAK’ın milli otomobil üretim projesinde neden yer almadığı bilinmemektedir.
Ayrıca, dünyadaki bütün gelişmiş ülkeler, elektrikli otomobil üretimine öncelik verirken, OYAK’ın bu alanda bir inisiyatif başlatıp başlatmadığı da bilinmemektedir.
Askerlerin birikimleri ile finansal ve ekonomik bir güç haline gelmiş olan OYAK'ın bu güne kadar savunma sanayi ile ilgili yatırım başlatmamış ve çağdaşlaşmaya uygun olarak dijital teknoloji alanında yatırım inisiyatifi kullanmamış olması dikkati çekmektedir.

OYAK’IN KURULUŞ AMACI ÜYELERİNİN REFAH SEVİYESİNİ YÜKSELMEKTİR

OYAK, askerler için mesleki emeklilik fonu görevini yapmak ve karlı ve verimli yatırımlarla askerlerin yaşam standartlarını yükseltmek amacı ile kurulmuştur.
Ancak;
Gecikmeli olarak Haziran ayı sonunda yapılan Genel Kurul toplantısında varılan, üyelere yüzde 20.5 oranında kar payı dağıtılması kararı, OYAK’ı bu amacından uzaklaştırdığı gibi, üyelerin bu kuruluştaki birikimlerinin, TL’nin altın ve dolar karşısındaki değer kaybı dikkate alındığında, ciddi bir oranda erimesine de neden olmuştur.
Eğer OYAK yöneticileri vizyoner olsaydı, bu bir yıllık süreçte, hiç yatırım yapmadan mevcut mali varlığını dolara veya altına yatırsaydı, üyelerinin hakkını çok daha iyi koruyabilirdi.
Bu karar ile emekli askerler, sosyal medya üzerinden çok ciddi tepki başlatmıştır.
Özellikle de OYAK’ın bu süreçte, mevcut finansal varlığından, üyelerin birikimlerinin erimesini önleyecek oranda kar payı dağıtması yerine, Demirören Holding’in enerji şirketlerini satın almayı tercih etmesi tepkileri artırmıştır.
OYAK’ın sıradan yatırımlar yerine, ulusal çıkarlara da hizmet eden, karlılık oranı yüksek, çağdaş teknoloji alanlarında yatırım yapması; siyasi etkilemeleri dışlayarak, üyelerinin refah seviyesini yükseltmeye her zaman ve her şartta öncelik vermesi gerekmektedir.
OYAK kendine çeki düzen vermelidir. OYAK bu anlayışa göre yönetilmelidir.

SON SÖZ:
Aslında ben bu konuda yazı yazması için ünlü siyasetçi-ekonomist arkadaşıma dün telefonla ricada bulundum.
Hayret! Bugün OYAK’tan Genel Müdür adına emekli bir albay beni aradı. Genel Müdürün uçak biletlerini hemen yollayacağını, beni Ankara’da misafir etmek istediklerini, sorularıma memnuniyetle cevap vereceklerini söyledi!? O emekli albayı tersledim, konu benim için kapandı ve bu yazıyı kendim yazmaya karar verdim.
Şu dünyanın haline bak be!
Nejat Eslen

Dr. Hakkı SOYLU: OYAK’TA YATIRIM KARARLARI NASIL ALINMAKTADIR?
OYAK’ta kararlar Genel Kurul toplantılarında alınır.
Genel Kurulda kıtalardan ve kurumlardan SEÇİLMİŞ 20 ÜYE (subay, astsubay ve sivil memur) ile ATANMIŞ 18 ÜYE bulunur.
Genel Kurul kararları bu 38 kişinin oy çokluğu ile alır ve Yönetim Kuruluna bildirir.

ATANMIŞ ÜYELER ŞUNLARDIR (18 Kişi):
- Milli Savunma Bakanı,
- Maliye Bakanı,
- Genel Kurmay Başkanı,
- Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları veya Kurmay başkanları,
- Jandarma Genel Komutanı veya Kurmay Başkanı,
- Sayıştay Başkanı,
- Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkanı,
- Türkiye Bankalar Birliği İdare Heyeti Başkanı,
- Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Başkanı
- Milli Savunma Bakanlığı veya Genel Kurmay Başkanlığı teşkilatında:
a) Personel Başkanı,
b) Lojistik Başkanı,
c) Komptrolör,
d) Sağlık Başkanı,
e) Araştırma ve Geliştirme Başkanı,
f) Kanun İşleri Müdürü;
- Özel sektörde, mali ve iktisadi sahalarda temayüz etmiş şahıslardan Milli Savunma Bakanı tarafından üç sene için seçilecek 3 kişiden oluşur.
ANCAK;
2016 yılı Genel Kurulunda OYAK’ın yatırımlarına yönelik önemli bir karar alınmıştır. Bu kararda “dünyada oluşan fırsatlar konjonktürü sebebiyle” OYAK tarafından şirket ve varlık alımları yapılırken, OYAK’ın bu fırsatları gecikmeden değerlendirebilmesi için belli limitler dahilinde Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul Kararına gerek kalmadan Oyak Yönetim Kuruluna yetki verilmiştir.
Bu karar tam olarak şu şekildedir:
OYAK ve OYAK’ın hâkim olduğu Grup şirketleri Yönetim Kurullarında alınan Grup dışından, iştirak portföyüne yönelik borsa dışı, tüm şirket hisse alış/satış kararlarının mektupla Genel Kurul Üyelerine bildirilmesi, bu çerçevede yurt içinde 500 milyon TL, yurt dışında ise 300 milyon ABD dolarını aşan şirket hisse yatırım / satış kararlarının Olağan ya da Olağanüstü Genel Kurul kararı ile yapılması kabul edilmiştir.
Bu kararın tercümesi şudur:
OYAK’ın yurt içi 500 milyon TL, yurt dışı 300 milyon doların altındaki şirket ve varlık alım satımlarında Olağan ve Olağanüstü Genel Kurul Kararına gerek olmaksızın Yönetim Kurulu yetkilidir.
Yönetim Kurulunun alım satımlara yönelik bu yetki kullanma sınırı 2017 Yılı Genel Kurulunda yükseltilmiştir. Bir önceki Genel Kurulda yurt içi 500 milyon TL, yurt dışı 300 milyon dolar olan Yönetim Kurulu Yetki Sınırı, Kurum Konsolide Net Varlığının% 20’sine çıkarılmıştır (Üye Rezervleri Toplamının % 20’si).
2018 Yılı Genel Kurulunda ise; bu limit, Kurum Konsolide Net Varlığının % 20’sinden % 30’u seviyesine olmak üzere bir kez daha yükseltilme yoluna gidilmiştir.
Bu karar halihazırda aynen yürürlüktedir.
2019 yılı sonu itibarıyla Kurum Konsolide Net Varlığı (Üye Rezervleri Toplamı) 47,6 milyar TL olmuştur. Bu rakamın % 30’u 14,3 milyar TL’dir. Ya da 6,85 TL dolar kuruyla 2.080 milyon dolardır.
Bu durumda yurt içinde veya yurt dışında 14,3 milyar TL’nin veya 2,08 milyar doların altındaki varlık ve şirket alım satımlarında Olağan veya Olağanüstü Genel Kurul Kararına gerek olmaksızın, sadece Yönetim Kurulu Kararı yeterli olmaktadır.
OYAK tarafından varlık veya şirket alım satımlarında Yönetim Kuruluna verilen bu yetkinin sınırlarının çok yüksek olduğu değerlendirilmektedir.

OYAK YÖNETİM KURULU KİMLERDEN OLUŞMAKTADIR

OYAK Yönetim Kurulundaki üye sayısına ve seçilme prosedürüne de dikkat çekmek isterim. OYAK bir Askeri Emeklilik Yardım Sandığıdır. Ancak Yönetim Kurulu ağırlıklı olarak ülkeyi idare eden bakan ve sivil üst düzey bürokratlar tarafından belirlenmektedir.
OYAK kanununa göre Yönetim Kurulu 7 kişiden oluşmaktadır.
7 üyenin 3’ü TSK’da görevli askerdir.
Bu 3 askerin seçimi Genel Kurul tarafından yapılır. Ancak seçilecek adaylar Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı tarafından belirlenir. Milli Savunma Bakanı 4 asker aday belirler, 2’si seçilir. Genel Kurmay Başkanı 2 asker aday belirler, 1 tanesi seçilir.
Diğer 4 üye sivil kişilerden oluşur.
Bu kişiler maliye, hukuk ve bankacılık ve sigorta sahalarında ihtisas, tecrübe sahibi ve yüksek tahsilli olmak koşuluyla Milli Savunma ve Maliye Bakanları ile Sayıştay, Umumi Murakebe Heyeti, Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları Birliği ve Türk Bankalar Birliği İdare Heyetleri başkanlarından müteşekkil ve bu maksatla özel olarak teşekkül edilen bir Seçim Komitesi tarafından seçilir. Yönetim Kurulu Başkanını da bu Komite seçer. Genel Müdür 7 kişilik Yönetim Kurulunun bir üyesidir.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME:

2016 Yılında yapılan Genel Kurulda Yönetim Kuruluna verilen alım satım yetkisi, 2017 ve 2018 yılı Genel Kurullarında artırılmış, bu gün itibarıyla Toplam Üye Rezervlerinin % 30’u kadar (yaklaşık 2 milyar dolara kadar olan) alım satımlarda Genel Kurul Kararına gerek olmaksızın Yönetim Kurulu Kararının yeterli olduğu kabul edilmiş ve Yönetim Kuruluna yetki verilmiştir.
Yönetim Kuruluna verilen, bu (yaklaşık 2 milyar dolar) yetkinin sınırlarının çok yüksek olduğu değerlendirilmektedir.
OYAK tarafından bundan sonraki süreçte bir varlık alım satım kararı verilecekse, Olağan ya da Olağanüstü Genel Kurul Kararıyla yapılmasının daha doğru olacağı düşünülmektedir.
Yaklaşık 430 bin üyeyi, aileleriyle birlikte kabaca 1,5 milyon kişiyi ilgilendiren OYAK Kararlarının sadece 7 kişiden oluşan Yönetim Kurulu Kararı ile değil, 38 Kişiden oluşan Genel Kurul Kararı ile yapılmasının üyelerin menfaatleri açısından daha uygun olacağı değerlendirilmektedir.
  
577 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
Prof.Dr. Cihan Dura, Sömürgeleşen Türkiye



Prof.Dr. Cihan Dura, Ataname



Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında
(AB-D Tarafından Yerli İşbirlikçileri ile Kuşatılan Türkiye) 


M.Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye
Cengiz Özakıncı, İblisin Kıblesi
(Türkiye'nin Üniter ve Laik Yapısını Hedef Alan AB-D
Bunun için neler yaptı?
Belgeleriyle Tarihe Tanıklık Edeceksiniz)

iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu

Cengiz Özakıncı, Türkiye'nin Siyasi intiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı
(Bugün Olanları, Yarın Olabilecekleri, Tarihi Benzerlikleri, Belgeleri ile Anlatmakta Olan Bir Eser)




Cengiz Özakıncı, Kalemin Namusu, Türk Savun Kendini




         GENÇLİĞE HİTABE