• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Ö/K You Tube
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.486832.6170
Euro34.601234.7398
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
A24 Gayrimenkul

Tarih/Belgesel
İstanbul: Fatih Aldı, Vahdettin Kaybetti, Atatürk Kurtardı  


Bennett'in Mustafa Kemal'e Suikastle Görevlendirdiği İngiliz Ajanı Mustafa Sagir'in 1921'de Ankara'da Yakalanışı


Türk Devrimi'ne Karşı İngiliz Palavralarına Özgün Belge ve Bilgilerle Yanıtlar


II. Abdülhamid Dönemi'nin Bilinmeyenleri - 1. Bölüm


II. Abdülhamid Döneminin Bilinmeyenleri - 2. Bölüm


Harf Devrimi'nin Yerli ve Milli Kökleri, 1. Bölüm


Harf Devrimi'nin Yerli ve Milli Kökler-2


1945'ten Günümüze, Ulus-Devlet'e yönelik Etnik Bölücülüğe Meşruiyet Sağlayan İç ve Dış Odaklar


Küreselci Emperyalizmin Ulus Devlet Düşmanlığı, Etnik bölücülük ve Tek Dünya Devleti Düşleri


"Hilafet İngilizlerin İsteğiyle Kaldırıldı" Yalanını Çürüten Belgeler-1


"Hilafet İngilizlerin İsteğiyle Kaldırıldı" Yalanını Çürüten Belgeler-2


Atatürk'e ve Türk Tarih Tezine Kafatasçı Irkçılık Suçlaması Yapanlara Yanıt


Belgelerle 1925 Şeyh Said İsyanı
Musul Sorunuyla İlgisi | 1924 Ağustos Nasturi Ayaklanması l Şeyh Said İsyanı ve Hilafet |Türk Ordusu İçinde Örgütlenmiş Ayrılıkçı Kürt Kökenli Subaylar ve Gizli Azadi Örgütü | Seyit Abdülkadir ve Suçortaklarının İngiliz Ajan Mr. Templeton Olarak Tanıdıkları İstihbaratçıyla İlişkileri | Bastırılmasında Ordumuzun Yanında Yer Alan Bölge Aşiretlerinin Çabaları | Şeyh Said'in Hilafet Propagandasına Karşı, Adalet Bakanı Seyid Bey'in Onbinlerce Bastırılan Hilafetin Kaldırılması Konulu Kitapçığının İsyan Bölgesinde Dağıtılması | İsyancılardan Biri Bağırıyor: "Yaşasın Kürtlük!" İdamı İzleyen Diyarbakır Halkı Topluca Haykırarak Ona Yanıt Veriyor: "Yaşasın Cumhuriyet!" | Rauf Orbay: "Şeyh Said,.. 1914'te de Devlete Karşı İsyan Etmiş, Rus Konsoloshanesine Sığınmış, 1. Dünya Savaşı Arifesinde Rusya Hesabına Çalıştığı Sabit Olmuş, Müseccel (Sabıkalı) Bir Mahluktu.


Barzani aşiretinin emperyalizm ve siyonizm ile ilişkileri; Atatürk'e ve Türkiye'ye ve Türklüğe Düşmanlığı-1


Barzani aşiretinin emperyalizm ve siyonizm ile ilişkileri; Atatürk'e ve Türkiye'ye ve Türklüğe Düşmanlığı-2


"Ilımlı İslam" ve "Siyasal İslam" projesinin; belgeleriyle tarihsel kökenleri

- Türkiye'nin NATO'ya üyelik başvurusuyla ilgili gizli görüşme tutanakları
- Kimler neden ve nasıl Atatürk İlkeleri'ni hedef aldı?



31 Mart 1909 Asker Ayaklanması


Türkiye'ye yönelik psikolojik savaş yöntemleri



Milli Mücadele'ye Karaçalanlar 7. Bölüm:
Necip Fazıl Kısakürek ve Büyük Doğu dergisinde C.R.Atilhan, Nihal Atsız, Rıza Nur makaleleri.


Milli Mücadele'ye Karaçalanlar 8.Bölüm: 
"N.F.Kısakürek ve C.R.Atilhan'ın M.Kemal'e Suriye Cephesinde İngiliz Ajanlığı ve İhanet İftirası.

Amerikan Kültür Emperyalizmi ve 1949 Fulbright Antlaşması...
-Türk Eğitim Sistemi ABD ve CIA güdümüne nasıl sokuldu?
-İkili antlaşmanın 13.03.1950 tarihinde yapılan Meclis görüşmesinde hangi vekiller evet oyu verdi, hangi vekiller oturuma katılmadı ?
-TBMM'de kabul edilen antlaşmanın gerekçesi neydi ?
-Fulbright burs programında CIA'nın örtülü operasyonlarına ilişkin itiraflar ve belgeler.



Suriye'de yaşananlar BOP'un bir sonucu mu?


Tunceli harekatına yönelik iftiralara yanıtlar


Türkiye'ye yönelik "Dersim İftirasına" yanıtlar


Türkiye,1990 sonrası hangi odaklarca, niçin ve nasıl hedef alındı?


1945-1990 arası ABD-Rusya Soğuk Savaş Dönemi; Küreselci Emperyalizmin SSCB’yi Yıkma Çalışmaları


12 Eylül’den günümüze ABD’nin Türkiye’ye biçtiği yeni rol


"Atatürk'ü Ankara'da 2 tabur işgalci İngiliz askeri selamladı" iddiasına; belgelerle son nokta


"Atatürk'ü Ankara'da İngiliz askeri selamladı" iddiasına yanıt


Cumhuriyetin yerli ve milli kökleri-Laiklik


Vahdettin'in kaleminden Milli Mücadele'ye, Atatürk'e ve Türklüğe iftiralar


Milli Mücadele'ye Karaçalanlar: Rıza Nur


Rıza Nur; Nihal Atsız; Kadir Mısıroğlu İlişkileri

Milli Mücadele'ye Karaçalanlar, 11. Bölüm
Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü'ye yönelik iftiralar, kimlerce ne zaman başlatılmış; nasıl yayılmıştır



Kazım Karabekir'den Fevzi Çakmak ve Atatürk'e iftiralar


Kazım Karabekir'in Suçlamalarına Atatürk'ün Verdiği Yanıtlar


Karabekir - Atatürk Düellosu - 1933 - Özgün belgelerle


Karabekir - Atatürk Düellosu-2


Karabekir - Atatürk Düellosu-3


Kazım Karabekir'in Atatürk'ün ölümünden sonra yönlettiği suçlamalar ve yanıtları


Karabekir'den Atatürk ve Yakın Çevresine Müslüman Türkleri Hristiyanlaştırma suçlaması


K.Karabekir'in Atatürk'e: Türkiye'yi Bolşevik yapacaktı, Amerikan Mandası yapacaktı, Halife olacaktı vs. iftiraları ve Birincil Kaynaklardan Özgün Belgelerle Çürütücü Yanıtlar.


Atatürk'e yönelik "İngiliz ajanı" iftirasına belgelerle yanıtlar


Vahdettin neden kaçtı ? Çoğunu ilk kez göreceğiniz belgelerle...


Vahideddin'in ABD, İngiltere, Fransa devlet başkanlarına gönderdiği mektuplarda, bildirilerinde ve anılarında Türklüğe yönelttiği iftiralar ve "Vahideddin dünyanın en dürüst adamıydı, hazinesini götürmeyip millete bıraktı" yalanını çürüten gerçekler

1-TBMM Gizli Oturum Tutanaklarında Vahideddin.
2- G. Jeaschke'nin "Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri" ve "Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi"ndeki yalan, yanlış vs. uydurmalarıyla Vahideddin'in kaçışına ilişkin gerçeğe aykırı iddialar



Rıza Nur ve K.Karabekir'in, Atatürk'e karşı söylem ve eylem birliği


27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi - Amerika


19 Mayıs

"Üçler Misakı" nedir?
Milli mücadele tarihimizde nasıl bir yere sahiptir?
Kimler tarafından imzalanmıştır?
Kimler tarafından; ne zaman ve nasıl çarpıtılmıştır?



Üçler Misakı - Milli Mücadele Kararı - Fevzi Paşa, Cevat Paşa, Mustafa Kemal Paşa
19 Mayıs Devlet Operasyonu , "Erenköy Konseyi" uydurmaları ve karartılan "üçler misakı" gerçeği...



Osmanlı Devleti l. Dünya Savaşı'na niçin ve nasıl girdi?


l. Dünya Savaşı'nda, gizli anlaşmalar ışığında; İttihat-Terakkiı, Atatürk ve Almanya arasındaki ilişkiler, çelişkiler, çatışmalar


Müttefik sanılan Alman İmparatorluğu'nun Osmanlı İmparatorluğu'nu sömürgeleştirme ve parçalama planları


Atatürk'ün "Türk Tarih Tezi"
Mezopotamya, Anadolu ve Avrupa'da varolmuş Türk medeniyetleri



30 Ağustos Zaferi


Lozan Antlaşması'na yönelik iftiralara, çoğunu ilk kez göreceğiniz, özgün belge ve bilgilerle yanıtlar



İngiliz meclisi Lozan'ı onaylamak için niçin yaklaşık 1 yıl bekledi?

Türban Eylemleri

Türban zincirine öfke


CHP Genel Sekreter Yardımcısı Atila Sav türban eylemlerinin "düşünce özgürlüğünün dışa vurulması değil, Cumhuriyet'i yok etme niyetinin eylemleşmesi" olarak değerlendirirken, FP Grup Başkanvekili Abdüllatif Şener pazar günkü türban zincirinin laik cumhuriyete karşı algılanmaması gerektiğini söyledi.
       CHP Genel Merkezi'ndeki basın toplantısında Sav, türban eylemleri ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki karar ardından Yargıtay Başkanı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na yönelen tepkileri de şöyle eleştirdi:
       "Erdoğan'ın bir suçtan mahkumiyeti üzücü. Ama bu nedenle yargıyı hedef göstermenin yanlışlığı ve tehlikesi de ortada. Yargı kararları bilim ve düşünce düzeyinde eleştirilir, sokaklara dökülen kalabalıkların tehdit ve hakaret sloganlarıyla değil. O bir ayaklanma, direnme olur. Cumhuriyetin bu tür sokak eylemleriyle yıkılmasına izin verilemez. Suçlular cezasını görür."

       ANAP Genel Sekreteri Erkan Mumcu da Mumcu da, milletin inanç ve değerleriyle devletin ilkeleri arasında çelişki yaratmanın bölücülük olduğunu savunarak şunları söyledi:
       "İnanç ve ibadet özgürlüğü, evrensel insan hak ve özgürlüklerindendir. Bunun siyasetin gündemine alınması kadar vahim bir yanlış düşünülemez. Zira siyaset gündemine alınacak herşey tartışmaya açık hale getirilir. Bu tartışmayı RP başlattı. Türban konusu kamu düzeni sorunu haline getirildikçe, hükümetin müdahale etmesi kaçınılmazdır. Sorununun çözümü, konunun siyaset dışına çıkarılmasıdır. Herkes, özellikle siyaset adamları sorumlu davranmalı."
       İP Genel Başkan Vekili Hasan Yalçın da "kalkışma" olarak nitelendirdiği türban eylemleriyle ilgili dünkü açıklamasında, "Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiğini açıklıkla ortaya koyan FP kapatılmalı" dedi.

       FP Grup Başkanvekili Şener ise yurt genelindeki türban zincirinin laik cumhuriyete karşı algılanmasını yanlış bulduğunu belirttiği dünkü basın toplantısında, eylemdeki "Başörtüsü zulmü 75 yaşında" yazılı pankartın anımsatılması üzerine, "Yanlış ifade biçimleri olabiliyor. Bunları kimse istemez. Kalabalıkların içine art niyetli insanlar karışabilir" yanıtı verdi.
       Kılık kıyafet tartışmasının ülkeyi geri bırakmak ve 1940'lara çekmek isteyenlerce ortaya atıldığını iddia eden Şener, "Farklı düşünceleri, farklı yaşama biçimlerini hoşgörüyle karşılamalıyız. İnsanların inançlarının rahatça yaşanabileceği bir ülke istiyoruz" dedi.
     
       DYP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Gölhan da eylemin yasaklandığına dikkati çekerek "Yasaların izin vermediği bir şeyin yanında bulunmamız söz konusu olamaz. Genel Başkanımız Tansu Çiller'in bu konuda zaten görüşleri öteden beri ortadadır. İnsan hakları çerçevesinde isteyen dilediği gibi davranabilir. Ancak bu son olayda bir yasak delinmiştir. Buna karşıyız" dedi.
       Gölhan, eylem sırasında, "başörtüsü zulmü 75 yaşında" pankartlarının taşınmasına da sert tepki göstererek, bu tip cumhuriyeti hedef alan hareketleri onaylamanın mümkün olmadığını söyledi.

       ÜNİVERSİTELERDE uygulanan türban yasağını protesto etmek amacıyla "İnanca Saygı, Düşünceye Özgürlük İçin El Ele" sloganıyla İstanbul'dan Hopa ve Diyarbakır'a kadar özgürlük zinciri oluşturmaya çalışan İstanbul Üniversitesi Başörtüsü Mağduru Öğrencileri, amaçlarına tam anlamıyla ulaşamadılar. Zincir, Türkiye'nin bazı yerlerinde kesintiye uğradı. Günler öncesinden eyleme çağrı yapan türbanlı öğrenciler, 2 bin 800 kilometre boyunca el ele tutuşarak kırmayı hedefledikleri Guiness rekorunu da kıramadılar.
       Tıp fakültelerinde okuyan türbanlı öğrencilerden oluşan İstanbul Üniversitesi Başörtüsü Mağduru Öğrencileri'nin Avrasya Maratonu'nuyla aynı zamanda gerçekleştirdikleri insan zinciri eyleminde göstericiler arasında birliktelik sağlanamadı. Saat 11.00'de başlayıp yarım saat sürmesi planlanan eylemde, bazı noktalarda zincir daha erken saatlerde oluşturulup kısa bir süre sonra dağıldı. Daha önce yapılan açıklamalarda yürüyüş yapılmayacağı ve slogan atılmayacağının belirtilmesine rağmen, çoğu yerdeki gösterilerde eylemcilerin tekbir getirdiği ve slogan attığı gözlendi. Bazı yerlerde polisle çatışma noktasına gelen eylemcilerden bazıları da gözaltına alındı.
       İçişleri Bakanlığı'nın gösteri yapılmasına izin vermemesine rağmen, çoğu yerde eyleme müdahale edilmedi.
       İnsan zinciri eylemi ilk olarak Avrasya Maratonu'nun startının ardından Boğaziçi Köprüsü'nün Anadolu yakası ayağında başlatıldı. Buradaki zincir kısa bir süre sonra dağıldı ve Avrupa yakasından gelen zincirle birleşemedi. Anadolu yakası bölümünde Paşa Limanı Caddesi, Üsküdar, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla ve Gebze güzergahı üzerinde insan zinciri kuruldu.
       Avrupa yakası bölümünde ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden başlayan zincir, Aksaray, Laleli, Beyazıt, Sultanahmet, Eminönü, Galata Köprüsü, Karaköy, Kabataş, Beşiktaş, Ortaköy ve Boğaziçi Köprüsü girişine kadar devam etti. Eylem sırasında daha önce güzergahta belirtilmemesine rağmen zincir Çapa ve Topkapı'ya doğru yönlendi. Beşiktaş'tan Boğaziçi Köprüsü'ne katılımda süren pazarlıklar sonucu sadece kadınlar ve çocukların köprüden geçmesine izin verildi. Erkek göstericiler, Beşiktaş'tan geri döndü. Köprüden geçen göstericiler, Anadolu yakasında Üsküdar'daki grupla buluşamadı.
       Gebze, İzmit, Adapazarı, Bolu, Ankara hattında bazı şehirlerarası yollar dışında il merkezlerinde zincir oluşturuldu. Bu arada 200 otobüs Bursa, İstanbul, Ankara arasında zincirin kesintisiz olması için Kütahya, Afyon, Lüleburgaz, Bilecik, Yalova, Konya ve Eskişehir'den insan taşıdı. Çorum -Samsun - Ordu'da zincir kesintiye uğramazken, Giresun'da eyleme izin verilmedi. Zincir, Trabzon - Rize - Hopa yönünde devam etti.
       Eylemin güney hattında Kayseri'den başlayan zincir, Malatya'ya kadar devam etti. Diyarbakır'da sonlanması planlanan insan zinciri Elazığ'da sona erdi.
       Bu arada yurtdışında da sembolik eylemlerle insan zinciri oluşturuldu. Köln, Disburg, Amsterdam, Washington, Londra, Tiran, Medine, Sydney ve Melbourne'da gerçekleştirilen sembolik zincirlerle bu şehirlerde yaşayan bazı Türkler de eyleme katıldı.

       İÇİŞLERİ Bakanı Kutlu Aktaş, üniversitedeki türban yasağını protesto amacıyla önceki gün yurt genelinde düzenlenen zincir eylemine katılanlardan 267 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
       Polis Akademisi'nin 1998 - 99 eğitim öğretim yılına başlaması nedeniyle dün akademide düzenlenen törende gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aktaş, kanuna göre karayollarında gösteri ve toplantı yapılamayacağını, ancak mülki amirin izin verdiği yerlerde önceden haber verilerek gösteri yapılabileceğini belirterek, "Bu eylem, kanunun ihlali anlamındadır" dedi.
       Aktaş "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında, İçişleri Bakanlığı'nın bir fezleke hazırladığı, bu fezlekenin Ankara Valiliği'ne gönderileceği" yönündeki bir soruyu da şöyle yanıtladı:
       "Herhangi bir şekilde suç işlendiğinde, kanunları ihlal ettiğinde, herkes kanun önünde eşittir. Fezleke hazırlanmışsa mutlaka gönderilir. Mülki müfettişlerin inceleme yaptığını biliyorum. Fezleke hazırlandıktan sonra bir hafta içinde ilgili kuruluşlarda görüşülmesi lazım."
       Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün uzun zamandır aradığı "Mikail Sarı" kod adlı Cemal Kulaksızoğlu'yla irtibatlı olan Nafiz Karacan'ın yakalanıp yakalanmadığı konusundaki soruya, "Soruşturma yapılacaktır" yanıtı verdi.
       Açılışta, İçişleri Eski Bakanı Murat Başesgioğlu, Emniyet Genel Müdürü Necati, Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş da hazır bulundu.

       YÜKSEK Öğretim Kurumu (YÖK), öğrencilerle birlikte, pazar günü yurt genelinde yapılan türban eylemine katılan Van 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dursun Odabaş'ı açığa alarak hakkında soruşturma başlattı.
       YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, Odabaş'ın meslekten ihraç talebiyle açığa alındığını belirterek şunları söyledi:
       "Odabaş'ın izinsiz eyleme katıldığına ilişkin basında çıkan haberleri ihbar kabul ettik. Anayasa Mahkemesi'nin kılık - kıyafet konusundaki kararları açıktır. Herkes yasalara uymak zorunda. Bu işin sonu atılmaya kadar gider."
       Yükseköğretim Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'ne göre, türban eylemlerine destek veren üniversite elemanları ihraç ediliyor. "İdeolojik, siyasi, yıkıcı, bölücü amaçlarla eylem yapmak veya destekleyenler kamu görevinden çıkarılır" hükmü getiren yönetmeliğe göre, YÖK hakkında başlatılan soruşturma ardından Odabaş'ı üniversiteden ihraç edilebilecek.

       ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı, FP Genel Başkanı Recai Kutan'ın hakkında
       partisinin 6 Ekim'de yapılan grup toplantısındaki "sapık Alevi anlayışı" ifadeleri nedeniyle soruşturma başlattı.
       Ankara Barosu'na bağlı üç avukatın geçen hafta yaptıkları suç duyurusu üzerine Kutan'ın sözlerini incelemeye alan Başsavcılık, sözlerin Alevilere hakaret niteliğinde olabileceği görüşüyle başlattığı soruşturmayı, Türk Ceza Kanunu'nun "din hürriyeti aleyhinde cürümler" kısmında yer alan ve "dini faaliyeti men ve bozma" başlığını taşıyan 175. maddenin "mezheplerden birine hakaret etmek" hükmünü içeren 3. fıkrasına göre yürütüyor. Bu fıkra 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasını öngörüyor.
       Soruşturma sonunda Kutan'ın Aleviliğe hakaret ettiği kanaatine varıldığı takdirde soruşturma maddesine göre yargılanabilmesi amacıyla dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlanacak, aksi durumda ise takipsizlik kararı verilecek.

       Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması devam ederken, Kutan hakkında yeni suç duyuruları da yapılıyor. Dün 44 Alevi dernek ve vakıf temsilcisi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
       Tek tek verilen ortak dilekçede, Kutan'ın, söz konusu açıklamasıyla Alevilik ile sapıklığı yan yana getirerek Türkiye'de yaşayan 25 milyona yakın Alevi'ye karşı bilinç altında yaşattığı kini ve husumeti yansıttığı öne sürüldü. Dilekçelerde, "Bu ülkede yaşayan bir Alevi yurttaş olarak ben de ciddi bir biçimde incindim. Şiddetli gazap ve elem içine düştüm. Telafisi imkansız manevi üzüntü içindeyim" denildi.
       Dilekçelerinin son bölümünde Kutan'ın, konuşmasında, "halkı, mezhep ayırımı yaparak kin ve düşmanlığa tahrik ettiği" ve kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle, TCK'nın 312 / 2 ve 480 / 4. maddeleri uyarınca 1.5 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanabilmesi amacıyla dokunulmazlığının kaldırılması ve 100'er milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesi istendi.
       Türkiye genelinde aynı konuyla ilgili yapılan suç duyurularının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında birleştirileceği belirtildi.

13.10.1998 - MİLLİYET

https://www.milliyet.com.tr/siyaset/turban-zincirine-ofke-5344804


Türban eylemleri yeniden



Üniversitelerin türban uygulamalarındaki farkları, türban eylemleri yeniden başladı..

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nde türbanlı 20 kız öğrenci ile onlara destek veren 5 erkek öğrenci oturma eylemi yaptı. Eylemi bitirmeleri için ikna edilemeyen öğrenciler "türbana vize çıkana kadar" oturacaklarını açıkladı.

Kavga sonrası peruklu ders <>
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ndeki olayda da 45 yaşındaki İdris Gökçek, üniversitede okuyan kızının türbanla derse girmesine izin vermeyen güvenlik görevlileri ile tartıştı. Kavgaya dönüşen tartışmada Gökçek'in dudağı patladı, iki taraf da karşılıklı şikayetçi oldu. Kız öğrenci ise derse peruğunu takarak girdi.


27 .02.2008 - HABER3

https://www.haber3.com/guncel/turban-eylemleri-yeniden-haberi-306246


'Türban Anayasal Güvence Altına Alınmak İsteniyor'

Baykal, AKP Hükümeti'nin Başbakan Erdoğan'ın 'Siyasal Simge' Olarak Tanımladığı Türbanı Anayasal Güvence Altına Alarak, Kamusal Alanda Serbestlik Kazandırmaya Çalıştığını Söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP'nin türbanı Anayasal güvence alınarak, kamusal alanda serbestlik kazandırmaya çalıştığını belirtti. Türbanın, Başbakan Erdoğan tarafından da siyasi simge olarak kabul edildiğini söyleyen Baykal, "Başbakan Erdoğan'ın siyasal simge olarak kabul ettiği türbanın Anayasal güvence ile kamusal alanda kullanılmasına serbestlik tanınması bir meydan okumadır, bir dayatmadır" dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı Genel Başkan Baykal'ın başkanlığında yapıldı. CHP lideri Baykal, toplantıda Başbakan Erdoğan'ın İspanya'da türbanla ilgili yaptığı açıklamalar ve Merkez Bankası'nın taşınmasına ilişkin tartışmaları değerlendirdi.

Edinilen bilgilere göre, Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın artık türbanı "siyasal simge" olarak tanımladığına dikkat çekti ve bu açıklamanın son derece önemli olduğunu kaydetti. Baykal, "Siyasal simge olarak kabul ettiği türbanın Anayasal güvence ile kamusal alanda kullanılmasına serbestlik tanınması bir meydan okumadır, bir dayatmadır" dedi.

CHP'nin "başörtüsü ile türbanı" bir birinden ayırdığına vurgu yapan Baykal, yüzyıllardır, Türkiye'de kadınların başörtüsü taktığını ve bu konuda bir sıkıntı bulunmadığını söyledi. Baykal şunları söyledi:

"25 yıldır türban bir siyasal simge olarak ortaya çıktı. Siyasal simge olduğu için dinin siyasallaşması sonucunu doğurduğu için türbana karşı çıkılıyor. Siyasal simge olduğunu hem kabul etmek hem de Anayasal güvence vermek Türkiye'de önemli sıkıntılar ve sorunları beraberinde getirir. Çağdaş ülkelerde Türkiye'nin kadınları zorla türbana sokan bir ülke olduğu sonucu çıkar. Bu durum artık Türkiye'yi giderek, kadınların ikinci sınıf duruma düştüğü bir ülke olarak algılanmasına yol açar. Oysa biz kadın erkek eşitliğine saygılı, çağdaş bir ülke olmak istiyoruz."

-MERKEZ BANKASI'NIN İSTANBUL'A TAŞINMASI-

Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmasına ilişkin kararı eleştiren Baykal, bankanın İstanbul'a taşınmasını gerektiren, ticari, finansal hiçbir neden bulunmadığını kaydetti. Baykal, "Merkez Bankası'nın taşınması kararının temelinde, Başbakanın Ankara ve Cumhuriyet düşmanlığı yapıyor. Bütün Ankaralıların Merkez Bankasına sahip çıkması gerekir" dedi.

Baykal, Merkez Bankası'nın taşınması kararına karşı yapılacak eylemlere de Ankara Milletvekillerinin katılması talimatını verdi.

Baykal ayrıca, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Yasasına karşı yapılan eylemlere de destek verilmesini istedi. Bu kapsamda yarın CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi'nin başkanlığındaki milletvekilleri, çeşitli yerlerde yapılacak eylemlere destek verecek.

-KONGRE SÜRECİ-

CHP MYK toplantısında kurultay süreci de ele alındı. Şu ana kadar 808 ilçede kongrelerini tamamlayan CHP'de, Kocaeli, Ankara ve Mersin başta olmak üzere 8 il de de kongreler tamamlandı. MYK, İstanbul İl Başkanlığı'nın talebi doğrultusunda kongrenin 26 Ocak Cumartesi günü yapılmasına karar verdi.

-ALEVİ DERGAHLARI ZİYARET EDİLECEK-

CHP MYK toplantısında, Muharrem ayı nedeniyle düzenlenen aşure törenlerine de CHP milletvekillerinin katılması kararı alındı. Konuyla ilgili olarak ANKA'ya konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, 23 Ocak'ta CHP Genel Merkezi'nde aşure töreni düzenleyeceklerini söyledi. Genel Başkan Baykal'ın, aşure dağıtacağını ifade eden Özyürek, CHP'nin aşure törenlerinin AKP'nin Alevi iftarına karşı bir hareket olmadığını vurguladı ve "Biz bunu her sene düzenli olarak yapıyoruz. AKP'ni Alevi iftarına karşı bir çalışma değil. Bu bizim, Alevi yurttaşlarımıza duyduğumuz yakın ilginin ve sıcak ilişkilerin doğal bir sonucudur" dedi.

Özyürek, CHP lideri Baykal'ın da 27 Ocak'ta İstanbul Karacaahmet Dergahı'nda düzenlenecek aşure törenine katılacağı bilgisini verdi. Özyürek ayrıca, Anadolu'daki çeşitli Alevi Dergahları'nda yapılacak aşure törenlerine de CHP milletvekillerinin katılacağını söyledi.

-İSMAİL CEM UNUTULMADI-

Mustafa Özyürek, eski Dışişleri bakanlarından merhum İsmail Cem'in anısını yaşatmak amacıyla CHP PM toplantılarının yapıldığı salona İsmail Cem adını verdiklerini söyledi. Kararın, MYK toplantısında oy birliği ile alındığını söyleyen Özyürek, Cem'i anmak için 24 Ocak'ta Genel Merkez'de bir panel düzenleneceğini kaydetti.

Panelin açılışında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın bir konuşma yapacağını ifade eden Özyürek, Panelde ayrıca Can Dündar, Haluk Şahin, Oğuz Demiralp, Onur Öymen ve kendisinin de bir konuşma yapacağını açıkladı. Özyürek, ayrıca Çankaya Belediyesi'nin de bir parka Cem'in adını vereceğini ifade etti. (ANKA)

(ÇAĞ/ZG)

Kaynak: ANKA

16.01.2008 - HABERLER.COM

https://www.haberler.com/turban-anayasal-guvence-altina-alinmak-haberi/

Kapatma Davası İddianamesinde Türban

-TÜRBAN-

İddianamede, Arınç'ın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Leyla Şahin hakkındaki kararıyla ilgili söylediği, ''...AİHM'in bu kararının hukuki anlamda Türkiye için bağlayıcı olmadığını, yasaklılığı savunmadığını, bu yasakların kaldırılması halinde de kendisinin herhangi bir kısıtlayıcı madde getirmeyeceğini düşünüyorum. Bu karar sebebiyle Avrupa ya da ABD'de de yüksek öğretimde, yani üniversitelerinde başörtüsünün yasaklanmayacağını düşünüyorum. AİHM büyük bir yanlış yapmıştır'' şeklindeki sözleri de laik devlet ilkesine aykırı olduğu öne sürüldü.
Arınç'ın, başörtüsünün yükseköğretim kurumlarında serbest bırakılması amacıyla Anayasa'nın 10 ve 42. maddelerinde değişiklik yapılması teklifinin görüşmeleri sonrasında yaptığı, ''...İnsanlar sokakta teneke çalmaya başladı. Yüzde 47 oy almış bir parti, mütevazi olacağım diye, teneke çalıp gürültü yapanların karşısında neredeyse mahcup durumda...'' şeklindeki sözlerine de yer verilen iddianamede, Arınç'ın başörtülü öğrencileri kastederek, ''...Onlar bu kıyafetiyle giremezken, çok sevgili arkadaşları hangi kıyafetle okula giriyorlar, hepiniz biliyorsunuz...'' şeklindeki açıklamasının da laiklik ilkesine aykırı olduğu ifade edildi.

-DANIŞTAY'IN TÜRBAN KARARI-

Erdoğan'ın, Danıştay 2. Dairesinin öğretmen Aytaç Kılınç ile ilgili kararıyla ilgili, ''Bu kararı hukuk ilkeleri içerisinde tanımlayamıyorum. Tarif edemiyorum. Kalkıp da bir anaokul öğretmenine, öğretmenlik yaparken başını açtın, dışarda da başın açık olarak gezeceksin deme hakkına kimse sahip değildir...Türkiye'de kendilerine göre alanlar belirlemek suretiyle vatandaşımızın din ve vicdan özgürlüğünü kimsenin kısıtlamaya hakkı yoktur. Bu böyle biline'' şeklindeki sözlerine yer verildi.
İddianamede, Ankara Mehmet Akif Kız Kız Öğrenci Yurdu'nda öğrencilerle birlikte iftar yemeği yiyen Erdoğan'ın, bir öğrencinin türbana ilişkin sorusuna, ''...En büyük dileğim başı kapalı kızlarımızla, başı açıkların el ele dolaştığı bir üniversite, bir ülkedir. Bunun için uğraşıyoruz. Bunu çözmek en büyük aşkımdır...Üniversitelere özgür, istediğiniz gibi girebileceksiniz'' dediği belirtildi.
Adana/Kozan'da bir kompozisyon yarışmasında ödül alan Tevhide Kütük isimli lise öğrencisinin, resmi ödül töreninde türbanı ile yer almak isteyince kürsüden indirilmesine ve Rize'de yaşanan benzer bir olayda, Erdoğan'ın her iki öğrencinin ailelerine telefon ederek üzüntülerini bildirdiği ifade edilen iddianamede, Erdoğan'ın, ''bu haksızlıkların bir gün mutlaka biteceğini, başörtüsü ile resmi toplantılara katılmalarına izin vermeyen kamu görevlileri hakkında inceleme talimatı verdiğini'' belirttiği kaydedildi.

-''VELEV Kİ (TÜRBAN) BİR SİYASİ SİMGE''-

Başbakan Erdoğan'ın, bu yılın Ocak ayında ''Medeniyetler İttifakı Forumu'' için gittiği İspanya'da, yaptığı konuşma da iddianamede şöyle yer aldı:
''...Benim partim içinde nasıl başörtülü varsa diğer partiler içinde de var. Hepsinin siyasi tercihidir bu. Bu onların siyasi tercihine, dinin bir gereği olarak başını örttüğüne inanan ve bunu bu şekilde uygulayana zorla şu söyleniyor; 'sen bunu siyasi simge olarak takıyorsun' deniyor. 'Hayır ben bunu siyasi simge olarak takmıyorum' diyor. Velev ki (türbanı) bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı da suç kabul edebilir misiniz? Simgelere, sembollere bir yasak getirebilir misiniz? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var?''

15.03.2008 - AA
https://www.aa.com.tr/tr/arsiv/kapatma-davasinin-iddianamesi/428261


Kuran'da Türban, başörtüsü yok!











  
749 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
Prof.Dr. Cihan Dura, Sömürgeleşen Türkiye


Prof.Dr. Cihan Dura, Ataname


Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında
(AB-D Tarafından Yerli İşbirlikçileri ile Kuşatılan Türkiye) 


M.Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye


Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı


Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Sızıntı


Barış Pehlivan, Barış Teroğlu, Metastaz


Alev Coşkun, Tarihi Unutmamak


Prof.Dr.Emre Kongar, 21. Yüzyılda Türkiye


Prof.Dr.Emre Kongar, Yakın Tarihimizle Yüzleşmek


Rıza Zelyut, Osmanlı'da Oğlancılık


Merdan Yanardağ, Türkiye Nasıl Kuşatıldı?


Prof.Dr. Sina Akşin, Yakın Tarihimizi Sorgulamak


Nurten Arslan. Küçük Anılarda Büyük Sırlar, 5 cilt
Biyografik Roman Tarzında Atatürk ve Yakın Tarih


Soner Yalçın, Samizdat


Soner Yalçın, Saklı Seçilmişler


Erol Toy, O'na Katılmak, Dünden Yarına Türkiye Cumhuriyeti


Prof.Dr. Afet İnan, Medeni Bilgiler ve M.Kemal Atatürk'ün El Yazıları


Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu


Laik, Demokratik, Hukuk Sevleti Türkiye Cumhuriyeti'ni Ortadan Kaldırmaya Yönelik İç ve Dış İrticai Örgütler


Prof.Dr. İlber Ortaylı, Zaman Kaybolmaz


Prof.Dr. İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk


Süleyman Duman, Kütahya-Eskişehir


Anılarla Mayıs 1970 - Ocak 1975 Astsubay ve Eşlerinin Hak ve Adalet Arama Mücadeleleri
Yazar: Abdullah İnaler


Cengiz Özakıncı, İblisin Kıblesi
(Türkiye'nin Üniter ve Laik Yapısını Hedef Alan AB-D
Bunun için neler yaptı?
Belgeleriyle Tarihe Tanıklık Edeceksiniz)


Cengiz Özakıncı, Türkiye'nin Siyasi intiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı
(Bugün Olanları, Yarın Olabilecekleri, Tarihi Benzerlikleri, Belgeleri ile Anlatmakta Olan Bir Eser)


Cengiz Özakıncı, Kalemin Namusu, Türk Savun Kendini


Ali Tayyar Önder, Türkiye'nin Etnik Yapısı


Ali Tayyar Önder - Türkiye'nin Etnik Yapısı ve Açılım


Cengiz Özakıncı - İblisin Kıblesi Kitabına Ait Program


Prof.Dr. Necati Demir ile Türk Tarihi Üzerine 19 Mayıs Programı-1


Prof.Dr. Necati Demir ile Türk Tarihi Üzerine 19 Mayıs Programı-2


Cengiz Özakıncı:Türkiye Cumhuriyeti'nin Yerli ve Milli Kökleri


Cengiz Özakıncı:1989 Sonrası Türkiye’de Küreselci Emperyalist Operasyonlar.
Dersim iftiraları-Kanal İstanbul, Monrö Bağlantısı-Atatürk ve Laikli İlkesine Yönelik Psikolojik Harekat Nasıl ve Neden Başladı

Cengiz Özakıncı: ABD’de Ulusal Demokratik Cumhuriyet’in Temelleri
Amerika'da okullarda öğrencilere okutulan Ulusal Ant
- Atatürk'ün Eğitim Sistemi


Amerikan Ulusal Andı

"Pledge of Allegiance - Brody Middle School"



Türkiye'de "Öğrenci Andı" Pkk ile Açılım Döneminde Kaldırıldı.13.10.2013
Prof.Dr. Erol Manisalı: Amerika'nın yürüttüğü karşı devrim


GENÇLİĞE HİTABE
Analiz

AKP-BDP çatısı altında Türkiye Cumhuriyeti’ni dönüştürmeye çalışanlar, 18 yıl önce (1993-1994) Kürt-İslam çizgisindeki Yeni Zemin’de örgütlenmiş... 3.6.2011-Yeniçağ 
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/-51438h.htm
Yeni Zemin Dergisi Konu Başlıkları:
https://katalog.idp.org.tr/dergiler/610/yeni-zemin



Yıl 1993; Sayın Recep Tayyip Erdoğan (Refah Partisi İstanbul İl Başkanı, MKYK Üyesi) Sayın Bülent Arınç (Refah Partisi MKYK Üyesi) ve Sayın Mehmet Metiner (Yeni Zemin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni).


Yıl 1993; Sayın R.Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç ve Mehmet Metiner birlikte bir açık oturumda


Türkiye'nin siyasi yapısının islami yönde değiştirilmesini temel hedef edinmiş Yeni Zemin Dergi Yazarları, TSK yapısının değiştirilmesini de misyon edinmiş.

Aynı zamanda eyalet, hilafet gibi söylemlere sahip Em.Tuğg. Adnan Tanrıverdi 15 Temmuz 2016 sonrası TSK'da yaptırdığı değişiklikleri sıralıyor:


İçişleri Eski Bakanı Sadettin Tantan'ın HÜDA PAR ve Hizbullah Tespitleri