• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/index.php?stype=lo&lh=Ac8dWUoq1V36L4Hy
  • https://twitter.com/
A24 Gayrimenkul

Ö/K Facebook

Ö/K Twitter


Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.98237.0103
Euro8.26608.2991
Saat
Takvim
GAZETE
Önce Kültür/Yazarlar
Gazeteler
Türkçe Müzik
Yabancı Müzik
Sinema
TV YAYINLARI
İmdat YILMAZ
imdatyilmaz1@hotmail.com
KURUMSAL GÖZLE BAKILDIĞINDA
14/09/2017

Kurumsal Yönetimlerde, gelirlerin paylaşımı esastır.

Bu esas, "hak ve adalet" duygusuna sahip Kurum Yöneticileri tarafından; emek, üretim, liyakat, başarı, sevk ve idare, ekip çalışmasına uyumluluk, iş disiplini ve emsallerine örnek olabilmek, ekipsel dayanışma göstergesi gibi bazı ölçütler dikkate alınarak ve yasalara uygun olarak dağıtılır ve sonuçlanır.

Ben bu resmi; TSK Yönetimlerince, Kurumun iç disiplin hukukunun verdiği yetkilere güvenerek, belirli bir sınıfın yine belirli bir kademesini esas alarak, Ulusal kaynaklarımızdan toplanan hazine gelirlerinden aktarılan kurum bütçesini, anayasa hükümlerine (eşitlikle ilgili mad.) aykırı bir şekilde ve gayri ahlaki olarak dağıttıklarının kanıtı olarak görüyorum.

Kurumsal Yönetim anlayışına hâkim, kurumsal eğitim ve terbiye kurallarıyla yoğrulmuş her kişi böyle düşünür inancındayım. Kurumlardaki çalışanlara verilecek ek prim, tazminat, fazla mesai ücreti v.b. kalemlerle yapılan ödemelerin tamamında, unvan belirlemesi yapılarak, hizmet kıdemlerinin de dikkate alınması gerekirken, " - Yarbay ve üst rütbelere haiz emekli subaylara ödenir " belirlemesini uygun görenlerin ve yasa düzenleyicilerinin kötü niyetle davrandıklarını görüyorum.

Hak ve adalet yoksunu bu Yönetim anlayışına ve Yöneticilerinin adaletsiz duygularına karşı sonsuz tiksinti duyuyorum. Emekli Assubaylarımıza bu tuzağı kurgulayanları, düşünce ve eylemlerini görmezden gelen, gelmiş - geçmiş tüm genel İdare Yöneticilerini (tüm iktidar yetkili ve görevlilerini); uğradığımız haksızlığın, toplumsal huzursuzluğun ve geçmişe dönük çok büyük önemli mali kayıplarımızın sorumluları olarak görüyor ve kınıyorum. Bu resmin aynı zamanda; Kurumumuz Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olan biz emekli assubaylara, eş ve çocuklarımıza duyulan sevgisizliğin, duygusuzluğun bütün emarelerini taşıdığını gözlemliyorum. Ülkenin göz bebeği olarak adlandırılan bir Kurumun, en üretken, en çalışkan emekçi bir meslek grubu mensuplarının, emeklilik yaşam standartlarına karşı tasarlanmış bir proje olmadığını iddia etmek ahmaklık ve enayilikten öte bir şey olamaz.

Değerlendirmelerimin özünde, TSK Kurumunda otuz beş yıl emek sarf etmiş bir emekli assubaya hiç tazminat verilmemesi, buna karşılık yirmi bir yıl emek sarf etmiş Yarbay rütbesindeki bir emekli subayın maaşının 1/2 oranında "tazminat alması" düşüncesi yatmamaktadır. Resme her baktığımda gördüğüm ve hissettiğim "hak, adalet ve hukuk" yoksunluğudur.

Muhatabı olan sağ ve ölü yetkililere sormak istediklerimdir;

Kurumsal Yönetim anlayışı bu mudur?

Kurumsal Aile anlayışı bunun neresindedir?

Kurumsal birlik, kurumsal disiplin ruhu, kurumsal sevgi,

Kurumsal güç demekle neyi anlatmak isterler?

Güçlü ordu, güçlü Aile demekle kast edilen nedir?

Yirmi yıl hizmetli tüm emeklilere unvanlarına göre hakları verildiğinde, düşüncelerim ve yanıtlarım olumlu olacaktır!



1214 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MEDENİYETLERİN KALESİ, YURDUM BENİM - 15/06/2020
Güzel yurdumuzun her karış toprağı kutsaldır denildiğinde, bu toprakların tarihsel geçmişi anımsamak zorundayız.
TERÖRÜN PANZEHİRİ TOPRAKTIR - 11/06/2020
Ulus devlet anlayışının dünyadaki tek düşmanı, katil ABD’dir. PKK’da, bu katil devletin azılı piyonlarından olup, kırk yıldır, hepimize musallat olmaya, Ana’larımızı ağlatmaya devam etmektedir.
KORONA’NIN DÜNYA BARIŞI İÇİN ÖNEMİ - 28/03/2020
Aralık 2019 ayında Çin’de başlayan Korona virüsü salgını, bugün tüm dünya Ülkelerini dolayısıyla insanlığı etkisi altına aldı. İnsanlık topyekün bir dayanışma gereksinimi yaşamaktadır.
TELEVİZYONLARIN AÇIK OTURUM REZALETİ - 09/02/2020
Hepimiz biliyoruz ki; Demokrasilerde hangi siyasi partiden olursa olsun, Ülkeyi ve kentleri yönetenler, aday olan tüm siyasî parti temsilcileri veya Belediye Başkanları açık oturumlara çıkarak, yapmakta ve yapılacak işleri halkın gözü önünde karşılık
TARİHSEL GERÇEKLER VE KATİL AMERİKA - 02/01/2020
Dünya barışının önünde tek engelin Amerika olduğunu, her yurtsever bilir.
ÇAĞDAŞ YEREL YÖNETİMLER VE SAĞLIKLI ÜRETİM - 30/12/2019
Yerel yönetimlerin asli görevleri arasında, bölge halkının, sağlıklı ve güvenli, refah ve çağdaş yaşam ortamı sunmak olduğu kadar, halkını her bakımdan eğitime ve bilinçlendirme misyonu olduğunu biliyoruz.
NEDEN GÜNDOĞDU ? - 28/12/2019
Saygıdeğer meslektaşım, Bizler, kayıp özlük haklarımızı alabilmek için yıllardır bir araya gelemedik, getirilemedik. Hak ve adalete gereksinimi olan tüm yurttaşlar gibi, biz emekli assubayların da hak ve adalet sorunu bulunmaktadır.
SÖZLEŞMELİ ASSUBAYLIK ÜZERİNE - 09/12/2019
Her meslek grubunun sözleşmelisini görür olduk. Öğretmenin sözleşmelisini anlamadığım kadar, Assubayın da sözleşmelisi olmamalı. Bu mesleğin içinden gelen bizler, sözleşmeli Assubaylığın yanlış bir uygulama olacağını düşünüyoruz.
LİBERAL DÖNÜŞÜM VE AYDIN HAİNLİĞİ - 04/12/2019
Kendilerini bu Ülkenin yetişmişi ve aydını olduklarını sanan bazı akademisyenler başta olmak üzere bir kısım gazetecileri, yazarları, siyaset yalakası televizyon sunucularının yönetiminde stüdyolara oturmuş, hararetle tartışıyorlar.
 Devamı
Site Haritası
KİTAP ÖNERİLERİ
Prof.Dr. Cihan Dura, Sömürgeleşen Türkiye



Prof.Dr. Cihan Dura, Ataname



Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında
(AB-D Tarafından Yerli İşbirlikçileri ile Kuşatılan Türkiye) 


M.Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye
Cengiz Özakıncı, İblisin Kıblesi
(Türkiye'nin Üniter ve Laik Yapısını Hedef Alan AB-D
Bunun için neler yaptı?
Belgeleriyle Tarihe Tanıklık Edeceksiniz)

iblisin kıblesi ile ilgili görsel sonucu

Cengiz Özakıncı, Türkiye'nin Siyasi intiharı Yeni - Osmanlı Tuzağı
(Bugün Olanları, Yarın Olabilecekleri, Tarihi Benzerlikleri, Belgeleri ile Anlatmakta Olan Bir Eser)




Cengiz Özakıncı, Kalemin Namusu, Türk Savun Kendini




         GENÇLİĞE HİTABE